Şişecam direnişinde son durum...

Şişecam işçileri Kristal-İş Genel Merkez binası önündeki eylemlerine son verdiklerini açıkladılar

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 23 Mart 2016 (10 yıl 7 ay önce)

Sendikal yozlaşmaya karşı çıktıkları için bizzat sendika bürokrasisince seçilerek işten atılmaları sağlanan Şişecam işçilerinin 140 gündür sürdürdükleri direnişin İstanbul’daki Kristal-İş Sendikası Genel Merkez binası önünde süren ayağı, bugün yapılan basın açıklamasıyla sonlandırıldı.



 



Şişecam direnişçileri dün sendika ağalarının saldırısına uğramış, çadırları saldırganca parçalanmıştı. Bu saldırı üzerine işçiler bugün saat 17:00’de Kristal-İş Genel Merkezi önünde basın açıklaması yaptılar.



 





 



Sendikacılarsa sendika önünde sabahtan akşama kadar kalabalık bir şekilde nöbet tutup işçileri beklediler. Amaçları, dün olduğu gibi bugün de ahlaksızca el-kol-parmak işaretleri yapıp ağza alınmayacak küfürler savurarak işçileri tahrik etmek; sayıca üstünlüklerine, magandalıklarına güvenerek onları linç etmekti. Ancak işçilerin şikâyet dilekçesi vermek üzere gittikleri savcılıkta işleri erken bitmediği için hüsrana uğradılar.



 



Akşam saat 17:00’ye doğru işleri biten işçiler sendika binasının yanına geldiler. Onlar henüz gelmemişken sendika ağalarını korumak üzere sendika önünde bir otobüs dolusu çevik kuvvet polisi ve 1 TOMA konuşlandırıldı.



 



Direnişteki işçiler bu kadar çok polisi görünce tepki göstererek, “Bu kadar korkak olduğunuzu sergilemenize gerek yok, biz zaten biliyoruz” dediler.



 





 



Sendika önünde basın açıklaması yapılmasına izin verilmedi. İşçiler “sadece basın açıklaması yapacağız, sonra da gideceğiz" demelerine rağmen polis amiri, “sendika önünde ısrar eder, orada yaparsanız müdahale ederiz, yok karşı kaldırımda yaparsanız sıkıntı çıkmaz. Siz bilirsiniz” diyerek izin vermeyeceklerini ifade etti.



 



İşçiler kendi aralarında konuşup basın açıklamasını yapmak üzere sendikanın tam karşısına geçtiler. “Ağalık son bulacak, sendikalar işçilerle özgürleşecek!” pankartı açan işçiler ve destek vermek için gelen emekçiler,  sık sık “Kahrolsun sendika ağaları!”, “Sarı sendika istemiyoruz!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!”, “Şişecam işçisi direnişin simgesi!”, “Şişecam işçisi yalnız değildir!” sloganları ile tepkilerini ve mücadelenin devam edeceğini haykırdılar.



 



Kristal-İş Sendikası’nın karşısında yapılmaya çalışılan basın açıklaması için polis yolu trafiğe kapatmadığından direnişçilere destek vermeye gelen emekçiler ve muhabirlerin her an bir aracın altında kalma riski de oldukça fazlaydı. Direnişçilerden Ercüment Acaroğlu birkaç kez polis amiriyle konuştuysa da yolu trafiğe kapatmadılar.



 



Destek vermeye gelenler yapılan uygulamalara ve yolun trafiğe kapatılmamasına tepki gösterdiler. Düdüklerle, alkışlarla polisin ve Kristal-İş ağalarının tutumunu protesto ettiler. Destekçiler, “Bu yapılanları Beykoz halkı sizin yanınıza bırakmayacak, bunu böyle bilin!” diye tepkilerini dile getirdiler.



 



Şişecam direnişçilerinin son 2 gündür yaşadıkları saldırı, baskı, tehdit ve küfürlere karşılık Beykoz halkı işçilerin yanında olduğunu basın açıklamasına güç vererek gösterdi. Basın açıklamasına Esenkent Kültür ve Dayanışma Derneği de katıldı. 



 



Direnişçilere destek vermek için gelenler “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz?!” diye sendika ağalarının onursuzluğunu dile getirdiler.



 





 



Şişecam direnişçileri basın açıklamasını yapmak için sökülen çadırlarının yerine geçtiler. Bu arada katılım da arttı. Burada da sloganlar, alkışlar, ıslıklarla yapılanlar protesto edildikten sonra basın açıklamasına geçildi.



 



Direniş sözcüsü İsmail Yılmaz’ın yaptığı açıklamada, “Değerli Beykoz halkı, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve basın mensupları, Direnişimizde 140. güne geldiğimiz şu günlerde hem Kristal-İş Sendikası’nın hem de Türkiye sendikal hareketinin tarihine kara bir leke olarak geçecek olaylar yaşıyoruz” diyerek Kristal-İş'in 2 gündür gerçekleştirdiği saldırının bir ilk olmadığını, daha önce Mersin’den sendikaya geldiklerinde de yine Genişletilmiş Başkanlar Kurulu’nu toplayarak kendilerine saldırdıklarını, sokağa attıklarını ve kurdukları çadırı polis zoruyla söktürdüklerini ifade etti.



 



Yılmaz, “Kristal -ş yönetimi ve atama şube başkanları ile yeniden saldırarak bir kez daha var olan sendikal anlayışın çürümüşlüğünü kendileri de kanıtladılar” dedi.



 





 



Yılmaz konuşmasına şu sözlerle son verdi:



 




İstanbul’a geldiğimiz günden beri büyük bir dirençle, onurla sürdürdüğümüz mücadelemizde birçok eylem yaptık. İmza kampanyası, Şişecam ürünlerini boykot eylemleri yaptık. Sendikal mücadeleyi büyütmek direnişte olan sınıf kardeşlerimizi ziyaret ettik. Sendikal harekete ışık tutmak için forum düzenledik. Gündemin her gün daha fazla yoğunlaştığı bu günlerde sesimizi duyurmaya çalıştık ve başarılı olduk. Sendika çevrelerine, emek örgütlerine mücadelemizi duyurarak çürümüş sendikal anlayışa ve mafyavari sendikacılara karşı mücadele perspektifi yarattık. 



 



Artık bu mücadele 18 cam işçisinin mücadelesi olmaktan çıkmıştır. Artık tüm emek örgütleri ve işçi sınıfının mücadelesidir. Kristal-İş Sendikası’nın bu mafyavari saldırganlığını tüm emek dünyasına, kamuoyuna ve özellikle de cam işçilerine şikâyet ediyor, esefle kınıyoruz. Herkesi bu anlayışa karşı mücadele etmeye davet ediyoruz.




 



Daha sonra sloganlarla Kristal-İş yanından Paşabahçe Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Burada da kısa bir konuşma yapan Yılmaz, “Direnişin başından beri destek veren, sahiplenen herkese ayrımsız çok teşekkür ediyoruz. Direnişin İstanbul ayağını sonlandırıyoruz. Mücadeleye Ercüment Eskişehir’de biz Mersin’de ailelerimizi de katarak devam edeceğiz. Açıklamamız ve direnişimiz sona ermiştir” diye belirtti. 



 



Daha sonra destek veren emekçilerle sohbet edildi.