Rakka’ya sefer hazırlığı

Suriye politikası iflas etmiş olan AKP yeni çakallıklar peşinde

DÜNYA
Çarşamba, 1 Haziran 2016 (10 yıl 4 ay önce)

Hejar Baran



 



ABD'yle kapalı kapılar arkasında hangi pazarlıkların döndüğü, neye karşı neyin vaadedildiği bilinmez ama Türkiye şimdi de “Rakka'nın temizlenmesi” bahanesiyle Suriye'ye girmenin yolunu arıyor. 



 



Hatırlanacağı gibi bugüne kadar desteklediği ve farklı isimlerle pazarladığı sayısız savaş çetesinin varlığı üzerinden Suriye'de bir nüfuz alanı kazanmaya çalıştı. Emperyalistler arasındaki hegemonya tepişmesinde fiilen bölünen ülkenin özellikle Rojava bölgesinde, Barzani'nin de desteğiyle yeni bir pazar ve egemenlik alanı yaratmak için az fırıldak çevirmedi. Bu onun için stratejik önemde bir hedefti. En başta tarihsel Kürt korkusu ve bölünme kabusuyla Rojava'da ortaya çıkan gerçeği ezmesi gerekiyordu. 



 



Öte yandan haritaların yeniden çizildiği bu kaos ortamında tekelci burjuvazi için alan açmak hayali bakiydi. Bunun için Suriye'de çevirmediği kirli dolap, kurmadığı kanlı tezgah kalmadı. IŞİD de dahil orada ne kadar gerici savaş çetesi varsa hemen hepsiyle gizli-açık ilişkiler kurdu, bazılarını zaten kendisi örgütledi.



 



Emperyalist kapitalizmin öz çocuğu IŞİD "istikrar" için tasfiye edilmesi gereken bir güç haline geldiği oranda (her kapıyı açan kilit rolünü kaybetmeden) emperyalistler de dikkatlerini her şeyden önce buna çevirdiler. 



 



Bunun için Türkiye'nin o lejyoner güçleri de dahil pekçok araç devreye sokuldu. Fakat sonuçta YPG/YPJ'nin etkin olduğu Demokratik Suriye Güçleri-QSD öncülüğünde IŞİD'in merkezi olan Rakka'ya operasyon başladı. Keza bölgede QSD dışında bunu yapabilecek başka bir seçeneğin olmadığı bizzat pratikle ortaya çıktı. 



 



Türkiye şimdi Rakka'nın kuzeyine düzenlenen bu operasyonun Rojava'yı daha fazla rahatlatacağı ve Kürtlere uluslararası prestij sağlayacağı hasedi ve korkusuyla oyun dışı kaldığı bu sürecin parçası olmaya çalışıyor. Kaldı ki bir zamanlar beslediği IŞİD bu arada "tampon bölge" olarak tasarlayıp işgale hazırlandığı Azez'e doğru ilerliyor. Bu gerçeği de kullanarak ABD emperyalizminin güdümündeki "Koalisyonun" havadan QSD güçlerinin karadan yürüttükleri Rakka operasyonuna ordusuyla dahil olmaya çalışıyor.



 



Bunun yasal altyapısı da hazırlanmış durumda. CHP’nin de destek verdiği “savaş tezkeresi” ile bunun temeli atılmıştı zaten . Habertürk'ten Çimen Çetin'in haberine göre Bakanlar Kurulu böyle bir işgal için yeni bir planlama yaptı ve bu, Tayyip Erdoğan'ın da onayından geçerek yürürlüğe girdi. 



 



Dışişleri Bakanlığı'nın hazırladığı, Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen düzenlemenin başlığı, "Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvvetlerinin Faaliyetine İlişkin Esasların Yürürlüğe Konulması" 



 



Haber şöyle devam ediyor: 



 




Düzenlemeyle birçok bakanlığa ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yetkiler veriliyor.





Dışişleri Bakanlığı, birliklerin sınır geçişleri, intikal ve konuşlanmasından sorumluyken ayrıca kurumlar arası koordinasyon görevini de üstlenecek. 





Genelkurmay Başkanlığı da tüm askeri birliklerin sorumluluğunu ve birliklerin hazırlanması, askeri birliklerin yurt içi ve yurt dışında konuşlanacağı birliklerin tespiti görevini üstlenecek.





Milli Savunma Bakanlığı ise yurt içinde konuşlandırılacak birlikler için kamulaştırma görevini üstlenecek. O birliklerin güzergahlarının belirlenmesi, hava ve deniz limanlarındaki yükleme ve boşaltma işlemleriyle iletişimlerini sağlamak için frekans tahsislerini ise Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sağlayacak.





Tüm bu faaliyetlerin koordinasyonu içinse 'Uygulama ve Eş Güdüm Kurulu' oluşturulacak. Kurul, hava, kara ve deniz üsleri ile sınır kapılarının kullanılmasından sorumlu olacak. Sınır geçişlerinde diğer ülkeye gidecek birliklerin belirlenmesi durumunda en geç 5 gün içinde tüm planlamaları yapacak.





Yabancı ülke birliklerinin Türkiye'ye gelmesi, buradan başka bir ülkeye geçişleri ise haliyle yüksek bir bütçe gerektiriyor. Buradan doğacak tüm masraflar ise ilgili ülkeler tarafından paylaşılacak. Türk ve yabancı birliklerin Türkiye de konuşlanmaları ya da başka bir ülkeye geçişleri sırasında ise tüm güvenliği Türk askeri sağlayacak.




 



Sözün kısası Türkiye Suriye'yi işgal planını bu sefer kanı sudan ucuz Memed'i cepheye sürerek, bölgesel savaşın acılarını daha somut acılara dönüştürerek hayata geçirmeye hazırlanıyor. 



 



Savaşa giriyor, işçi ve emekçilerin hayatlarını, varlıklarını doğrudan etkileyecek bir savaşa... Başkanlık sisteminin, estirilen onca terörün arka planında neler var şimdi tek tek görüyoruz.