Sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle işten atılan dört İGDAŞ işçisi basın açıklaması yaptı
İGDAŞ'ta sosyal medyadaki hesaplarından yaptıkları paylaşımlar nedeniyle dört işçinin iş akitleri fesh edildi. İşten çıkarılan işçiler İstanbul Büyükşehir Belediyesi İGDAŞ Müdürlüğü’nde Teknik Saha elemanı olarak görev yapıyorlardı. Aylar önce sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarda 'iş sahiplerine hakaret, iş arkadaşlarını küçük düşürme' gibi paylaşımlar yaptıkları iddia edilerek işten çıkarıldılar.
İşten çıkarılan işçilerden Umut Yıldırım 24, Hasan İleri 26, Nehir Aksoy ve Deniz Gökçe Örs isimli kadın işçiler de merkezde yaklaşık 4 yıldır çalışıyorlardı. 1 ay önce işten atılan işçilere atılma gerekçeleri olarak, 'Toplu İş Sözleşme Kanunu’nun 16 ve 39. maddelerine göre iş sahiplerine hakaret, çalışma arkadaşlarını küçük düşürmek, mesai arkadaşlarına hakaret” gösterildi.
İşten atılan işçilerden Umut Yıldırım ve Hasan İleri bugün saat 12.30’da Alibeyköy’deki İGDAŞ Genel Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaptı.
İleri yaptığı konuşmada, İGDAŞ yönetiminin hukuku ve TİS’i görmezden gelerek uzun yıllar emek vermiş olan dört çalışanın iş akdini feshettiğini; çalışma hakkını elinden aldığını; çalışanlarını yok sayarak ailelerini de cezalandırıp açlığa mahkûm eden bir yaklaşımla hareket ettiğini; bu yaklaşıma karşı mücadele ettiklerini belirtti.
İGDAŞ yönetimine seslenen İleri, “Bizler ne suç işledik? Bugüne kadar hala bir cevap alamadık. Alınan bu karar, açlıktır, yokluktur, zulümdür. Tarafımıza söylenen Cumhurbaşkanına hakaret ve sosyal medya hesaplarımızdan AKP’lilerin huzursuz olduğu. Biz kimseyi huzursuz etmedik” dedi.
Basın açıklamasını, İGDAŞ işçilerine desteğe gelen Nurgül Yıldırım okudu.
Son aylarda hükümetin ve onun yan kuruluşu gibi çalışan belediyelerin ve bağlı kurumların muhalif olarak gördükleri tüm kişi ve kuruluşlara karşı yürüttükleri sindirme, kontrol altına alma ve cezalandırma politikalarının bir uygulamasının da İGDAŞ’ta yaşandığını belirten Yılıdrım, “İGDAŞ dört çalışanının iş akitlerini, ısrarla talep edilmesine rağmen ne ile suçladığını tam olarak belirtmezken 'iş sahiplerine hakaret’, ‘çalışma arkadaşlarını küçük düşürmek”, “mesai arkadaşlarına hakaret’, ‘işyerinde AKP’lilerin huzurunu bozmak’ gibi suçlar isnat edilerek feshetti. İGDAŞ yönetiminin siyasal görüşlerini paylaşmayan 4 işçi arkadaşımız uzun zaman önceki çeşitli sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlar gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı” dedi.
Uluslararası sözleşmelerden, yasalardan ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçi hak ve özgürlüklerini yok sayan, düşünce özgürlüğü ve kişisel verilerin gizliliği ilkelerini göz ardı eden, kendi dışındaki herkesi terörist, vatan haini olarak gören “bizden olmayan kamu kurumlarında barınamaz” diyen anlayışın son örneğinin İGDAŞ tarafından gösterildiğini belirten Yıldırım, Hasan İleri, Umut Yıldırım, Deniz Gökçe Örs ve Nehir Aksoy’un İGDAŞ tarafından tazminat ve tüm kazanılmış haklarından mahrum bırakılarak işten ihraç edildiklerini belirtti.
İBB İştirakler Müdürlüğü bünyesinde oluşturduğu birimlerde belediye iştiraklerinde çalışan işçileri AKP mitinglerine çağıran, olumsuz yanıt aldığında işçiler hakkında soruşturma ve inceleme başlatan, soysal medya hesaplarını denetleyen İBB ve İGDAŞ’ın işten çıkarılan işçiler aracılığıyla çalışanlara gözdağı vermekte olduğunu ifade eden Nurgül Yıldırım, İGDAŞ’ta örgütlü bulunan Tes-İş Sendikası’nın da bu gözdağına örtülü bir onay verdiğini ve sessiz kaldığını belirtti.
“Yasama bizim elimizde, yürütme bizim elimizde, yargı bizim elimizde, sendika bizden, istediğimizi yapar, dilediğimizi işten çıkarır dilediğimizi tazminatsız işten atarız” diyen bir anlayışla karşı karşıya olduklarını söyleyen Yıldırım “İGDAŞ işçilerinin 20 yılı aşan emeklerini yok sayan bu tutumuyla bir kez daha işçi ve emekçi düşmanı olduğunu göstermiştir” diye belirtti. İGDAŞ yönetiminin bu tavrına karşı tüm hukuki yollarla mücadele edeceklerini vurguladı.
İşçilerin siyasi görüşleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle işten atılmalarını protesto eden dövizlerin taşındığı basın açıklamasında “İGDAŞ işçisi yalnız değildir!”, “Atılan işçiler geri alınsın!”, “Gün gelecek devran dönecek İGDAŞ halka hesap verecek” sloganları atıldı.
Çeşitli Alevi örgütleri ve CHP yöneticileri de mezhep ve politik kimlikleri nedeniyle işten atılan işçilere destek vermek için basın açıklamasına katıldılar.