Perşembe, 8 Mart 2007 (19 yıl 7 ay önce)
Yaşanacak Dünya okurları, Avrupa çapında başlattıkları "Alınterimle buradayım" kampanyası kapsamında sokak faaliyetine hız kazandırdılar.
Almanya'nın Köln kentinde, semtlerin merkezi yerlerine stantlar açıldı. İlk stant göçmen emekçilerin yoğun yaşadığı Corwailer'a kuruldu.
Alışveriş merkezlerinin ve tren garının olduğu yerin çıkışında, Almanca-Türkçe "Alınterimle buradayım" yazılı pankartın açıldığı ve çevresine afişlerin asıldığı stantta imza metinlerinin yanında kampanyanın içeriğini anlatan dosyalar yer aldı.
ENTERNASYONEL RENK
On kişinin katıldığı stant açma etkinliğine, Lübnan saldırısı sırasında yapılan savaş karşıtı eylemlerde Yaşanacak Dünya ile tanışan Lübnan'lı bir kampanya aktivisti de yeraldı. Daha çok Alman ve Araplardan imza toplayan Lübnanlı en fazla imzayı toplayan aktivist oldu.
Farklı uluslardan göçmen emekçilerin özelde de gençlerin ilgi gösterdiği stantta renkli, aynı zamanda da "zor" anlar yaşandı.
Alman ulusundan olanlar daha mesafeli duruyorlardı. Fakat bir Alman emekçi stant başında yaklaşık bir saat yapılan sohbet sonrası ikna oldu. Kampanyanın içerik ve taleplerine katılırken bunların arasında "
Sınırdışılar durdurulsun"a itirazı vardı.
Burada "suç" işlemişse gönderilmeli diyordu. Kampanya aktivistlerinin, kişiyi "suç" işlemeye götüren toplumsal koşulları anlatması üzerinden ikna olup imza attı.
Standa ilgiyle yaklaşan iki kafadar, kampanyanın içeriği üzerinden yapılan sohbet sonrası imzalarını verdiler. Fakat sonra dönüp dolaşıp tekrar geri gelerek
"Biz imza attık ama niye attığımızı bilmiyoruz" diyerek imzalarını geri istediler.
Kampanya aktivistlerinin tüm canhıraş anlatımlarına rağmen biri ikna edilemedi. Sorunu idrak eden arkadaşı kendisine anlattı kampanyayı fakat yine anlaşılmadı. Sonra sorunu anlayan, eğilip afişteki fotoğrafı göstererek:
Bu fotoğrafa bak. Buradakiler Alman olsaydı 2 bin euro alacaklardı. Göçmen oldukları için 500 euro alıyorlar.
Kampanyanın
"eşit işe eşit ücret" talebini kendi kavrayışı ve dili üzerinden arkadaşına anlatmıştı. Kampanyaya niçin destek verdiklerini anlamış olmanın keyfiyle ayrıldılar stanttan.
Çocuklar yanaştı stanta.
"Amca ne yapıyorsunuz burada" diye meraklarını gidermek istiyorlardı. Kampanya aktivisti, amacı anlatmaya çalışsa da doğal olarak anlaşılmamıştı sorun. Ama anlatılmalıydı.
Bakın sizin dedeniz, anneniz, babanız yıllarca çalıştı burada. Şimdi onları göndermek istiyorlar. Biz de onlar gönderilmesin diye yapıyoruz bunu.
Çocuklar meraklarını gidermiş ve bir yerinden anlamışlardı kampanyanın amacını. Onlarında o an kendilerince yapacakları vardı, harçlıklarından feragat edip ceplerindekini bağış kutusuna attılar.
Bir ay boyunca şehrin değişik yerlerinde açılacak ve bir eylem etkinlik alanına çevrilecek stantların ilkinde 120 imza toplanabilmiş ve kampanya emekçilerin yaşam alanlarına taşınmıştı. Bundan sonrası, daha fazlası...