Direnişçi işçiler işyerindeki sorgu odalarını anlattılar
Avcılar Belediyesi’ne bağlı Taşeron firmada çalışırken sendikalaştıkları için işten atılan temizlik işçilerinin direnişi 15. gününde devam ediyor.
Direnişteki işçileri gün içinde Avcılar Tüm Bel-Sen ve CHP Avcılar İlçe Başkan Yardımcıları ziyaret ettiler. Direnişte olan işçilere çevre esnafından, emekçilerden, kadınlardan da destek geliyor.
Direniş alanına gittiğimizde Belediye İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı işçilerle direnişin seyri ve genel olarak saldırıların tüm işçi sınıfına yapıldığıyla ilgili sohbet ediyordu. Sohbete biz de katılarak görüşlerimizi söyledik. Sohbet sırasında basının kendilerini görmediğini, seslerini duyurmakta sıkıntı yaşadıklarını bunun için de bir dizi çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
Direnişin 15. gününde temizlik işçileriyle sohbet ettik. Çalışma koşulları, ücretleri, yaşadıkları sorunlar ve sendikalaşma süreçlerini anlattılar. Direniş sürecinde neler yaptıklarını, neler yapmak istediklerini de konuştuk.
İşçiler sabah saat 06:00'da işe başladıklarını ve 9 saat çalıştıklarını söylüyorlar. Görev yeri olarak belirlenen cadde ve sokakların temizliği bitmeden ne bir bardak çay ne de bir sigara içilmesine izin verildiğinden yakındılar:
Sabahın köründe işbaşı yapıyoruz. Kahvaltı dahi yapmamıza izin verilmiyor, işi bitirin ondan sonra yapın deniliyor. İşi bitirdiğimizde mesai saatimiz de bitmiş oluyor. Sürekli grup başı olan çavuşlar tarafından denetleniyoruz.
Ücretlerimiz düzenli ödenmemesi yanında sürekli bizim bilmediğimiz kesintiler yapılıyor, sorduğumuzda ise senin aklın ermez, araştırma, başını ağrıtma deniliyor.

Direnişçi işçiler, taşeron firmaların sık sık işçileri sorgu odasına çektiklerini, bu odalarda işçilere baskı yapıldığını, sorguya çekildiklerini dile getiriyor. Mesai saatleri içinde işçinin biriyle konuştuğu görüldüğünde direkt şirket yetkililerine bilgi gittiği, ardından işçinin sorgu odalarına çağrıldığı, kiminle, ne konuştuğu sorulduğu, özellikle sendikal örgütlenme sırasında bu türden baskıların arttığı dile getiriliyor. Temizlikte çalışan işçiler üzerinde çok yoğun baskı olduğu direnişteki işçilerle konuşmamaları gerektiği, belediye ve taşeron şirket tarafından dayatılıyor.
Bazı işçiler ise idare tarafından direnişteki işçilerle konuşmaları ve sendikadan istifa edip etmeleri için özel olarak gönderiliyor. Bunu anlatan işçi şunları söyledi:
Ben 3-4 yıldır çalışıyorum bu belediyede, bana bunu ileten işçi ise daha bir yıldır çalışıyor ve benim için güya torpil yapacakmış. Adamlar ben sendikadan istifa etsem zaten işbaşı yaptıracaklar. İşte çalışan arkadaşlarımızı böyle kandırıp gaza getiriyorlar, sonra da yanımıza gönderiyorlar.
Hepimizi 25. maddeden işten çıkardılar. 25. madde yüz kızartıcı suç işleme, işi yapmama, savsaklama vs.yi içeriyor. Azıcık yüz olması lazım hem bizi 25. maddeden çıkarıyorsun hem de 'sendikadan istifa et, gel işinin başına geç' diyorsun. Ben yüz kızartıcı suç işlediysem, işimi yapmadıysam, savsakladıysam sen nasıl çalıştırabilirsin? Bu tamamen ikiyüzlülük.

Direnişteki temizlik işçileri ısmarlama haber yapılmasından da şikâyetçiler. Özellikle Sözcü gazetesinin direnişe gelip gelmediğini sorduğumuzda kendileriyle hiç konuşmadıklarını sadece foto çektiklerini ve 'üç-beş beyaz giymiş işçi' şeklinde söz ederek Avcılar Belediye Başkanı Handan hanımın çay ısmarlamasını çekerek asılsız haber yaptıklarını anlatıyorlar:
Sadece direniş çadırında beklemekle direnmiyoruz. Sendikal örgütlenme çalışmamızı sahada devam ettiriyoruz. Sabahtan akşama kadar burada çadırda direniyoruz. Akşam olduktan sonra buradan ayrılıp gecenin bir yarısına kadar tüm direnişteki arkadaşlarla birlikte saha çalışması yapıyoruz.
Biz bir taraftan bu çalışmaları yaparken belediye ve şirket yetkilileri de işçileri takip edip bir bir sorgu odasına alıp baskılarını arttırıyorlar. İşçi arkadaşlarımız daha sendikal örgütlenme nedir, sendika nedir, neden örgütlenilir bunu bile bilmiyorlar. Bir arkadaşımız 'sendika ne' diye soruyor. Bizler de saha çalışmalarında elimizden geldiğince bunları anlatıyoruz. Biz sendikaya üye yapıyoruz. Onlar işçi arkadaşların kollarına girip zorla e-devlet üzerinde istifa ettirmeye devam ediyorlar.
Belediye biz bu işte sorumlu değiliz, çalıştığınız şirket sorumlu deyip bizleri kandırmaya çalışıyor. Ama biz biliyoruz ki, belediyenin bilgisi olmadan işten hiçbir işçi atılamaz. İlk defa bu belediyede bulunan bir komisyon kuruldu. İşçi alımı ve çıkarımı ile ilgilenen bir komisyon bu, komisyonun haberi olmadan işçi çıkarılamaz.
İşçiler, Eğer bu komisyonun bizim işten atılmamızdan bilgisi yoksa, o zaman bu komisyon ne işe yarıyor, neden kuruldu diye de soruyorlar.