Salı, 26 Haziran 2007 (19 yıl 4 ay önce)
Düzen partileri kadın sorununu aile içi şiddetle sınırlı tuttu. O da çözüm namına tek kelime edilmemişliğiyle şimdiden lafta kaldı!
Kürt kadınları ise bildirgelerde yok kere yok!
AKP ne yapmış!
AKP seçim bildirgesinde yapacaklarından çok hükümeti döneminde kadın soruna dahil yaptıklarından bahsetti:
Aile içi şiddetle mücadele konusunda kapsamlı yasal düzenlemeler gerçekleşmiştir. Bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinin de takipçisi olan AKP, aile içi şiddet, töre ve namus cinayetleri ile mücadelede sıfır tolerans yaklaşımıyla hareket etmektedir.
Yasalar çıkarmış! Sokak ortasında eşleri tarafından defalarca bıçaklanan, yakılan kadınlardan ise bahsedilmiyor! Sokak ortasında bıçaklama ve yakmalara mahkemelerin hafifletici ve tahrik edici neden bulmaktaki ustalığından da... O mahkemelerin tecavüzleri
aklama kurumuna dönüştüğünden de... Ve haliyle 8 Mart'a katıldıkları için
tutuklanan kadınlardan da...
Aile içi şiddete
"sıfır tolerans" diyen AKP bu konuda yapacağını ilan ettiği tek şey ise; kadın konukevlerinin sayısının arttırılacağını söylemek oldu.
CHP'nin seçim otobüsü de lafla çalışıyor
AKP gibi CHP'de kadınlara yönelik olarak
"şiddeti" öne çıkardı. Sloganı bile aynı
"Kadınlara yönelik her türlü şiddete, töre cinayetlerine karşı "sıfır hoşgörü"yle mücadele"...
CHP'nin seçim beyannemesinde kadınlara seslenilen bölümün başlığı ise şöyle:
"Kadınlar haklarını alacak, Türk kadını, ekonomide, eğitimde, siyasette haklarına kavuşacak, kimliğini bulacak."
Böylece aile içi şiddet, feodal gelenek ve törelerin altında ezilen
Kürt kadını baştan yok ve yük sayılarak kadınlara yönelik söylenenlerin
"samimiyeti" ortaya konulmuş oldu.
CHP'nin kadınlara dair diğer söyledikleri ise burjuvazinin son dönem göz boyama kampanyalarının sentezinden ibaret:
Tüm kız çocuklarının eğitim hakkından yararlanması, çocuk yaşta evliliğin çıkarılacak yasayla engellenmesi, kadın emeğine fırsat eşitliği.
CHP bunların dışında ortaya
"Anayı işten çıkarmaya son" gibi iddialı bir slogan atsa da seçim bildirgesinin geri kalanında sigortasız, sendikasız, kayıt dışı çalıştırmaya dair tek bir kelime etmeyerek boş konuştuğunu bir kez daha ortaya koydu.
Anlayacağınız CHP'nin seçim otobüsü de lafla çalışıyor. Doğal olarak kuru gürültü üretiyor.
MHP ezbere konuşuyor
MHP, kadınlara en az yer ayıran partilerden biri. Seçim bildirgesinde kadınlarla ilgili kısa bölümü ise bin yıllık
-caklar ve -cekler oluşturuyor:
Kadınların eğitim düzeyleri yükseltilecek, kalkınma sürecinde, iş hayatında ve karar alma mekanizmalarında daha fazla rol almaları sağlanarak toplumsal konumları güçlendirilecek. Kadınların şiddete maruz kalmasına yol açan kültürel, sosyal, psikolojik ve ekonomik nedenler ortadan kaldırılacak, sivil toplum kuruluşları ve medyanın bu konuda duyarlı hareket etmeleri sağlanacak, kadın sığınma evleri uygulaması etkinleştirilecek.
Bildirgede bu -cak ve -ceklerin nasıl gerçekleştirileceğine yönelik ise tek kelime geçmiyor.
Bildirgeleri geç, yaşatılana bak
Onların seçim programlarında ve gündemlerinde biz yokuz. Sefaletimiz, tenceremizi nasıl dolduracağımız, çocuklarımızı nasıl okutacağımız yok.
Okulda olması gereken çocuklarımızın su, simit satmak, ayakkabı boyamak, dilenmek zorunda kalmasına çözüm yok.
Biz kadınların, eşlerimize, çocuklarımıza, evimizin dört duvarına, patronun doymayan kar iştahına sunulan yaşamlarımızı, insan gibi doyasıya nasıl yaşayacağımıza dair en küçük bir dertleri yok.
İşleri güçleri, kendi it dalaşlarında, bizleri nasıl alet edip rakiplerini nasıl yeneceklerinin hesabını yapmak. Milyonlarca kadının oyunu nasıl cebe indirecekleri. Sonra da sefaletimize sefalet, köleliğimize kölelik katmaktan başka bir şey yapacaklarını kim söyleyebilir?