Şişecam direnişindeki coşku, inanç, mücadele azmi artık daha da kuvvetli
Direnişçiler dün akşam saatlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Kampüsü'nde yağma ve talana karşı mücadele eden gençleri ziyaret ettiler. Geç saatlere kadar onlarla direniş ateşi başında marşlar söylediler, halaylar çektiler.
Direnişçiler bir de yeni bir dörtlük yaratmışlar sendika yönetimine ihtafen, doğrusu tam yerini bulmuş. Akşama kadar bunu yüksek sesle dinletmişler sendikacılara.
Şişecam direnişi her gün kendini yeniliyor, geliştiriyor, öğreniyor, öğretiyor. Şişecam direnişçileri sınıf dayanışmasının örneklerini de hayata geçiriyorlar. Yarın SCA Ülker direnişindeki işçilere destek ve dayanışma ziyaretinde bulunacaklar.
Direnişin 114. gününde sabah erken saatlerde yeni günün coşkusu ve aydınlığıyla mutlu bir kahvaltı yaparak başladılar. Gün içinde direniş çadırını düzenlediler. Beykoz'dan desteğe gelen emekçilerle sohbet ettiler.

Akşam saatlerinde direnişçiler, KESK Şubeler Platformu temsilcilerinin destek ziyaretiyle moral buldular. "Yaşasın sınıf dayanışması!", "Şişecam direnişi yalnız değildir!", "Direne direne kazanacağız!" sloganları atıldı.
KESK Şubeler Platformu adına yapılan konuşmada şunlar söylendi:
İşçiler haklarını aramaya başladıkları zaman işten atılıyorlar. İşinden, aşından, ekmeğinden ediliyorlar. Sizler, dünyanın en önemli firmalarından biri olan Şişecam'ı emeğiyle büyüten işçilersiniz. Siz Şişecam'ı dünyaya tanıttınız, ama hakkınızı istediğinizde, hakkınızı aramaya kalktığınızda kapının önüne kondunuz. KESK Şubeler Platformu olarak Şişecam direnişine destek vermeye, dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.
Daha sonra direnişin sözcüsü olan İsmail Yılmaz gösterilen dayanışma için teşekkür etti. Konuşmalardan sonra direniş üzerine sohbet edildi. Bir taraftanda direniş marşları dinlendi.

Sendika yönetimi bugünkü mesailerini bitirip araçlarına binmek için kapıya çıktılarında direnişçiler ve destek için orada bulunanlar gür bir şekilde "Kahrolsun sendika ağalığı!", "Direne direne kazanacağız!", "Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır!", “Gün gelecek, patronlar işçiye hesap verecek!", sloganlarına haykırdılar. Kristal-İş yöneticilerinin çürümüşlüğü vurgulandı, tarihin çöplüğüne gömülecekleri söylendi.
Sloganlar atılırken caddeden geçen araçlar kornalarıyla, emekçiler alkışlarla destek verdiler.
Daha sonra Ankara katliamında patlayan bombanın tam "Bu meydan kanlı meydan" marşı söylenirken patlaması 102 işçi emekçinin katledilmesine gönderme yapılarak "Bu meydan kanlı meydan!" marşı söylendi. Ardından, “Ankara'yı unutma, unutturma!" sloganları atıldı.

Şişecam işçilerinin bugün çok özel bir ziyaretçisi de vardı: Direnişçi işçilerin daha önce mezarını ziyaret ettikleri eski Kristal İş Başkanı Hasan Basri Babalı'nın eşi. İşçilerin Babalı'nın mezarına gittiklerini öğrenince duygulanarak geldiğini belirten Babalı'nın eşi, direnişçilere destek vermek için geldiğini, eskiden sendikacıların işçileri bu kadar kolay satamadıklarını belirterek Babalı'nın sendikacılıktaki sınıf duyarlılığını kendi dilince ve ağlayarak anlattı.