İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalışan taşeron işçiler eylem yaptı
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalışan taşeron işçiler eylem yaptı. Taşeron İşçileri Derneği öncülüğünde yapılan eylem, hastane bahçesi içerisinde bölümlerin önlerine yürüyüşlerle, sloganlarla, ajitasyon konuşmalarıyla gerçekleştirildi.
Taşeron işçilerinin eylemine doktorlar, teknik elemanlar, hemşireler, temizlik işçileri sendikalar, öğrenciler de katıldı.
Taşeron işçileri eylemine, “ÖSP’ye hayır, 657 ya da işçi kadrosuna evet!” yazılı, TAŞİŞ DER, SES, İstanbul Tabip Odası, İFT Öğrencileri imzalı pankartı açılarak başlandı. Çapa Tıp Öğrencileri ise eyleme “İnsanca ve özgürce yaşamak için!..”, “Tıp öğrencileri taşeron işçilerin yanında” yazılı, Çapa Tıp Öğrencileri imzalı pankartla destek verdiler.
Çapa’da yapılan eylemde taşeron işçiler “Kandırılmak istemiyoruz!”, “Oyalanmak istemiyoruz!”, “Çapa’da tek adam iktidarına hayır!”, “ÖSP’ye hayır, 657 ya da işçi kadrosuna evet!”, “Başbakanımız kadro sözünüzü tutunuz!”, “Hastanemizi kim yönetiyor? Hocalarımız görev başına!” dövizleri taşıdılar.
Taşeron işçilerin kadro talebiyle gerçekleştirdiği eylem saat 12:30’da Monoblok binası önünde eyleme katılanların toplanmasıyla başladı. Burada TAŞİŞ-DER adına Cemal Bilgin bir konuşma yaptı. Hastane içinde yapılan hırsızlık, yolsuzluk ve vicdansızlığa dikkat çekerek bütün yolsuzlukların, hırsızlıkların ortadan kaldırılması, gerekli denetimlerin ve yatırımların yapılması gerektiğine vurgu yaptı; taşeron işçilere kadro hakları teslim edilene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.
Muhalefet partileriyle görüştüklerini, haklarının nasıl gaspedildiğini anlattıklarını dile getiren Cemal Bilgin, “Bunun MHP’si, CHP’si yok. Hırsız hırsızdır, yalan yalandır, dalavera dalveradır dedik. Her partiye gittik. Kadrolu güvecemiz için, Çapa’daki dönen dolaplar için... İşte buradakileri konuşuyoruz. Kim oluyor? Başhekim oluyor, dekan oluyor. 'Hocam burada dalavera oluyor diyoruz', hoca 'oğlum gördün mü' diyor. 'Evet hocam, fotosu, videosu var' diyoruz. Hoca, 'Onlara inanma oğlum, onlar temiz insanlar' diyor. Diyoruz ki 'Et çalıyor, temiz insanlar; rızkımızı çalıyor, temiz insanlar. İş sağlığı ve güvenliği uzmanını doktor diye tanıtıyorlar işçileri muayene ettiriyorlar. Dikkatinizi çekerim doktor değil ha, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı doktor kılığına sokuluyor. Kim yaptırıyor? İstanbul Üniversitesi yönetimi ile taşeron firmalar yaptırıyor. Ee biz şimdi kime gideceğiz? Eti çalan, rızkımızı çalan, doktor diye iş sağlığı güvenliğine muayenemizi yaptıran İstanbul Üniversitesi yönetimi. Ee bunlara kim dur diyecek? Burası dur diyecek. Öğrenciler, çalışanlar, hasta yakınları, hastalar doktorlar, hemşireler dur diyecek. Eğer biz dur demezsek vay halimize. Türkiye'nin hali, Türkiye’nin durumu böyle, Biz burada hakkımızı aradığımız için, bağırdığımız için bize kulp takıyorlar. Taksınlar, onlar parayı, nevaleyi götürüyor. Altlarında son model cipler, son model mercedesler, villalar oohh ne ala. Bizler gücümüz yettiğince bağıracağız, gücümüz yettiğince hakkımızı arayacağız, ödün vermeyeceğiz!” dedi.

Cemal Bilgin hastanede çalıştığı halde eyleme izleyici olarak işçilere de seslenerek yanlarına gelmelerini, güçlerini birleştirmeleri gerektiğini ve korteje girmeleri için de çağrı yaptı. Bilgin ayrıca idare amirlerinin karşılarında olduğunu, bunun tartışılabilir olduğunu ancak onun da sendikacı, Memur-Sen'li olduğunu, şikayet etme, tutanak tutma ve işten çıkarma yetkisinin olduğunu belirterek “korkmuyoruz” dedi.
“Yukardan bir talimat, bir vızıltı geliyor aşağıda bomba patlıyor, arkadaş buradan sesleniyoruz, yemekhanede etler çalınıyor. Hiçbiriniz tutanak tutmadınız!.. Güvenlik amirleri niçin bir tutanak tutmadınız? Soruyoruz, diş hekimliğinde hırsızlık oluyor güvenlik amirleri tutanak tutmuyor. Böyle bir şey olabilir mi? Araştırsınlar biz iddiamızı sunuyoruz. Ortak mı çalışıyorlar, yoksa korktukları bir şey mi var?!! Ama biz korkmuyoruz” diyen Bilgin sözlerine şöyle devam etti: “Bizim iş güvencemiz, kadromuz da yok ama korkmuyoruz. İdare amirleri, güvenlik amirleri yetkilerini kullanıp tutanak tutsunlar istiyoruz. Bizler kesinlikle Özel Sözleşmeli Personel Statüsünü kabul etmiyoruz. Hükümet bizlere verdiği sözü tutsun, seçimlerden önce bize bu sözleri verirken yalan mı söylüyorlardı ki seçimlerden sonra ÖSP’yi bize dayatıyorlar. Kabul etmiyoruz.”

Bilgin’in konuşmasından sonra hastane bahçesi içinde tüm bölümlerin önlerinde sloganlarla yürüyüş yapıldı. Yürüyüş sırasında sloganlar ve ajitasyon konuşmalarıyla Çapa içindeki yolsuzluk, hukuksuzluk, hırsızlıklar teşhir edildi. Ayrıca hastane personeli üzerinde çok yoğun mobing ve baskı olduğu da dile getirilerek baskılara asla yenik düşmeyeceklerini kadro hakkını ve insanca çalışma koşullarını elde edene kadar mücadele etmeye devam edeceklerini haykırdılar.
Yürüyüş kolu tekrar Monoblok binası önüne geldi. Burada basın açıklamasına geçmeden önce hastane doktorlarından Ersoy Adıgüzel ve Coşkun Canıvar da birer konuşma yaparak taşeron işçilerin yanında olduklarını dile getirdiler.
Basın açıklamasını TAŞİŞ-DER adına Güneş Cengiz yaptı. Basın açıklamasının ardından eylem sonlandırıldı.