İşçilerin gerçek dostu, onlarla birlikte mücadele içinde omuz omuza olanlardır
Zehra Çaldağ
Neden böyle bir giriş yapıyorum, diye sorulabilir. Dün akşam itibariyle Avcılar Belediyesine bağlı taşeron firma TOMURCUK’ta çalışan temizlik işçilerinden 35’i 19 Nisan’da işten atılmıştı. Belediye ve taşeron firma işçilere, “Sendika üyeliğinden istifa edin, bir daha da hiçbir sendikaya üye olmayacağınıza noter önünde teminat verin” diye baskı yaptılar -yapmaya da devam ediyorlar. İşçiler türlü tehditlere maruz bırakıldı. Beş işçi dışında hiçbir işçi bu baskıya boyun eğmedi ve Avcılar Belediyesi önünde çadır kurarak direnişe geçtiler.
Direniş boyunca belediye meclis üyesi 23 CHP'li direnişteki işçileri desteklediklerini söylediler. Kimi zaman bunu maddi manevi yardım yaparak da gösterdiler. Öbür taraftan Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak belediyede çalışan işçilerin işe alımı, işten çıkarılmalarıyla ilgilenilmesi için hiçbir belediyede olmayan bir komisyon kurdurdu. İşten çıkarılmalar bu komisyonun onayı olmadan gerçekleşemiyorsa, belediye meclis üyeleri, CHP il başkanları, ilçe başkanları, yardımcıları işçilerden yanaysa adama “Siz kimi kandırmaya çalışıyorsunuz” demezler mi?!.
CHP sözde taşerona karşıdır. Güya yıllardır bunun mücadelesini veriyor. Ee bakıyorsunuz Bakırköy, Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Avcılar vs. bütün bu belediyelerde çalışan taşeron işçileri en ağır koşullarda çalışır, ücretlerin ödenmesinde hep sorun yaşanır, ne hikmetse hep de işçiyi destekliyorlardır. Hiçbir şey bilmeyen biri bile bu teraneye inanmaz artık. Lafta işçiye değer vermek kolay, çünkü işçiler, emekçiler en kolay kandırılabilecek kesim olarak görülür.
Aslında mesele ne CHP ne AKP ne de başka bir parti meselesidir. Liberal solcular, reformistler, mücadele etmeye gücü olmayanlar her zaman işçi sınıfının burjuvaziyle uzlaşmazlığının üstünü örterler. Bunun bir sınıf savaşımı olduğunu reddederek kurulu kapitalist sistem içinde demokratik ve ekonomik taleplerin kazanılmasını yeterli görüp işçilerin bir sınıf olduğunu görmezden gelir, işçileri de böyle kandırmaya yeltenirler. AKP buralardaki eylemlerin, direnişlerin sürmesine sevinir, “biz işçinin her zaman yanındayız” mavallarıyla işçinin sesini kısmaya, yaşadıkları kölece koşullardan da beter koşullara ses çıkarmamaları isterler. Dün akşam Avcılar Belediyesi’nin taşeron şirketinin işten attığı işçilerin iş bırakma direnişinde gelip konuşan Burak Yüzbaşıoğlunun yaptığı gibi...

Yüzbaşıoğlu işçilere yaptığı konuşmada Avcılar Belediye Meclis üyelerinden CHP’li olanların işçileri desteklediğini, bunun için görüşmeler yaptıklarını, ama Handan Toprak’a söz geçiremediklerini Handan Toprak’ı CHP ile eş tutmamalarını kendilerine güvenmelerini söyleyip durdu. İşçilerin başlatıp büyüttükleri iş bırakma eylemini psikolojik olarak yıpratmaya ve işçilerin kafasını karıştırmaya çalıştı.
Yıllardır geveledikleri “taşerona karşıyız” politikaları çoktan iflas etti. Avcılar'da direnişteki işçilerin sayısının artması, kararlılıkları ve bir gecede 100’den fazla işçiyi sendika üyesi yapmaları tokat gibi çarptı yüzlerine.
Yüzbaşıoğlu’nun (kendisi de Avcılar Belediye Meclis Üyesi) akşam geç saatlerde direnişteki işçilerin yanına gelerek konuşmasının satır arasında buradaki eylemleri, direnişleri ve bunun sonunda çözümsüzlük olursa Belediyeyi ele geçirmek için AKP’nin bunu dört gözle beklediğini söylemesi bile aslında neyin hesabıyla oraya geldiğinin açık göstergesiydi. Bugüne kadar gasp edilen işçi haklarının yasalaştırılmasında sanki kendi payları, olmamış gibi...
Direnişteki işçilerin CHP konusunda -hala- hassas olduklarını bildiği için bu oyuna başvurdu. Ama bu sefer sökmedi! Direnişteki işçiler kararlılıklarını ve dik duruşlarını daha da ileriye taşıyarak, “O zaman bizi destekleyenler gerekeni yarın yapsınlar Handan Toprak’a” dediler.

Avcılar Belediyesi’nde sendikal örgütlenme bile öncü işçilerin sınırsız emekleri, mücadele azimleri ve örgütlenme isteklerinin yüksek olmasıyla başarıldı. Örgütlenme çalışmasının iki ay gibi kısa sürede yetki alacak düzeye gelmesi sahada yoğunlaşmayı ve yürekten inanmayı gerektiren bir çabadır. 35 işçi sendikal örgütlenme yaptıkları için işten atıldılar. Çünkü onlar gündüz Avcılar Belediyesi önünde, akşama kadar direniş çadırında, akşam geç saatlere kadar sokak sokak, mahalle, mahalle, cadde cadde, çalışan işçilerin peşinde koşup onları üye olmaya ikna etmeye çalıştılar.
Buradan çıkan tek sonuç işçi sınıfının kendi gücüne dayanarak neleri başarabileceğidir. Burjuvaziyle işçi sınıfı uzlaşmaz iki sınıftır. Burjuvazi ile işçi sınıfını uzlaştırmaya çalışanlar işçilerin dostu değildir. İşçilerin gerçek dostu, onlara sınıf bilinci veren, işçilerin bütünün çıkarları doğrultusunda kazanım sağlamaları için destek olan, yol-yöntem önerenler, onlarla birlikte mücadele içinde omuz omuza olanlardır. İşçilerin gerçek dostu yine işçilerdir.