"Bu gidişe dur demek, sarayın duvarlarını titretmek için 1 Mayıs’ta kavga Meydanı Taksim’de olalım"
Swis Otel direnişçisi Olgun Yıldız'dan işçilere 1 Mayıs Taksim çağrısı...
İktidar her geçen gün daha da pervasızca halklara saldırmaya devam ediyor. Yoksul halka, çalışan kesime dayatılan daha çok çalışmak, daha da az kazanmak...
Makas gittikçe açılıyor. Bir tarafta daha çok kazanan sermaye diğer tarafta daha da yoksullaşan halk... Kıdem tazminatının kademeli olarak kaldırılması, taşeron çalışmanın daha da yaygınlaşması, açlık sınırının bile altında ücretle insanların çalışmaya mecbur edilmesi, gittikçe artan işsizlik, yoksulluk, açlık...
Ve bölgede gittikçe yoğunlaşan iç savaş, katledilen sivil insanlar, evleri mahalleleri yaşamları yıkılan binlerce insan... Sermayelerine sermaye katmak için yok edilen yaşam alanlarımız, ranta açılan doğal alanlar... Kadına ve çocuğa şiddeti, tacizi, adeta ödüllendiren bir iktidar... Faşizm hiç bu kadar pervasız olmamıştı. Basın yasaklanıyor, konuşmak yasak, alanlar yasak, meydanlar yasak...
Bu gidişe dur demek, haykırmak, sarayın duvarlarını titretmek için 1 Mayıs’ta kavga Meydanı Taksim’de olalım.
Daha güçlü, daha kitlesel olarak Taksim’e 1 Mayıs’a! Biji yek gulan!
***
Greif direnişçisi Ahmet Mekin 1 Mayıs öncesinde büromuzu ziyaret etti. Mekin ile 1 Mayıs üzerine konuştuk:
Alınteri: 1 Mayıs'la ilgili düşüncelerini alabilir miyiz?
Mekin: 1 Mayıs için söylenmesi gereken çok şey var. Ama bana göre 1 Mayıs'ı anlatacak kelimeler bitmiştir. Sadece yaşamak gerekiyor.
Alınteri: İşçilere, emekçilere nasıl bir 1 Mayıs çağrısı yapmak istersin?
Mekin: 1 Mayıs işçilerin ve emekçilerin bayramı olduğu için, herkesin kendi bayramına, emeğine, alınterine sahip çıkmasını istiyorum. Ben de bir işçiyim, ben elimden geleni yapacağım. Diğer işçilerin emekçilerin de alanlarda olmasını istiyorum. Anlatmakla olmuyor, yaşamak lazım...
Alınteri: 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması konusunda ne diyeceksin?
Mekin: 1 Mayıs’ı Taksim’de bir araya gelerek, kavga etmeden, yasaklanmadan bütün işçilerin, emekçilerin bir arada kutlaması gerekir. Diğer bayramlarda olduğu gibi bu bayramın da yasaklanmaması gerekir. Yasal olarak kutlamayı arzuluyordum, ama devlet izin vermediği için sonuna kadar zorlamak gerektiğini düşünüyorum.