Pazartesi, 26 Mart 2007 (19 yıl 7 ay önce)
Cumartesi günü Peugeot/Citroen işçileriyle buluşan kampanya çalışanlarının pazar günkü durağı Sarcelles semt pazarıydı.
Haklarını korumak için yürütülen kampanya, Paris'in en büyük ve köklü göçmen banliyölerinden biri olan Sarcelles'de gerçek sahipleri olan göçmen işçi ve emekçilerle buluştu.
Sarcelles'de her pazar günü kurulan ve adeta göçmen akınına uğrayan semt pazarında iki saatten fazla bir süre bildiri dağıtıldı ve imza toplandı.
Pazara gelen emekçiler ve pazarcılar arasında yürütülen imza toplama çalışmasında toplam 164 imzaya ulaşılırken, yüzlerce bildiri de emekçilere ulaştırıldı.
ZORU BOZMAK!
Bugüne kadar ki kampanya çalışmasında belki de en çok zorlanılan alan Sarcelles'deki semt pazarı oldu. Bunun başlıca nedenini,
göçmenlerin politik faaliyete olan uzaklığı ve ürkek yaklaşımı oluşturuyor.
Öyle ki, pazardaki pek çok emekçi, önlerine uzatılan imza föylerine imza atmaya veya bildirileri almaya dahi çekingen yaklaştı. Bunda, emekçilerin pek çoğunun Fransızca okumasını bilmemesinin de rolü olmasına rağmen,
asıl neden politik faaliyete karşı duyulan korku ve çekingenlik.
Emekçilerin, önlerine uzatılan imza metinlerini geri çevirmesi başlangıçta kampanya çalışananlarının moralini bozdu. Hatta bazı kampanya çalışanları
“Göçmenler imza vermiyor, Fransızlardan imza istemek daha kolay” gibi söylemlerle yüzgeri de oldular.
Ama sonrasında tazelenen ısrarlı ve inatçı yüklenme, pazarın içine girip hemen hepsi göçmen olan pazarcılardan imza toplamak, tezgah önünde bekleyen emekçilere kampanyanın amacını uzun uzun anlatarak ısrarla imza istemek gibi ara taktiklerle de birleşince zor yavaş yavaş bozulmaya başladı.
“Merhaba” denilerek bildiri uzatılan Türkiyeli bir emekçinin kimliğini gizleyerek
“bonjour” deyip uzaklaşma çabası, arkasından giden ve kampanyayı anlatan çalışanın ısrarıyla imza föyüne imza olarak dönerken, bir süre sonra kampanya çalışanlarının varlığına alışan emekçilerle çalışanlar arasında daha samimi ve içten diyaloglar yakalandı.
“Devrimci ve demokrat olduğunuz için imzalıyorum” diyerek imza atan bir Türkiyeli emekçi, kampanya çalışanının
“sağol ama asıl haklarına sahip çıkmak için imzalamasın” demesine
“haklısın, haklarımızı korumak için bir şeyler yapmalıyız” cevabını verirken, Türkçe bildiriyi baştan sona kadar büyük bir dikkatle okuyan bir diğeri
“tabi imzalarım” diyerek imza attı.
KAMPANYAYI KİTLELERE TAŞIMAK!
Evet, Sarcelles semt pazarındaki göçmen işçi ve emekçilerden imza toplamak, bugüne kadar diğer alanlardaki imza toplama faaliyetinden daha zor oldu. Fakat, inatçı ve ısrarlı bir duruşla aşılan bu zor, çalışmayı geriletmeyeceği gibi kampanyanın daha geniş kitlelere taşınması konusunda yeni bir iddia ve hedefin de başlangıç muştusudur bizler için!..
Kampanyayı işçilere, emekçilere, öğrencilere, toplumun çeşitli katmanlarından kitlelere taşımaya inatla ve ısrarla devam edeceğiz. Paris'in her sokağı, meydanı, pazarı, okulu yeni bir eylem alanı, taze bir başlangıç olacak.
Bugün standta, işçi eyleminde, semt pazarındaydık, yarın
afişlerle donattığımız semtlerdeki emekçi evlerinin kapısını çalacağız... Peugeot/Citroen işçileriyle direniş çadırında olacağız... Sarkozy'nin seçim bürosu bahane edilerek sokağa çıkmamızın engellenmeye çalışıldığı
“göçmen mahallesi”nde dolaşacağız... Kahvelere, üniversitelere, evlere... kampanyayı kitlelere, kitleleri kampanyaya taşıyacağız!...