"Sendika biz varsak var..."

"Sendika tek başına bir güç de değil aslında. Güç, arkasında pompalayan mekanizmaya bağlıdır"

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 1 Haziran 2016 (10 yıl 4 ay önce)

Avcılar direnişinin 24. gününde Özgür Demir ile işçiler için sendika ne ifade ediyor, sınıf sendikası nasıl olmalıdır konularını konuştuk:



 



Alınteri: Direnişin 24. gününe geldik. Değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?



Özgür Demir: Biz bu işe başlarken bazı bedelleri olacağını biliyorduk. O nedenle çok yadırgamıyoruz. Ama direnişin ilk başladığı günlerdeki gibi değil şu günlerde yaşadığımız sıkıntılar. Ev geçindirme durumu var, ailevi sıkıntılar var. Herkesin kendine göre bir sürü sıkıntısı var...



 



Direnişte olan arkadaşların hepsini ilk günkü gibi tutmak kolay değil. Bu sıkıntılar baş göstermeye de başladı. Gelmeyenler var. Bu nedenle gerekli adımlar atılıp hızlı bir şekilde çözmek gerekiyor. Dediğim gibi eğer bedel ödemek gerekiyorsa biz buna razıyız. Neden razıyız diyoruz? Bu direnişten kaçmak ya da başka bir anlama gelmesin, sadece bazı sıkıntıları aza indirebilmek için buna razıyız bedel öderiz. Bu şu anlama da gelmiyor. Bu bedeli kabul ettiğimiz anlamına da gelmesin ama direnişteki arkadaşlarımızın birçoğunun geri dönüşünü sağlamak ve sıkıntıları en aza indirebilmek için birkaç kişi bedel ödemek zorunda kalacaksa buna razıyız diyorum. Bu böyle okunması gerekiyor.



 



Alınteri: Sendika işçilerin yanında gözüküyor. Siz nasıl görüyorsunuz?



Özgür Demir: Tam olarak öyle bakmayın. 10 gün - 20 gün işçinin yanında oldu ama 3 günlük iş bırakma eyleminden sonra sendikanın kariyeri meselesi haline geldi.



 



Alınteri: Sizin kafanızdaki işçi sendikası nasıl, asıl önemli olan bu...



Özgür Demir: Bunu bana 10 yıl önce sorsaydınız “sendika bizim arkamızda net olarak durur ve sahip çıkar” derdim. Ama bu süreçte... bir örnekle anlatmaya çalışayım. “Bir çocuğun, en çok annesine güvenirken annesinin babasından dayak yerken gördüğünü düşünün, şimdi biz burada çıktık. Arkamızda hiç kimse yok. Ne yapacağımızı bilmiyoruz, ne edeceğimizi bilmiyoruz. Biz sendikalıyız dedik. Örgütlenirken öyle söylüyorlardı. Siz sendikalısınız diyorlardı ve biz de sendikalıyız dedik ya, ne yapacağız. Verdiğim örnekte olduğu gibi bir çocuğun en çok güvendiği annesini babasının döverken görmesi gibi... Ya da bir çarşıya gittiğinizde çocuk babasına çok güvenir, onun gözünde herkesten güçlüdür. Babası iridir, büyüktür. Birisinin gelip çocuğunun yanında ona tokat attığını düşünün. O çocuğun psikolojisi nasıl olur. O çocuğun güveni biter.



 



Baştan beri anlatmaya çalıştım, sendika biz varsak var. Biz yoksak sendikanın gücü de yok, sendika da yoktur. Bunu sendikada örgütlenirken de arkadaşlarla paylaştık, örgütlenme sürecinden sonra da anlatıyoruz. O nedenle sendikaya tam olarak güvenmemek değil ama sendikanın atacağı her adım bizim hareketimizle belirlenecek. Bizim duruşumuzla belli olacak.



 



Alınteri: Şunu söyleyebilir miyiz? Sendika işçilerin çalışma koşullarını, sosyal haklarını alabilmesi için kullanabileceği bir kalkandır. Bu kalkanı kullanmasını bilecek olan da işçilerin kendileridir.



Özgür Demir: Tabii tabii. İşte asıl mesele bu!



 



Alınteri: Sendikayı sadece kendine siper olarak kullanır ve ilerletmezsen olduğu yerde durur. Ama onu ilerletmeyi bilirsen senin yanında ve mücadelenin içinde olmasını sağlarsın.



Özgür Demir: Sendika bir malzeme ya da bir alet değil. Sendika tek başına bir güç de değil aslında. Güç, arkasında pompalayan mekanizmaya bağlıdır. Onu nasıl pompalarsan öyle güç sergiler. Böyle düşünmek gerekiyor. O nedenle sendikanın yapacağı her hamlenin bizim ne istediğimizle ilgili olması gerekiyor.



 



Alınteri: Sizin adınıza verdiği karar yanlış olursa ne yapabilirsiniz?



Özgür Demir: Şöyle bir durum var. Çok büyük bir şeyden bahsediyoruz. 400 işçinin üyeliğinden bahsediyoruz. Bunların hepsi kanunları, yasaları bilmiyor. Süreci tam olarak bilmiyorlar. Adam gelmiş, 'ben sendikalıyım amirim bana fırça atabiliyor' diyor. Biraz bu algıyı yerleştirmek önemli. Tamam! sen sendikalısın da çalışan da birisin, sendika yanlış kararlar alacak mıdır? Evet alacaktır. Ama bu onu pompalayan mekanizmayla ilgili.



 



Alınteri: Sendikayı hareketlendirecek, bütünün çıkarları doğrultusunda mücadele etmesini ivmelendirecek olan işçiler bu bilinci nasıl alacak? Neredeyse yirmili günleri geride bıraktık. Direniş alanı okul deriz ama burada hala herhangi bir eğitim çalışması göremedik. Bu konuda ne yapılmalı?



Özgür Demir: Söylediğinize kesinlikle katılıyorum. Ben bu konuda ısrarla işin uzmanlarının gelip burada eğitim semineri vermesi gerektiğinin altını çizdim. Bugün 24. gündeyiz bu konuda tekrar tekrar konuştuk “İnsanların bilinçlenmesinden mi korkuyorsunuz” dedim. Bu konuda sendikaya, en yetkili olanlara, “Eğitim yapılması için hiçbir şey yapmadınız” dedim. Hiçbir şey demediler. Sadece en kısa zamanda bunun örgütlenmesini yapacaklarını dile getirdiler. İlerleyen günlerde bunun için yapılacak olan girişimleri göreceğiz hep birlikte.