Hindistan'da rüşvet skandalı

Rüşvet skandalı Hindistan’da beklenenin aksine küçük bir etki yaratmanın dışında hiçbir şeyi değiştirmedi.

DÜNYA
Pazartesi, 26 Şubat 2007 (19 yıl 8 ay önce)

YENİ DELHİ—Beklenenin aksine Tehelka Hindistan’da hiçbir şey değiştirmedi, özellikle de hükümeti.

Rüşvet açığa çıktığında ilk tepki, büyük bir sansasyon oldu. Bu, çevrilmiş en büyük dolap olarak görünüyordu. Koalisyon hükümeti arka plandaydı.

Müttefikler öfkeleniyor, istifa talep ediyor ve rüşvet aldıkları ortaya çıkanlara karşı harekete geçiyordu.

Muhalefet tarafı ateşlenmişti, iktidardakilere çamur atıyor, parlamentoyu da rehin alıyorlardı.

Politik gözlemcilere göre ise, bir deja vu hissi hüküm sürüyordu. Öfke rüzgarının buharlaşarak tükeneceğinin, feryadın yerini gevşemenin alacağının ve böylece ülkenin politik siteminin ciddi bir şekilde hasar göreceğinin farkındaydılar. Maalesef, bu doğru bir öngörüydü.

Fakat Tehelka dümeninin bazı doğrudan etkileri de oldu. Mamata Banerjee (Benerci), Trinamool Kongresi'nin (merkezi hükümetin önemli müttefiki) lideri, muhalefet resmi olarak hükümetin istifasını talep etmeden önce, kabineden çekilmeye karar verdi.

Karar tuhaf görünüyor, fakat gerçek şu ki, bu olmayacak iş değildi. Banerjee, partisinin Bharatiya Janata Partisi'yle (BJP) ittifakının Batı Bengal’deki yaklaşan meclis seçimleri bağlamında bir sorumluluk olduğunu fark etti ve hükümeti bırakmak ve güçlü Komünist imparatorluğun üzerine gitmek için gerekçeler aradı.

Kongrenin bu girişimin önüne geçmek için harekete geçmesine rağmen, BJP fazla bir şey yapamadı. Buna rağmen, hükümetin içinde ve dışında durum aynı kaldı.

Ülkenin Kuzey Doğu kesiminde bir müttefiki tarafından terkedildikten sonra, iktidardaki BJP dikkatini yakında seçime gidilecek bir eyalete yöneltti. Assam eyaleti Başbakanı Prafulla Kumar Mahanta iktidarda tutunabilmek için bir yandan isyanlara karşı, diğer yandan da devlet görevlerinin yerine getirilmesini engelleme eğilimleriyle mücadele ediyordu.

Partisi Assam Gana Parishad, Meclis seçimlerinde birlikte mücadele vermek için BJP’yle ittifaka karar vermeden önce bozguna uğradı. Union Home Başkanı LK Advani kişisel olarak işbirliği yapmaya ve geçmişte devlete zarar veren isyana karşı çıkarak bakanlığına desteği garantilemeye yoğunlaştı.

Olaylar Tehelka çatışmasının açığa çıkmasıyla başladı, fakat henüz onun olası serpintileri olarak kabul edilemez. Bu Tehelka olsa da olmasa da meydana gelecekti.

Hükümetin istifası talebinin karşılığı, bir soruşturmanın başlatılması oldu. Hükümet kamuoyundaki imajı konusunda ihtiyatlıydı ve tuzakçı gazetecilerden para kabul ettiği gizli kamerayla yakalanan parti başkanı Bangaru Laxman’ı cezalandırarak bazı hasar-kontrol çalışmaları yaptı.

Soruşturma komisyonunun oluşumu, mahkeme başkanının, başbakanın tüm davayı bilirkişinin araştırması talebini reddetmesiyle barikata çarptı. Fakat, olay açıklandığında, ordu hızlı tepki verdi. Bir soruşturma ekibi oluşturdular ve olayla doğrudan bağlantısı olanların bazılarını makamlarından uzaklaştırıp bazılarına hızla ihtiyati tedbir için tespit davası açtılar.

Kalite Güvencesi Ofisi’ndeki yüksek rütbeli bir subayın başka yüksek rütbeli bir askerle suç ortağı olduğu ortaya çıktı, bu kişi Tehelka muhabirlerine Devlet Bakanı Harin Pathak’ın özel sekreteriyle görüşme ayarlama sözü vermiş ve diğerleri olay açığa çıktıktan sonra kaybolmuştu. Fakat o, ordu soruşturma komitesinden önce Nisan 13’de meydana çıktı. Ordu, araştırma bulgularını gelecek aydan önce tamamlayacak gibi.

Fakat Tehelka, bazı gerçek konuları tartışmaya açtı. Bu konulardan biri partinin fonlanmasıydı. Savunma Bakanı George Fernandes, istifasını sunmasının ardından TV’de boy gösterdi ve bu konuyu tartışmaya açtı.

