Şişecam direnişçileri sınıf kardeşlerine destek veriyor
Şişecam direnişçileri diğer direnişlerle dayanışma içinde. Bir taraftan direniş çadırına gelen dostlarını ağırlıyor, bir taraftan da diğer direnişleri ziyaret ediyorlar. Dün SCA direnişçilerini ziyarete giden Şişecam direnişçileri, bugün de (Cumartesi) Haribo direnişine uzanacaklar.
Dün Şişecam'dan SCA direnişçilerine destek ziyaretine gidildi. Gidiş sırasında, nasıl bir sendika olmalı ki gerçekten işçilerle bütünleşsin, sendika başkanının aldığı ücret, bindiği araç, yöneticilerin nasıl göreve getirileceği, fabrikalarda sınıfsal örgütlenmenin nasıl olması gerektiği ve sendika başkanının, temsilcilerin, şube başkanlarının görev süreleri, yanlış yapmaya başladıklarında görevden alma yetkisinin kimde olması gerektiği üzerine doyurucu konuşmalar yapıldı.
Yakın bir mesafede araçtan inerek sloganlarla SCA direnişindeki işçilerin kararlılığı selamlandı. Şişecam direnişçileri "SCA direnişi yalnız değildir!", "Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!", "Direne direne kazanacağız!", “Yaşasın sınıf dayanışması!" sloganlarını atarak işçilerin güçlü direnişlere ancak birleşerek imza atacaklarını dile getirdiler.

Şişecam direnişinin sözcüsü İsmail yılmaz sözlerine SCAdirenişinin kararlılığını takdir ettiklerini söylerek başladı. Direnişteki işçilerin birbirlerine omuz vererek kazanabileceklerini vurguladı. Beykoz'da 114 gündür bir taraftan sendikal çürümüşlüğe, işbirlikçi sendikal anlayışa, sarı sendikacılığa karşı mücadele yürütürken bir taraftan da işten atmaların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. İsmail yılmaz konuşmasına şöyle devam etti:
Sermaye işçileri, emekçileri bölüp parçalamak için etnik kimlikleri üzerinden ayrımcılık yaratarak emek sömürüsünün üzerini örtmeye çabalıyor. işçileri Alevi-Sünni, Türk- Kürt, Laz, Çekez, dil, din ayrımı yaparak bir araya gelerek mücadele etmemizin önüne geçmeye çalışıyor. Bu günlerde kiralık işçi bürolarını yasalaştırarak çalışma hayatını tamamen kuralsızlaştırıp güvencesizleştiriyor. Bütün bunların karşısında her yerde eşzamanlı grevler, direnişler örgütleyip hareket etmeliyiz. Bunu başarmalıyız. Sermaye dil, din, ırk, vatan ayrımı yapmadan sistemi devam ettirmek için tüm sermayedarlarla birleşerek hareket ediyor. Sermayenin vatanı yoktur. O nedenle asıl bilinçlenmesi ve birleşmesi gereken biz işçileriz.

Ardından, SCA direnişçileri adınada kısa bir konuşma yapıldı. Öncelikle Şişecam direnişini selamladıklarını ve yaptıkları ziyaretten onurlandıklarını ifade ettiler. Yaşadıkları birçok sıkıntıyı anlatırken TÜMKA sendikasının grevi nasıl terk ettiğine, yalnızlaştırdığına da değindiler. Birlikte yola çıktıkları işçilerden bazılarının nasıl kandırıldıklarını ve grevi kırmaya çalıştıklarını dile getirdiler:
“Bizler TÜMKA Sendikası'nı Kimberly Clark grevinden çok iyi tanıyoruz. Kimberly Clark grevi daha başlamadan sendika içindeki yetkililerin fabrikada çalışmaya devam ederek direnişi bitirmeye çalıştıklarını biliyoruz. İşçilerin iradesiyle çıkılan grevde mücadele etmeye dermanı kalmamış, içi geçmiş, çürümüş sendikacılar direnişleri ya kırmaya ya da pasifleştirmeye çalışırlar. TÜMKA da bu sendikalardan biridir.”
Konuşmalar bittikten sonra SCA grevindeki işçiler Şişecam direnişçileriyle direniş çayı içerek sohbet ettiler. Yaklaşık bir saat orada kaldıktan sonra Şişecam direnişçileri SCA'dan sloganlarla ayrıldılar.

Direniş çadırına dönen direnişçiler çadırda temizlik yaptılar. Akşam üzeri BES destek ziyaretinde bulundu. BES adına yönetimden Kazım Doğan, direnişe destek vermenin sadece çadıra gelmekle sınırlı olmadığını eylem ve etkinliklere de katılımakla olacağını ifade etti. Seçimlerde çürümüş sendikal zihniyetin mahkum edilip işçinin özgür iradesiyle oy kullanmasının gerektiğini söyledi.
Şişecam direnişçileri sendikacıların çıkış saatinde sendika önüne giderek sendikacılar için özel olarak hazırlanan marşı yüksek sesle dinlettiler.