Patronları koruyan, işçi haklarını yüz yıl geriye götürecek yasaya karşı Fransız işçileri ve gençler sokaklarda
Toplumsal tepkinin basıncıyla neoliberal birikim politikalarını istediği hız ve süreklilikte hayata geçiremeyen Fransız burjuvazisi ve siyasi temsilcileri uluslararası rekabetin kızıştığı, kriz sarsıntılarının aşılamadığı bu dönemde saldırıyı gemi azıya alacak şekilde yeniden gündemleştirdiler.
Esnek çalışma, güvencesizlik, ücretlerin düşürülmesi başta olmak üzere Fransız işçi sınıfının pekçok tarihsel kazanımını gasp etmeyi hedefleyen yeni Çalışma Yasası, içeriği itibariyle yıllardır katedilemeyen yolun bir sıçramayla alınmasını hedefliyor.
Fransız işçi sınıfı bölükleri ve gelecekleri belirlenen gençler yasa tasarısının geriye çekilmesi için haftalardır sokaklarda. Uzlaşmacı sendikaların ortaya çıkan hareketi boğma ve sisteme yedekleme çalışmalarına rağmen hareket geri çekilmek bir yana giderek büyüdü. Bunu gören hükümet onu bölmek için çeşitli ayrıntılarda geri adımlar atacağı vaadinde bulundu. Özellikle hareketin en dinamik gücünü oluşturan gençleri "kazanmak" adına "rüşvet" olarak tabir edebileceğimiz çeşitli vaatlerle işin içinden sıyrılabileceğini sandı.
Bu manevralarla süreci yönetemeyeceğini anladığı anda da neoliberal siyasetin saldırgan yüzünü göstererek hareketi polis gücüyle ezmekte daha saldırgan bir tutum aldı. Dahası tasarıyı, parlamentoyu devre dışı bırakıp, hükümetin özel yetkisini kullanarak yasalaştıracağını açıkladı.

"Sosyalist" Hollande daha önce tartışmalı ekonomik reform paketinin yasalaşması için kullandığı bu yöntemle, Avrupa demokrasisinin beşiği olarak tanımlanan Fransa özgülünde burjuva demokrasisinin gerçek karakterini de ortaya koymuş oldu.
Cumhurbaşkanı Hollande'ın bu açıklamasından sonra eylem dalgası gerek kitleselliği gerek yaygınlığı ve gerekse militanlığıyla daha da büyüyerek devam ediyor.
Cumhurbaşkanı François Hollande'ın parlamento onayı olmaksızın hükümetin özel yetkisini kullanarak çıkarmakta ısrar ettiği Çalışma Yasası'na karşı belli başlı kentler ve tüm Fransa'da kitlesel ve militan biçimler almakta gecikmedi.
"İşsizlik oranlarının düşürülmesi için çalışma yasası reform paketinin bir şart olduğunu" savunan ve "ne olursa olsun bu yasa geçecek" diyen hükümet işçi ve emekçilerin öyle kolay geri adım atmayacaklarını bir kez daha gördü. Fransız burjuvazisinin işçiyi kolayca işten atabileceği, ücretleri istediği düzeyde tutabileceği, esnek çalışma biçimleriyle emek gücü pazarını tamamen kontrolü altına alabileceği bu yasanın hükümetin özel yetkisiyle geçirileceğinin açıklanmasıyla Paris başta olmak üzere Fransa'nın belli başlı merkezlerinde direniş yangını büyüdü. Fransa, tüm dünya işçi sınıfı ve emekçilerine esin kaynağı olacak bir adrese dönüştü.

Peki bu yasa neden bu kadar tepki alıyor? Çünkü çıkarılmak istenen yasa halihazırda var olan işçi haklarını büyük oranda sınırlamaktadır. Patronları koruyan bu yasa, işçi haklarını tam anlamıyla yüz yıl geriye götürecek bir yasa. Ama işçi sınıfının buna izin vermek gibi bir niyeti yok.
Hükümetin yasayı parlamentoyu es geçerek hükümetin özel yetkisiyle yasalaştıracağını açıklamasından sonra yaşanan süreç sıçramalı bir seyir izleyerek gelinen noktada sendikalara 4 günlük genel grev kararı aldırdı.
Bu arada gösteri ve grevler Fransa'nın kuzeyindeki rafineri bölgelerine sıçrayarak toplumsal yaşamı etkilemeye de başladı. Paris başta olmak üzere Grenoble, Montpellier, Lille, Tours, Marsilya, Toulouse gibi kentlere yayılan gösteriler Fransa sokaklarını adeta yangın yerine çevirdi.
Polisin dizginsizce saldırmasına rağmen geri adım atmayan Fransız halkı, sendikaların grev kararı almalarıyla daha üst bir noktaya sıçrayan bu süreçte ciğerlerini mücadele ve direnişin temiz havasıyla dolduruyor.

"Kazanmasak bile yeni kuşağın direniş kültürüyle buluşması gibi bir kazanımımız oldu" diyen Fransızlar, grevle birlikte yasanının geriletilmesi konusunda daha güçlü bir özgüven kazandı.
Fransız halkı, Hollande'ın "Pek çok hükümet bu baskı yüzünden vazgeçti. Ama ben vazgeçmeyeceğim. Reformist sendikalar ve sosyalistlerin çoğunluğu bu reformu destekliyor. Ülke için gerekli olan bu reform geçecek" sözlerine hakettiği yanıtı verecektir.
Bugün de Nation'da düzenlenen gösteride hükümet karşıtı sloganlar atılarak yürüyüşe başlandı. Yağmurlu bir hava olmasına karşın yasa karşıtları alanları doldurmuş durumda.