Partisinin başkanı Jaya Jaitley, gizli kameraya yakalandı. O ve Fernandes parti başkanlığından ve savunma bakanlığından istifa ettiler. Fernandes şöyle dedi:

Politik partilerin kaynakları ve seçimler için fonlarını yönetmeleri ve diğer aktiviteleriyle ilgili bir tartışma olmalı.
Bu konu geçmişte bazı çevreler tarafından ortaya atılmış ama somut bir sonuç alınamıştı. Seçim Komisyonu, siyasi partiler arasında bir konsensüse varılamamış olan, partilere verilen devlet fonunun metoduna ilişkin bir araştırma yapıyor.

9 Nisan’da India Today dergisinde yayınlanan bir makalede Congress Partisi’nden Jairam Ramesh politik partilere sağlanan devlet fonu konusunu ortaya attı. ‘Kamu yararı’ için yeni bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi. Fakat bu nihai tartışma gibi görünmüyor. Gazeteci Surjit S Bala'nın ifadesiyle,
'Kamu yararı’ tartışmalarına dönülmesi, politikacıların kamu giderlerinden daha da zenginleşmesi talebinin desteklenmesi için bir payandadır.
Ayrıca, “Burada bariz çıkar çatışmaları üzerinde çok az düşünülüyor –devlet fonu sadece oturmuş partileri destekliyor ve rekabeti sulandırıyor”.

Gerçekte bu tartışmaların her iki tarafında da haklılık payı olabilir, fakat halkın hafızası geçici olduğu sürece hiçbir sistem mükemmelleştirilemez. Ayrıca, rüşvet karşıtı ahlak hareketi, kayıtsızlıkla karşılaşabilir ve bu tartışma tamamen ve sessizce toprağa gömülebilir.
Tehelka Kongre Partisi’nin solan ruhunu bir ölçüde yeniden canlandırmayı başardı.

Parti inişteydi ve bu nedenle Başkan Sonia Gandhi, partinin imajını canlandırmak için Kumbh Mela’ya gitmek zorunda kaldı. Partinin birkaç destekçisi vardı ve tarafsızlar, parlamentonun içinde ve dışında etkili bir muhalefet için üçüncü cephenin yeniden canlandırılmasıyla meşguldü.

Tehelka olayı görüntü olsun diye öne çıkarılıyor. Partinin iç sürtüşme ve zümre politikaları gibi geleneksel bozuklukları varlığını sürdürdü. Parti yaklaşan meclis seçimlerinde Kerala’da Komünistlerle rekabet pozisyonundaydı. Fakat parti, Kerala’dan eski bir Kongre üyesinin akrabası olan Karunakaran’ı Kongre Çalışma Komitesi’nden istifa etmesinin ardından aday listesine almayı reddetti.

Bu partinin şansını kötü etkiledi. Bu olay Hindistan’ın en eski politik partisinde hiçbir şeyin değişmediğini gösterdi. İktidarda olduğu dönemde insanların güvenini kaybetti, iktidardaki parti savunulamaz durumdayken, muhalefet olduğunda da insanların ümidini kırdı.

Hindistan’ın dördüncü eyaleti, Tehelka olayının sonuçlarıyla karşı karşıya. Araştırmacı gazeteciliği yeniden dirilten de bu olayların patlak vermesiydi. Yeni (Internet) medya, Hindistan’da, geleneksel basına bir alternatif olarak öne çıktı. Bu olaylar, herkesin gözünü açtı.

Tehelka Editörü Tarun Tejpal, politikadan uzak duruyordu fakat İçişleri Bakanlığı’nın emrinde çalışan Merkezi Araştırma Bürosu tarafından sık sık taciz edildi. Fakat halkın hiçe sayılması ve medya kardeşliği ittifakı korkusu, aklıselimi muhafaza etti.

Tejpal, “Bizim hedefimiz savunmayı sağlayan makinedeki çürük düzeni ortaya çıkarmak ve henüz bunu yapıyoruz. Bulgularımızı ilgili kişilere ve medyaya sunduk ve şu anda bu işin dışındayız” dedi. Ama Zee TV'yle anlaşması sonucu Tehelka kasetlerinin televizyon kanallarında yayınlanması, birçok soruyu gündeme getirdi. Anlaşma için uygun miktarda bir ödeme aldı ve şüphesiz birçok eleştiriye uğradı.

Olayın patlak verip aydınlanmasından mutlu olmasına rağmen Outlook dergisinin editörü Vinod Mehta bu tür soruşturmaların yürütülüşünde ilişkin netlik konusunda uyarıda bulundu. “Bu tür önlemler, ulusal çıkar açısından çok önemli olmadığı sürece teşvik edilmemeli” dedi. Sorun, ulusal çıkarı tanımlayabilecek kişilerin niteliğinin ortaya koyulmasında.

Ehtesham Shahid'e ait bu makale South Asia Times’tan çevrilmiştir.