Köleliği derinleştirme hırsı

Kiralık işçi yasasının yasalaşması yetmedi, şimdi de kıdem tazminatının tamamen gaspı gündemde

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 21 Mayıs 2016 (10 yıl 5 ay önce)

İşçi sınıfının kıdem tazminatı, emeklilik hakkı, süreli çalışma sistemi, sendikalaşma ve tüm sosyal haklarının gaspı anlamına gelen kiralık işçi bürolarıyla ilgili yasa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da imzasıyla yasalaşarak yürürlüğe girdi. 



 



Fakat burjuvazi ve siyasi temsilcilerine bu yasal düzenlemenin yaratacağı yıkım da yetmiyor, ek düzenlemelerle onu derinleştirmek istiyorlar.



 



Mesela zaten kiralık işçilikle tehlikeye giren kıdem tazminatı hakkını tamamen gasp etmeye hazırlanıyorlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın şimdi böyle bir tasarının üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Tasarı, Avusturya'daki modelden esinlenilerek hazırlanıyor. 



 



Fona dayalı bu modelde, aylık prim miktarı işçinin ücretinin sadece yüzde 1,53’ü. Türkiye’de ise 30 günlük tazminat hakkı yüzde 8,33’e tekabül ediyor. Bu da Avusturya modelinin Türkiye’de uygulanması durumunda, 30 gün olan kıdem hakkının 6-7 güne inebileceği anlamına geliyor.



 



Neoliberal fırıldaklığın seçkin temsilcilerinden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, salı günü yaptığı açıklamada, kıdem tazminatıyla ilgili yeni düzenlemenin tamamlandığını söylemiş, “Kamuoyuna sunmadığımız ama çalışma hayatı içerisinde bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz en kapsamlı kıdem tazminatı çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz” demişti. Soylu, kıdem tazminatı konusunda farklı ülke örneklerinin incelendiğini de ifade etmişti.



 



Anadolu Ajansı, Soylu’nun söz ettiği araştırmanın bir anket çalışması olduğunu belirtti. Anket kıdem tazminatının gaspı konusunda burjuva hükümetin başından beri kullandığı bir argümanı güçlendirme amacıyla yapılıyor: "İşçilerin ezici bir çoğunluğu tazminat alamıyor, biz hepsinin almasını sağlayacağız"! 



 



Nitekim çıkan sonuçlar da bu argümanı pekiştirerek yapılacak düzenlemeye zemin hazırlayan sonuçlar. Buna göre ‘çalışanların yüzde 86’sının kıdem tazminatı alamadığı’ sonucuna ulaşıldığı iddia ediliyor. 



 



Haberde Bakanlığın hazırladığı düzenlemede öngörülen sistemin, Avusturya’daki kıdem tazminatı modeliyle bazı noktalardan benzerlik gösterdiğini ifade ediliyor. 



 



Avusturya'daki gibi olursa...



Avusturya'da 2003 yılında değiştirilen kıdem tazminatı sistemi Türkiye'deki mevcut uygulamanın gerisinde bir sistem. Yasayla, patronların işçilere hizmet sözleşmesinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı ödemesi yapmaları yerine, her ay işçi ücretlerinin yüzde 1,53’ü olarak belirlenen primi, kıdem tazminatı fonuna ödemeleri gerekiyor.



 



Fonlar devlet tarafından değil, özel sektör finans kuruluşları tarafından yönetiliyor. Prim ödemesi yapacak şirketlerin, prim ödemelerini toplamaya ve değerlendirmeye yetkili 9 özel firmadan biri ile anlaşma yapmaları gerekiyor. Bu firmalar işleyişleri bakımından Türkiye'deki özel emeklilik şirketlerine benziyor. 



 



Bu düzenlemeyle Avusturya'daki patronlar rahat etti. Çünkü eski sistemde bir çalışanın en yüksek kıdem tazminatı seviyesine (12 aylık) ulaşması için 25 yıl çalışması gerekirken, yeni sistemde bu süre 37,5 yıla çıkmış durumda.



 



Ayrıca çalışanın kıdem tazminatına hak kazanma şartlarında da genel anlamda bir değişiklik söz konusu değil. Çalışma hayatına yeni giren bir işçi, ilk 3 yıl içinde hizmet sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazanacak bir şekilde sona erse dahi hesabındaki paraya ulaşamıyor. Hizmet sözleşmesini kendi fesheden işçi yine kıdem tazminatı alamıyor.



 



Bu sistemde patron tarafından işçinin ücretinden kesilen primler kıdem tazminatı fonunda işçinin adına bir hesapta toplanıyor, ancak işçinin bu hesaba ulaşımı hizmet sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanır şekilde sona ermesi halinde mümkün oluyor. Hatta bir işçiye ödeme yapılabilmesi için kendisi adına fona en az üç yıl boyunca prim yatırılması şartı getiriliyor.



 



Türkiye işçi sınıfı şimdi böyle bir çapulculuk ve gaspla karşı karşıya. Avusturyalı işçilerden farklı olarak devletin sağladığı belirli destek ve kolaylıklardan da uzak olarak...