Angajman kuralları ve bazı gerçekler

Yeni Şafak Türkiye'nin angajman kurallarını PYD'yi de kapsayacak şekilde genişlettiğini yazdı

GÜNCEL
Pazartesi, 9 Mayıs 2016 (10 yıl 5 ay önce)

Çamur medyanın amiral gemisi Yeni Şafak, Türkiye'nin sözümona IŞİD'e yönelik uyguladığı angajman kurallarını PYD'yi de kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurdu.



 



Angajman kuralları, sınır ötesinden Türkiye topraklarına dönük tehdit sözkonusu olduğunda ya da bu tehdit sınır ötesindeki bir örgütten geldiğinde ordunun o bölgeye saldırmasının yasal kılıfıdır. 



 



Türkiye başından beri PYD'nin PKK'nin Kuzey Kürdistan'daki faaliyetlerini lojistik başta olmak üzere pekçok açıdan desteklediğini iddia ederek Rojava topraklarına girebilmenin yasal zeminini hazırlamaya çalışıyordu. Şimdi bu iddiasını somutlaştıracak çakallıklara yoğunlaşmış şekilde girişeceği anlaşılıyor. Suruç, Ankara ve diğer katliamları "kokteyl örgüt" tanımıyla PYD ve PKK'yle ilişkilendirmeye çalışacak kadar fütursuzlaşan rejim, bu sefer belli ki daha "gözü kara" senaryolarla saldırganlıklarına yasal kılıf uyduracak. 



 



IŞİD'e değil, Kandil ve Rojava'ya değen angajman! 



 



Sözümona IŞİD için geçerli olan angajman kurallarının nasıl işletildiğini biliyoruz. IŞİD sınırlardan elini kolunu sallayarak geçiyor. Yetmiyor bir de rejimin kirli politikalarının önünü açacak tezgahların aktif parçası oluyor. Dahası kendisiyle ilgili olarak dönen pazarlıklarda (Türkiye'nin emperyalist güçler ve bölge gericilikleriyle yaptığı) elini güçlendirecek hamlelerle "hatırlatmalarda" bulunacak şekilde zırt pırt Kilis'i vuruyor. Ya da bu girişimleriyle Türkiye'nin "tampon bölge" daha doğrusu Suriye topraklarını işgaline zemin hazırlıyor da diyebiliriz. O angajman kuralları IŞİD'e böyle, bu anlamda uygulanıyor. 



 



Zaten Kilis'i her vurduğunda TSK Kandil'e bombalar yağdırıyor! Şimdi de anlaşılan o ki, Rojava kantonlarına dönük kapsamlı bir saldırganlık için zemin yoklanıyor, yaratmak için uğraşılıyor. 



 



Yeni Şafak haberinde PYD’nin Kamişlo üzerinden Nusaybin’de PKK’ye silah, mühimmat ve insan takviyesi yaptığını iddia ederek nasıl bir yol izleneceğinin tiyolarını da veriyor.



 



Afrin ve Kobanê hedefte



 



Angajman kurallarının geniletilmesiyle Afrin ve Kobanê’nin karşısında bulunan hakim tepelere 'Fırtına Obüsleri' yerleştirildiğini ve “vur” emri bekledikleri de belirtiliyor.



 



Kısacası rejim Rojava'ya girmekte ya da Rojava'ya saldırmakta kararlı. IŞİD'in Kilis'i vurmasını bile buna gerekçe yapabilecek kadar da gözü dönmüş! 



 



Rejimin merkezileşmede vites büyütmesi boşuna mı?



 



Sadece bu haber bile rejimin kendisini hızla ve en pervasız şekilde merkezileştirmesi çabasının ne ifade ettiğini görmek için yeterlidir. O kadar ki HDP milletvekillerinin tasfiye çabası yetmiyor, Davutoğlu gibi bir "emanetçi" bile şutlanabiliyor!



 



Her şey azami hız, azami yayılma, azami sömürü ve sindirme konsepti içinden belirlenip uygulanıyor. 



 



Bu gidiş, boylu boyunca girilen savaşın sıçramalı bir seyirde ilerleyeceğini gösteriyor. Sadece Kürdistan'la ve bölgedeki kirli-karanlık tezgahlarla da sınırlı olmayacak şekilde... Kiralık işçiliğin hızla yasalaşması bile bunun somut ifadesidir.