Göçün kaynağıyla savaş!

Geleneksel barış ve silahsızlanma temalı Ostermarsch yürüyüşlerinden biri de Stuttgart’ta yapıldı

DÜNYA
Pazartesi, 28 Mart 2016 (10 yıl 4 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA



 



Almanya’nın birçok kentinde düzenlenen geleneksel barış ve silahsızlanma temalı Ostermarsch (Paskalya Yürüyüşü) yürüyüşlerinden biri de Stuttgart’ta yapıldı. Bu yıl yapılan yürüyüşler, “Göçün kaynağı savaşla mücadele! Askeri müdahalelere son!” başlığı altında yapıldı. Almanya’da bu yıl da yaklaşık 60 şehirde Alman halkı ve göçmenler barış çağrılarıyla sokağa çıkacaklar. Eylemler Pazartesi günü de sürecek.



 



Barış ve silahsızlanma temalı geleneksel yürüyüşlerin ilki 1960 yılında, dönemin Konrad Adenauer başbakanlığındaki federal hükümetin nükleer silahlanma kararı alması üzerine yapılmıştı. Bu eyleme, ilk kez 1958 yılında İngiltere’de düzenlenen ve Londra’dan Aldermaston nükleer araştırma merkezine uzanan on bin kişilik paskalya yürüyüşü örnek alınmıştı. 1980’li yıllarda düzenlenen yürüyüşler, milyonların katılımıyla yapılıyordu.



 



Africom ve Eurocom kapatılsın!



 



Stuttgart Askerlik Şubesi (Karierrezentrum Bundeswehr) önünden başlayan, Heilbronnerstrasse üzerinden geçerek Schlossplatz’ta sona eren yürüyüşe, yaklaşık bin 500 kişi katıldı. Konuşmalarda ağırlıklı olarak, göçün nedenleri olan savaş, açlık, yoksulluk, yanı sıra NATO ve Amerikan militarizmi üzerinde duruldu. Almanya’nın silah ihracatına son vermesi ve Stuttgart-Möhringen ve Vaihingen’de bulunan ve Amerikan ordusu tarafından Afrika vb. bölgelere müdahalelerin planlandığı Africom ve Eurocom üslerinin kapatılması talepleri yükseltildi ve Brüksel’deki terör saldırısının savaşlarla bağlantılı olduğu dile getirildi.



 



Yine, Almanya’nin silah satışları ile savaşa dahil olduğu, Suudi Arabistan ve Türkiye’ye silah sattığı, Alman silahlarıyla Kürdistan’da katliam yapıldığı, IŞİD vb. örgütlerin artık Avrupa’da da katliamlar yaptığı noktalarına değinildi. Friedensnetz’ten (Barış Ağı) Dieter Lachenmayer konuşmasında, “Alman Ordusu'nun Suriye’deki varlığı, savaşları silahla ve askeri güçle desteklemesi, göçmenleri buraya getiriyor” dedi.







Kürdistan’da katliamlara son!



 



Alınteri olarak, antifaşist Alman ve Kürt gençleriyle, “Kürdistan’da katliamlar durdurulsun!” pankartı taşınarak, Kürt halkının çığlığı Alman halkına duyuruldu. Pankart Stuttgarter Nachrichten, SWR vb. medya kuruluşları tarafından da görüntülendi, ilgi çekti.



 



Bu yıl en büyük yürüyüşler, Stuttgart dışında, herbirine katılım 2 bin kişi olmak üzere, Berlin ve Kaiserslautern’de ve bin kişiyle Münih’te yapıldı. Yine, Rostock, Kiel, Lübeck, Bremen, Hannover, Leipzig, Köln, Dortmund ve Würzburg’ta barış için sokağa çıkıldı.



 



60 şehirde eylem





Stuttgart’ta Karfreitag (Paskalya cuması) günü, Africom önünde 50 kişi drone (insansız hava aracı) ve savaş kurbanlarının anısına çelenk bıraktı. Ellwangen’de, göçmen çocukların ilk getirildiği tesisin önünde 300 kişi, göçmenlerle dayanışma için, savaş ve atom bombasına karşı yürüdü. Mannheim’da 150 kişi Sandhofen’daki Amerikan Coleman kazernesi önünde, buranın Amerikan ordusunun iddia ettiği gibi sivil kullanımda olmadığı açıklaması yaptılar.



 



Chemnitz’de 250 kişi şiddete dur dedi. Gronau’da (NRW) 200 kişi Uranyum tesisinin önünde, nükleer silahların imha edilmesini talep etti. Dortmund’da “Ne faşizm ne savaş, bir daha asla!” mesajı verildi. Marbach, Biberach, Offenburg ve Müllheim gibi küçük yerlerde de çağrılar yapıldı. Bodensee’de Pazartesi, Romanshorn’a doğru ‘Barış Yolu’ yürünecek.







