Çarşamba, 17 Ocak 2007 (19 yıl 9 ay önce)
Anne Penketh
Amerikan kuvvetleri İran hükümetinin
Kuzey Irak’taki bürolarına baskın düzenledi, saatler sonra
Başkan George Bush,
Tahran’a dönük bir ‘savaş ilanı’ olarak tanımlanan bir uyarı yayınladı.
İranlılara göre içlerinde diplomatların da bulunduğu 6 kişiyi askerler gözaltına aldı ve İran tarafından lanetlenen saldırıda gözaltına alınanların dökümanlarına ve bilgisayarlarına el koydu. İngiliz asıllı önde gelen İranlı uzman
Ali Ansari, bu olayın “
aşırı bir provokasyon” olduğunu söyledi. Doktor Ansari, Bay Bush’un gelecekteki Irak stratejisi üzerine konuşmasının İran’a yönelik bir ‘savaş ilanı’ olduğunu belirtti.
[foto]iran.jpg[/foto]
Doktor Ansari, “
Savaşın genişlemesi riski var. Gerilimin temelini oluşturması nedeniyle, biz ‘soğuk bir savaş’tan ‘sıcak bir savaş’a geçiyoruz” dedi.
Başkan konuşmasında, İran ve
Suriye’yi Amerikan birliklerine karşı saldırıya destekleyici malzeme sağlamakla suçladı ve sınırdan “destek akışı”nı durduracağına yemin etti. Bush,
“Arayıp bulacak, Irak’taki düşmanlarımıza gelişmiş silahlanma ve eğitim sağlayan ağları imha edeceğiz” dedi.
Dr. Ansari, dünya kamuoyunun Irak,
Afganistan ve
Somali’deki çatışmalara odaklandığı bir sırada Bush yönetiminin İran’ı rahatlatmaya karar vermiş olduğunu öne sürdü:
“Burada kimsenin farkına varmadığı bir vurgu değişikliği vardır”.
Ansari, Irak’taki etkinliğini ve nükleer programını durdurmayı reddetmesinden dolayı Şii İran’ın yükselişiyle kendilerini tehdit altında hisseden “ılımlı” Arap devletleri, Bush’un önceki yaklaşımından medet umabilirlerdi, dedi. Birleşik Devletler Dışişleri Bakanı
Condoleezza Rice bu hafta
Mısır,
Ürdün ve
Suudi Arabistan’ı bu yüzden ziyaret etti.
[foto]suriye.jpg[/foto]
Şimdiye kadar Bush yönetimi, farkında olunan İran tehdidine diplomatik olarak değinmekle tatmin olmuştu. Birleşik Devletler 23 Aralık’ta Tahran’a karşı yaptırımları onayladı. Fakat
Birleşmiş Milletler tarafından benimsenmiş ekonomik önlemler, nükleer silah üretiminin önünü açacak uranyumun zenginleştirilmesi programını durdurmaya ikna etmede başarısız oldu. Birleşik Devletler müttefik devletlere tek taraflı şiddetli yaptırımlarda bulunmaları için çağrıda bulunuyor.
Başkan Bush ilerde yapılacak değişikliklerin bir işareti olarak geçen hafta Irak ve Afganistan için Genel Komutanlığın başkanlığı için
General Abizaid’ın yerine
Amiral William Fallon’u atadı.. Bu hafta Bay Bush Körfez’e İran’ı kontrol altına almada kullanılacak ikinci hava çıkarmasının gemilerle desteklenmesi emrini verdi.
Birleşik Devletler Hazinesi Salı günü kitle imha silahlarının kaynağı (proliferator) olarak adlandırılan
İran Sehap Bankası'yla iş yapan Amerikan şirketlerini ve yurttaşlarını tehdit etti ve Amerikan yetkisi altına giren aktif varlıklarını bloke etti.
Fakat eğer Birleşik Devletler İran’a askeri olarak -ki rivayete göre
İsrail’de bazı yüksek rütbeli görevliler bunu talep etmektedirler- karşı durmayı sağlayabilirse, Bush yönetimi kendini dört cephede çatışmalar içinde bulacaktır.
ABD özel kuvvetleri, Somali'de Pazartesi günü erken saatlerden itibaren El-Kaide şüphelilerini aralıksız operasyonlarla toplamaktadır. Ki bu operasyonlar, Amerikalıları başarısız bir biçimde yeniden çatışmanın içine çekme riskini içeriyor. ABD güçleri El-Kaide lideri
Usame bin Ladin ve örgütün ileri gelenlerini avlamak amacıyla Afganistan’ın güneyinde de faaliyet göstermektedirler. El-Kaide koalisyon güçlerine artık daha cesur bir biçimde saldıran
Taliban müttefiklerini yeniden etkinleştirmiştir.
Irak’ta ABD birlikleri her gün Sünni ve Şii bombaları altında asker kaybı vermektedir.
Başbakan Nuri El-Maliki’nin Şii hükümeti, müttefiki olan Şii militanların hükümet(in kontrolü altına)e alınmaması halinde günlerinin sayılı olduğu şeklinde dün Bayan Rice tarafından uyarılmıştır.
Bayan Rice,
“Başkan dün gece İran’ın birliklerimizi tehdit edecek faaliyetler içinde olduğunu hepimizin bildiğini ve bu faaliyetlere karışanların peşinde olacağımızı çok açık bir biçimde dile getirmiştir” diyerek Başkan Bush’un İran’a yönelik belalı niyetlerinin izinde olduğunu göstermiştir.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü
Muhammed Ali Hüseyin İran devlet radyosundaki konuşmasında
Erbil’deki İranlı görevlilerin bulunmasının yasal olması nedeniyle ‘diplomatik bir yerin’ hedef alındığını belirterek, ABD güçlerinin Erbil’e saldırısını protesto etmiştir.
İronik olan şudur ki 2003 yılında ABD tarafından devrilmeden önce İran’a saldıran
Saddam Hüseyin’di. ‘Pers ordularının’ tehdidi saplantısı ile, İran’ın Batıdaki komşusundan korkması için nedenleri olduğuna inanmasını sağlamak amacıyla, Saddam kitle imha silahları konusundaki belirsizliği korudu. Öyleyse Amerikalılar İran ile anlaşmayı reddederek stratejik bir hata mı işlemişlerdi? Dr. Ansari’ye göre
"Kuşku yok ki, bu işten hayır gelmez”
*12 Ocak 2007 tarihli
İndependent’tan
alinteri.net için çevrilmiştir.