Cuma, 11 Mayıs 2007 (19 yıl 5 ay önce)
DEUTSCHE: Antiterrorgesetz in Aktion
TÜRKİYE
Basın ve düşünce özgürlüğü, yeni yasa maddeleriyle kısıtlanıyor.
Türkiye'deki tutuklama dalgası,
Eylül 2006 ortasında haftalık sosyalist gazete
Atılım'la başladı. Bir hafta sonra, ülke çapında öncelikle sosyalist yönelimli basın, sendika ve örgütlere yönelen baskınlarla tepe noktasına çıktı ve 100'den fazla insan tutuklandı. Bu yıl
Mart ayında tutuklamalara yenileri eklendi. Birçoğu tecrit hücrelerine atıldı. Dava dosyaları, 6 ay boyunca dava avukatlarından kaçırıldı.
Para cezası ya da hapis
Yeni
Antiterör Yasası'nın yürürlüğe girdiği
Haziran 2006'dan bu yana, düşünce ve basın özgürlüğüne saldırı üstüne saldırı geldi. Dahası, yalnızca adı çıkmış
301. madde değil, başka yasa maddeleri de basına karşı kullanıldı.
Sosyalist gazete
Alınteri'nin web sitesi bir hafta süreyle erişime kapatıldı, bunun için 24. madde (
"Kişisel haklara saldırı“) işleme sokuldu. Asıl neden ise, gazetenin
Selçuk Üniversitesi'ndeki çalışma koşullarını eleştiren bir haberiydi.
Alınteri'nin önceki sahibi ve editörü
Sakine Yalçın, şimdiye değin
bin 450 Euro para cezası ödedi. Ya
14 bin Euro daha ödeyecek ya da cezaevine girecek.
"Adalet Bakanı'na hakaret etme“nin bedeli,
330 Euro'yu buluyor. Madde 125:
"Kişiye Hakaret“. Kürt gazetesi
Yaşamda Gündem tek bir sayıdan öte yaşayamadı.
Oysa, Türk devleti basını baskı altında tutmak için varolan yasaları yeterli bulmuyor ve kendi baskıcı eğilimi ile AB'nin basıncı arasında bir yol arıyor. Gazetecilerin tahminine göre, çok yakında daha da kısıtlayıcı bir
İnternet Yasası çıkacak ve eleştirel gazetecilerin işini daha da zorlaştıracak.
Türkiye'de ivmelenen küresel bütünleşme, bölgedeki değişim süreci ve Ortadoğu'daki durum, Türkiye'deki politik atmosferi keskinleştirdi. Kürt sorunu, Ermeni soykırımı'na karşı tavır, ekonomik reformların temposu ve diğer sorunlar, Türk burjuvazisi ve MGK'nın farklı klikleri arasında bir iktidar kavgasına yol açıyor. En başta ilerici gazeteler, muhalif ve demokratik güçler baskıya maruz kalıyor.
Ver.di Baden Württemberg'e (Almanya'nin güney eyaletlerinden biri) ait Medya, Sanat ve Endüstri İşkolu, Türkiye'de düşünce ve başın özgürlüğüne yönelik katı sınırlamalara karşı, cezaevindeki gazeteci ve sendikacılarla dayanışma açıklaması yapmaktadır. Yedi aydır tutuklu bulunanların çoğu Nisan'daki duruşmada serbest bırakılsa da, yine aynı duruşmada
104 kişi gözaltına alınmış,
20'si tutuklanmıştır.
Ayşe Eğilmez
* * *
TÜRKEI
Antiterrorgesetz in Aktion
Presse- und Meinungsfreiheit werden mit Hilfe neuer Paragraphen eingeschränkt
Die Festnahmewelle in der Türkei begann Mitte
September 2006 bei der sozialistischen Wochenzeitung
Atilim. Ihren Höhepunkt fand sie eine Woche später bei einer landesweiten Razzia, die sich vor allem gegen sozialistisch ausgerichtete Medien, Gewerkschaften und Organisationen richtete. Dabei wurden mehr als 100 Menschen festgenommen. Weitere Verhaftungen folgten, die letzten im
März dieses Jahres. Nicht wenige Betroffene wurden in Isolationshaft genommen. Den Anwälten der Inhaftierten wurde sechs Monate lang die Akteneinsicht verweigert.
Geldstrafe oder Knast
Seit der Einführung des neuen
Antiterrorgesetzes im
Juni 2006 kam es in der Türkei immer wieder zu Angriffen auf die Meinungs- und Pressefreiheit. Dabei wird nicht nur der notorische Artikel
301 als Instrument gegen die Presse genutzt, sondern auch andere Artikel. Die Website der sozialistischen Wochenzeitung
Alinteri wurde eine Woche lang gesperrt – dabei wurde u. a. der Artikel 24 (
"Angriff auf persönliche Rechte“) angewendet. Der eigentliche Grund war ein kritischer Bericht der Zeitung über die Arbeitsbedingungen an der
Selcuk-Universität.
Sakine Yalcin, die frühere Herausgeberin von Alinteri, hat bisher
1450 Euro Geldstrafe bezahlt, weitere
14000 Euro soll sie noch zahlen oder ins Gefängnis gehen. Der Preis dafür, den
"Justizminister zu beleidigen“ liegt bei
330 Euro, es gilt Artikel 125:
"Beleidigung einer Person“. Die Kurdische Zeitung
Yazamda Gündem überlebte nicht einmal ihre erste Ausgabe.
Doch der türkische Staat findet, dass die Gesetze noch nicht ausreichen, um die Presse unter Druck zu setzen, und sucht sich seinen Weg zwischen Repressionen einerseits und dem Druck, den die EU ausübt, andererseits. Bald, vermuten Journalisten, wird ein restriktives
Internetgesetz auftauchen und die Arbeit kritischer Kollegen weiter erschweren.
Die beschleunigte globale Integration der Türkei, die Veränderungen in der Region und die Situation im Nahen Osten haben die politische Atmosphäre in der Türkei verschärft. Die kurdische Frage, der Umgang mit dem Völkermord der Türkei an den Armeniern, die Frage nach dem Tempo von wirtschaftlichen Reformen und andere Probleme führen zu einem Machtkonflikt zwischen verschiedenen Cliquen der türkischen Bourgeoisie und dem Nationalen Sicherheitsrat (MGK). Unter Druck geraten dabei zurzeit vor allem fortschrittliche Zeitungen, oppositionelle und demokratische Kräfte.
Der Fachbereich Medien, Kunst und Industrie von ver.di Baden-Württemberg hat sich in einer Solidaritätserklärung gegen die rigiden Beschränkungen der Meinungs- und Pressefreiheit in der Türkei ausgesprochen und mit den eingesperrten Journalist/innen und Gewerkschafter/innen solidarisch erklärt. Die Mehrheit der sieben Monate lang Inhaftierten wurde Mitte April nach ihrem Prozess zwar freigelassen, doch schon während des Prozesses nahm die Polizei erneut
104 Menschen fest.
20 von ihnen sind noch in Haft.
Ayse Egilmez