Bitmeyen Kavga


Toprak sahiplerinin işçilere, işçilerin toprak sahiplerine karşı verdiği mücadeleyi anlatan kitap güçlü bir anlatı

KÜLTÜR-SANAT
Çarşamba, 20 Nisan 2016 (10 yıl 4 ay önce)

Tuğçe Yılmaz



 




Savaş sırasında yaşlı Almanların evini yakanlar bunlardır. Zencileri linç eden bunlardır. Eziyet etmekten zevk alırlar. İnsanlara zarar vermekten hoşlanırlar ve kendilerine her zaman milliyetçiler ya da anayasanın koruyucuları gibi adlar takarlar. Eskiden zencilere işkence edenlerin devamıdır bunlar. Mal sahipleri onları kullanır, onlara ‘halkı kızıllara karşı korumalıyız’ derler. Bunlar, hiçbir tehlikeye girmeden evleri yakar, işkence yapar ve insanları döverler. Canlarının istediği her şeyi yaparlar. Korkaktır bunlar. Yalnızca gizlendikleri yerlerden ateş ederler ve ancak on kişi olduklarında birine saldırabilirler. Sanırım, dünyada bunlardan daha pislik bir başka yaratık yoktur.




 



Kitaplarında işçi sınıfının gündelik yaşantısını, birbirleriyle olan ilişkilerini ve onların mücadelelerini; bireysellikten uzak, toplumsal bir şekilde ele alan büyük yazar John Steinbeck’in önemli bir eseridir Bitmeyen Kavga. Edebiyata katkılarından ötürü 1962’de Nobel’e layık görülen Steinbeck, ödül konuşmasında en çok güvendiği beş kitabını Fareler ve İnsanlar, Gazap Üzümleri, Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında ve Bitmeyen Kavga olarak sıralar.



 



Bitmeyen Kavga örgütlü bir mücadeleden bahsettiği için olsa gerek, kendisinden üç yıl sonra yazılan Gazap Üzümleri’nin gölgesinde kalmıştır; lakin bu durum, Steinbeck’in yıllar boyunca hem “kızıllar” ve hem de “diğerleri” tarafından okunmasının önüne geçememiştir.





 



Kitabın ismi, John Milton’ın Kayıp Cennet şiirine ithafen Bitmeyen Kavga’dır: “Toprak yitirilmiş ne fark eder? Her şey yitirilmiş değil -ele geçirilemez irade, Ve intikam anının kollanışı, ölümsüz nefret ve asla boyun eğmeyecek, teslim olmayacak bir irade: Üstesinden gelinemeyecek ne kalıyor geriye?” 




 



Kitap, bir şekilde yolları kesişen Jim ve Mac’in Torgas Vadisi’ne gitmeleriyle başlar. Torgas Vadisi, üç büyük toprak sahibinin tekelinde olan ve her sene mevsimlik işçilerin akınına uğrayan bir bölgedir. Vadi, her türlü greve ve işçi ayaklanmasına karşı örgütlenmiş durumdadır. Toprak sahipleri tüm ilişkiler ağını kontrol altına almış ve hakimiyetlerini medya aracılığıyla dahi göstermektedir. Jim, henüz her şeyi yeni yeni anlamaya çalışan genç bir adamdır ama akıllı ve bilgilidir. İçinde bulunduğu şartlara rağmen okumuş ve yaşadıklarından dersler çıkarmış, nihayetinde kendini bir amaca adamaya karar vermiştir. Mac ise örgütlü, tecrübeli bir işçidir. İşleri kolaylıkla hale yola koyan, gözüpek bir partili ve örgütçüdür. 



 




Yok paraya çalışan ve aldıkları ücret ile karınlarını dahi doyuramayan meyve toplayıcıları, Jim ve Mac öncülüğünde sermaye sahiplerinin her türlü baskısına ve hatta zor kullanmasına rağmen tek çareleri olan grevi örgütlerler. Steinbeck, 1933 yılında tanık olduğu, Pixley pamuk tarlalarında ABD’deki Komünist Parti üyelerince örgütlenen gerçek bir grevden esinlenmiştir kitabı yazarken. Kasaba yönetimi, halk komitesi, üreticiler birliği, gazeteler gibi çok sayıda kurul ve organın etkileşiminin etraflıca ele alınması ve dönemin koşullarını bilmeyenlerin dahi gözünde canlanabilmesi kaleminin gücü kadar gözlem yeteneğinin de bir göstergesidir.



 




Toprak sahiplerinin işçilere, işçilerin toprak sahiplerine karşı verdiği mücadeleyi anlatan Bitmeyen Kavga, bugün de geçerliliğini koruyan ve sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz bir dünya kurulana dek de geçerliliğini koruyacak güçlü bir anlatı. Kapitalist düzenin ne kadar acımasız, insanlık onurunu ayaklar altına alan ve insana değer vermeyen bir düzen olduğunu tüm çıplaklığıyla gösteren, işçilerin kimi alışkanlık ve tereddütlerinin sonuçlarını gözler önüne seren; örgütlü mücadelenin önemini ve çaba sarf etmeden hiçbir hakkın elde edilemeyeceğinin altını çizerek nesiller boyu başkaldıranlara ve hak arayanlara esin kaynağı olmuş bir başyapıt…