1 Mayıs'ta Bakırköy'de olacaklar

Sendika ve meslek örgütleriyle çeşitli siyasi güçler 1 Mayıs'ın Bakırköy'de kutlanması kararına vardı

İŞÇİ SINIFI
Salı, 26 Nisan 2016 (10 yıl 6 ay önce)

Sendikalar ve meslek örgütleri bugün İstanbul Valiliği'yle yaptıkları görüşmeden sonra siyasi partiler, devrimci-demokrat-ilerici kurum ve örgütlerin de katıldığı geniş bir toplantı yaptılar. 



 



Daha önce yapılan toplantıda Kadıköy Rıhtım eğilimi ortaya çıkmıştı. Sendika ve meslek örgütü temsilcileri bu eğilimden yola çıkarak Kadıköy için başvurdular. Valilik önce "bunun için hükümetle görüşmelisiniz" derken; bugün yapılan toplantıdaysa "Kadıköy kesinlikle olmaz" yanıtı verdi.



 



"Kadıköy işlek bir nokta, halkın ulaşım hakkı engellenmiş olur ve güvenliği sağlayamayız" gibi tanıdık gerekçeler karşısında "yürüyüş kolları olmaksızın doğrudan alanda toplanılır, ulaşım da etkilenmez" seçeneği getirildi. Fakat bu seçenek de reddedildi.



 



Bugüne kadar mitingler için kullanılan Kadıköy Rıhtım da toplumsal harekete çizilmek istenen sınırlar açısından geniş görüldü, AKP hükümeti şahsında dile gelen zorbalık, "benim çizdiğim alanlar dışına çıkamazsınız" dayatmasının altını bir kez daha kalınca çizmiş oldu. 



 



Bu tutum karşısında toplumsal hareketin yaşadığı sıkışmışlığı aşmanın politik karşılığı Taksim'de ısrar olmalıyken, sendika ve meslek örgütleri ile "kitlesel miting önemlidir" diyen çeşitli kesimler Bakırköy seçeneğini gündeme getirdiler. Sanki birileri "kitlesel miting önemsizdir" dermiş gibi bu yaklaşımlarını teroize edecek çeşitli gerekçeler ileri sürdüler. 



 



"İşçi ve emekçilerin mücadele gününe bu sınırlar çiziliyorsa hem de biz bir esnemeye giderek Kadıköy dediğimiz halde bu yapılıyorsa o zaman Taksim ısrarı dün olduğundan daha fazla meşrudur" demek yerine "Taksim olmuyorsa ha Kadıköy ha Bakırköy" gibi bir yaklaşımla 1 Mayıs'ı kendilerinin çokça ifade ettikleri gibi bir "alan tartışmasına" sıkıştırmış oldular. Artık sorun işçi ve emekçilerin karşı karşıya oldukları faşist saldırganlık ve zorbalık karşısında öncü güçlerin alacağı politik bir tutumdan ziyade "hangi alan yasak değil" gibi geriye kırılmış bir yaklaşıma daraldı.



 



Bu minvalde süren tartışmalarda devrimci güçlerin ezici bir çoğunluğu, Taksim ısrarının politik-tarihsel analmına dair vurgular yaparken; sendika ve meslek örgütleriyle EMEP, ÖDP, EHP, HDP gibi güçler ise kitlesel bir miting ve güvenlik sorunlarını öne çıkaran bir yaklaşımla Bakırköy'de kutlanması yönünde görüş belirttiler. 



 



Toplantı sonrasında büyük çoğunluk "Bakırköy" yönünde görüş belirtmiş oldu. Kendi yönetimlerinde homojen bir görüşbirliğine sahip olmadıkları anlaşılan sendika ve meslek örgütleri bugün saat 12:00'de bu çoğunluk kararı temelinde bir basın açıklaması yaparak 1 Mayıs programlarını açıklayacaklar. 



 



İşçi ve emekçilerin gerek ekonomik gerekse siyasal olarak ağır saldırılarla karşı karşıya kaldıkları bu süreçte 1 Mayıs gibi özel bir günde Taksim'in tek başına bir alan sorunu değil, sınıf mücadelesiyle kurulan ilişki sorunu olduğu aşikardır. "Kitlesel bir 1 Mayıs" (kaldı ki dişe dokunur bir 1 Mayıs çalışması yapmayan güçler bunlar) yaklaşımıyla Taksim'den vazgeçen güçlerin de bunun farkında oldukları halde gerekli kararlılığı ve politik netliği gösterememiş olmaları işçi ve emekçilerin yarın çok daha büyük saldırılarla karşı karşıya kalmaları dışında bir anlam taşımaycaktır. 



 



İşçi ve emekçiler, emekçi kadınlar gününde yasakları, sınırları tanımayan mücadele ruhunu yine akademisyenlerin bedelleri de gözalarak ortaya koydukları kararlı politik tutumu izledikleri oranda bu abluka dağılabilir.



 



Onların öncü güçleri olarak tabir ettiğimiz kesimler bu politik netliği gösteremiyorlarsa geniş kitleleri taşıyamayacakları gibi, faşist zorbalık karşısında en geri noktaya çekilerek aslında telimiyeti vaaz etmiş olurlar.