Kölelik yasası Meclis'te

Kiralık işçiliği yaygınlaştıracak tasarı dün Meclis Genel Kurulu'na geldi

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 5 Mayıs 2016 (10 yıl 5 ay önce)

‘İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’, gerçek tanımla 'kiralık işçilik' ya da 'kölelik' tasarısı dün itibariyle TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye  başladı. Tasarı Genel Kurul'dan geçirilerek yasalaşırsa özel istihdam büroları aracılığıyla 'geçici iş ilişkisi' kurulmasına daha sağlam bir yasal çerçeve kazandırılacak.



 



İşçi ve emekçilere "güvenceli esneklik" olarak sunulan tasarıyla yaklaşık 7 ila 10 milyon işçinin güvencesizliğe, esnekliğe sürüklenmesi bekleniyor. Bu Türkiye'deki kayıtlı işçilerin yarısı demek. "Kiralık işçiliğin" önünün bu denli açılması sınıfın bütünü açısından tüm tarihsel kazanınların dibine kadar kazınmasını kolaylaştıracak. 



 



Tasarının sadece kadın işçileri, ev içi emeği ve tarım işçilerini "korumak" için çıkarıldığı söylense de gerçek elbette böyle değil. Yasalaştığı anda patronların Özel İstihdam Büroları aracılığıyla asıl işkollarında bile işçi kiralayabilmelerinin önü açılacak.



 



Geçmişte asıl işkollarını kapsamayan taşeronluğu bile aratacak bir düzenleme bu. Aslında taşeronluktan da beter kiralık işçiliği tüm işçi sınıfı açısından mümkün kılacak.



 



Asıl patronla hukuki bir bağı kalmayan işçiler istendiği anda işten çıkartılabilecek, tazminat ya da örgütlenme hakları da fiilen ellerinden alınmış olacak.



 



İşçilerin sağlık sigortaları, ücretleri, SGK prim ödemelerinde bilinen sistem olmayacak. İşçi kiralandığı gün kadar bu haklardan yararlanabilecek, o günler dışındaki zamanlar için primleri kendi cebinden ödeyecek. Elbette ödeyebilirse...



 



Sabit bir ücret sistemi yerine çalıştığı gün kadar ücret uygulamasıyla karşı karşıya kalacak. Bu emekliliğin hayal olması anlamına geliyor.



 



Tasarı, ücretsiz fazla mesai ve mobbing uygulamalarında patronların elini serbest bırakacak sayısız husus da taşıyor. Bu aynı zamanda işçi sağlığı ve güvenliği açısından daha fütursuz bir gidişatın da önünü açacak. 





Uygulama yalnızca mavi yakalı işçileri değil mihendisleri, mimarları, diğer beyaz yakalıları da kapsayacak bir genişlikte. 



 



İşçi sınıfı böylesine tarihsel bir saldırıyla karşı karşıya. Bu kapsamda bir saldırı rutin basın açıklamaları, yürüyüş ve mitinglerle değil ellerin titremeden şaltere inmesiyle püskürtülebilir. Genel grev, genel direnişle... 



 



DİSK başta olmak üzere hemen tüm sendika ve meslek örgütleriyse şimdiye kadar yaptıkları gibi TBMM Genel Kurulu'na gelmiş olmasına rağmen böylesine büyük bir saldırı karşısında aynı rutin tutumu sürdürüyorlar. Kendi varlık nedenlerinden uzaklaşarak...



 



Ve bu tutumlarıyla sınıfa yeni bir sendikal hareket yaratılması gerçeğini bir kez daha hatırlatıyorlar/hatırlatmalılar.