Kölelik yasası Meclis'ten geçti!

Kiralık işçi bürolarına geniş yetkiler veren tasarı sabaha karşı AKP oylarıyla Meclis'ten geçti

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 6 Mayıs 2016 (10 yıl 5 ay önce)

4 Mayıs'ta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan ‘İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’, gerçek tanımla 'kiralık işçilik' ya da 'kölelik' tasarısı bugün sabaha karşı saat 04:00'da AKP'nin oy çokluğuyla Meclis’ten geçti. 



 



Hak-İş ve Türk-İş'in de kapalı kapılar ardında onay verdiği bu yasayla işçi sınıfının zaten büyük oranda gaspedilmiş tarihsel kazanımlarının bundan sonra dibine kadar kazınması sözkonusu olacak. 



 



Her ne kadar  mevsimlik tarım işçilerini, ev içi emeği ve doğum yapan kadınları kapsadığı ve korumayı amaçladığı söylense de özünde asıl işkolu olarak tanımlanan sektörleri de içine alan bir düzenleme bu.



 



Hemen tüm sektörlerde patronlar kiralık işçi bürolarından bir günlüğüne bile işçi kiralayabilecekler. Hem de hiçbir sorumlulukları olmaksızın. Asıl patron statüsü tam olarak kiralık işçi bürosu patronuna verilecek. İşçiyi kiralayan patronun hiçbir mesuliyeti sözkonusu olmayacak.



 



Bu, taşronluk sisteminden bile daha vahim sonuçlar doğuracaktır. O sistemde mevcut haliyle işçinin haklarından son noktada asıl patron sorumluydu. Ücret sabit bir zaman aralığı üzerinden hesaplanırken, SSK primleri de yine aynı şekilde sabitlenmişti.



 



Bu sistemde bunların hepsi kalkmış olacak. İşçi çalıştığı gün kadar ücret alacak, SSK primleri çalıştığı gün kadar yatırılacak ve üstünü işçi kendi cebinden tamamlayacak, tatil hakkı vs sözkonusu olmayacak, dahası işçi için zaman kavramı belirsizlikle özdeşleşecek. Bunların toplam sonucu emeklilik hakkının, kıdem tazminatının da gaspı olacak. 



 



Yasanın başkaca pekçok saldırı boyutu var. Fakat bu saydıklarımız bile işçi sınıfını vahşi kapitalizm dönemi olarak tanımlanan dönemlerine benzer bir sömürü cehenneminin beklediğini anlamamız açısından kafidir. 



 



Bu çapta bir saldırının altına imza atan Hak-İş ve Türk-İş sınıfsal özlerine uygun bir rol oynamışlardır. DİSK, KESK ve meslek örgütleriyse süreci adeta seyrederek, görev yerini bulsun kabilinde basın açıklamaları, yürüyüşlerle sınırlı bir yaklaşımla hareket etmişlerdir.



 



İşçi sınıfının mevcut durumda kayıt altına alınmış bölüklerinin yarısını (beyaz ya da mavi yakalı) kapsayan bu düzenleme daha önce 2009'da Meclis'ten geçmiş ama zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edilmişti. O dönemden sonra sınıf hareketi ve sendikalar başta olmak üzere örgütlülük düzeyini tartan burjuvazi ve siyasal temsilcileri hem de 1 Mayıs'ın hemen ertesinde böylesine büyük bir saldırıyı yeniden yasalaştırma cesareti bulabildiler. 



 



Üzerinde düşünülmesi gereken esas konu da budur.