Savaş politikanın başka araçlarla devamıdır!





“Savaş politikanın başka araçlar ile devamıdır” der Prusya generali Carl von Clausewitz. Lenin’in diyalektik yönteminden esinlendiği bu özlü söz, günümüzde de halen geçerliliğini korumaktadır. Emperyalist haydutlar, günümüzde de halkların iradesini kırmak ve kendi etki alanlarını genişletmek için, işgaller, silah satışları, savaşlar ve sömürge politikalarını sürdürmektedirler.



 



Dev bütçelere dayalı savaş politikalarına karşı, biz sosyalistler, işçi ve emekçilerin aydınlatılması ve harekete geçirilmesi yönünde daha güçlü çalışmalar yürütmeliyiz. Emperyalist barbarlar ve insan kesen cihatçı yamyamlar, Suriye’de, Irak’ta milyonlarca insanın ölmesine, milyonlarcasinin evlerinden olmasına neden oldu. IŞİD’e karşı, insanlığın onurunu savunan Kürt kadınları ile, Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de ve birçok yerde, saray-ordu-AKP ittifakına karşı direnen Kürt halkının yanında olmalı, direnişi tüm halklara doğru yaymaliyiz.



 



“İnsani yardım” altında egemenlik savaşları…





Askeri operasyonların, “insani yardım” olarak pazarlandığı bir ortamda, Baden Württemberg eyalet başkanı Kretschmann (Yeşiller), gözümüzün içine bakarak, “Alman Ordusu'nun bölgesel ekonominin gelişiminde önemli bir rol oynadığını” söyleyebiliyor. İçişleri Bakanı de Maziere, daha da ileri gidiyor: “Ulusal güvenliğimiz, (…) uluslararası içiçe geçmişlik ve kaynaklara bağımlılığımızdan dolayı, yüksek teknoloji ve hammadde yoksulu bir ülke olarak, askeri güçlerimizin kullanılmasını da kapsamaktadır”. Alman emperyalizminin temsilcileri, bu kadar açık sözlü, başımıza ne işler getireceklerini bu kadar doğrudan söylüyorlar. Buna karşı bizler de görev ve sorumluluklarımızı kavrayabilmek için,önce kapımızın önünü süpürerek başlayalım ve birkaç veriye göz atalım:



 



Almanya geneli veriler





Halihazırda cephede 3 bin erkek ve kadın Alman askeri var. Şimdilik üst sınır 8 bin.

– Alman ordusuna, 15 bin kişi daha alınacak. Hedef, AB içinde ve Nato içinde ABD’ye karşı konumunu güçlendirmek.

– Alman donanması, Akdeniz ve Ege’de göçmenlere karşı kullanılıyor.

– Tunus ve Libya’ya asker gönderilmesi planlanıyor.

– Mali’ye, 2016 ortasına kadar, 650 asker gönderilecek.

– Deutsche Bank, silah şirketlerinin finansmanını üstleniyor.

– Thyssen-Krupp ve Rheinmetall geçen yıl cirosunu katladı ve “uluslararası çatışmalar bağlamında, devletlerin savaş harcamalarını daha da artıracağı” beklentisini dile getirdi.



 



Stuttgart ve çevresi veriler





– Stuttgart her yıl federal askeri bütçeye 240 milyon euro katkıda bulunuyor. Kişi başına 410 euro düşüyor. Federal bütçenin yüzde onu, askeri bütçeye ayrılıyor, yani yaklaşık 34 milyar euro.

– Daimler Benz tarafından üretilen tır ve zırhlı araçlar, birçok ordu da kullanılıyor.

– Mahle-Behr, Rotinor, M+W, Rhode & Schwarz vb. Stuttgart firmaları, zırhlı araçlar üretiyor.

– Ditzingen’de bulunan fransız şirketi Thales, Avrupa’nin en büyük askeri elektronik üreticisi ve 2015’te karlarını %23 artırdı.

– Thales ve Thyssen Krupp gibi silah tekelleri, fırkateyn ve denizaltıların yani sıra, savaş uçakları için yedek parça satıyorlar. Müşterileri arasında, Cezayir, Mısır, Suudi Arabistan, Katar vb. gerici ülkeler bulunuyor.

Tabanca vb. küçük silahlarla her dakika bir insan öldürülüyor. Her iki küçük silahtan biri Almana’da üretiliyor. Bölgemizde bulunan Heckler und Koch gibi firmalar, kazançlarını bundan sağlıyor.



 



Not: Yukardaki veriler, Friedenstreff Stuttgart Nord (Barış Buluşması Kuzey Stuttgart) adına konuşan Ralf Chevalier’den alınmıştır.