Renault'ta neler dönüyor?

Renault'ta BMİS seçimleri oldu bittiye getiriyor, patronlar da kiralık işçiliğin önünü açacak uygulamaları gündeme sokuyor

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 27 Şubat 2016 (10 yıl 8 ay önce)

Metal fırtınasının dinamik gücü Renault'ta bir taraftan yapılması planlanan 'Sosyal Diyalog Komitesi'nin seçimlerinin BMİS tarafından oldu bittiye getirilme çabası bir taraftan da patronların işçileri bölüp karşı karşıya getirmek için çevirdiği dalavereler sözkonusu. 



 



MESS ve Hükümetin Renault yönetimine “bu fabrikaya BMİS girmeyecek” dediğini ve sıkıştırdığını iddia eden sendika başkanı Adnan Serdaroğlu, yapılacak seçimleriyse yangından mal kaçıracak bir acelecilikle sonuca götürmeyi planlıyor. BMİS bu tutumuyla aslında MESS'in-Hükümetin ve Renault yönetiminin istediği kalıba girmenin hesabını yapmış olmuyor mu?





Çünkü biliyoruz ki normal koşullarda sendikalardaki seçim süreçlerinde geniş işçi toplantıları yapılır, adaylar kendilerini demokratik haklarını da kullanarak tanıtır ve bu süreç taban gücünün dinamize edilmesi için kaçırılmaz bir fırsat olarak değerlendirilir. 



 



Sendika bürokrasisinin denetlenmesi ve aslında işlevsizleştirilerek işçi iradesinin öne çıkarılmasının sadece bir aracı olan bu zemin bile şimdi ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Çünkü bunun için niyet ve bu niyete yön veren işçi sınıfının kolektif çıkarlarını esas alan bir sendikacılık anlayışı gerekir. Bu yoksa her türlü dalavere devrenin devreye girmesi şaşırtıcı değildir! 



 



Seçimlerin yapılacağını Şubat başında açıklayan BMİS, 20 gün kala seçim sürecinin başlatılacağını bu sürede aday olmak isteyenlerin listesinin açıklanacağını ve demokratik bir biçimde seçimlerin yapılacağını belirtmişti. Fakat Renault yönetimiyle yapılan toplantıda bir takvim çıkaran BMİS seçimlerin 29 Şubat'ta yani 5 gün içinde olup biteceğini açıkladı.





 



BMİS'in bu tutumu Renault'taki bazı öncü işçilerin tepkisine neden oldu. İşin oldu bittiye etirilmeye çalışıldığını düşünen işçiler Evrensel'e yaptıkları açıklamada,






Düşünebiliyor musunuz 24 Şubat Çarşamba günü yapılan açıklamada adaylık başvurularının 27 Şubat Cumartesi günü saat 18.00’de son bulucağı 29 Şubat Pazartesi günü de bir engelleme olmazsa seçimlerin olacağı söyleniyor. Adayların belli olduğu akşamdan sonra pazar günü fabrika kapalı pazartesi sabahı seçim başlayacak yani kimse neden aday olduğunu ve kendisini tanıtma fırsatı bulamadan bir anda kendimizi seçimin ortasında bulmuş olacağız




dedi. Bu seçimlerin sağlıklı bir biçimde yapılmasının işçilerin birliğini daha da güçlendireceğini söyleyen bir başka Renault işçisi; “Her ne pahasına olursa olsun bölünmememiz lazım. Eğer rekabetle birbirimizi karalamaya ve dışlamaya çalışırsak o zaman kaybeden sadece adaylar değil bütün Renault işçileri olacaktır” dedi.



 



Renault yönetimi işçiyi bölecek, kiralık işçiliğin önünü açacak girişimlerde bulunuyor!



BMİS bunu yaparken fabrika yönetimi de üretim kalite ve hedeflerini yakalamak kaydıyla tüm beyaz ve mavi yakalılara iki tam altın verileceğini duyurdu. Yani fabrika içinde işçiler arasında rekabeti kızıştırmak, performans zorlamasıyla işçiyi iliklerine kadar soğurmak istiyor.





İşten ayrılmak isteyenler ayrılsın da diyen yönetimin koyduğu hedefler ise işçilerin tüm mesailere gelmeleri koşullarında bile zor ulaşılacak hedefler. Burada kiralık işçi bürolarının devreye gireceği açık değil mi? 



 



Renault işçileri bu konuda saaat ücretlerine zam yapmaktan uzak duran yönetimin, ciddi geçim sıkıntısı yaşayan işçileri 2 altınla bağlamaya çalıştığını, bunun da aslında işçilerin iç birliğini çözecek bir girişim olduğunu vurguluyorlar.





İşçiler bunları dile getirirken Renault yönetiminin asıl planının performans, yüksek üretim hedefleri vs. bahaneleriyle aslında hem işçileri karşı karşıya getiriken hem de fabrikaya kiralık işçiliği sokmaya çalıştığı açık.





Fakat direnişin amiral gemisi Renault'nun bunca yaşanmışlık içinden damıttığı kolektif kültürüyle bu saldırıyı da püskürteceğinden şüphemiz yok.