Pazar, 16 Eylül 2007 (18 yıl 11 ay önce)
Üniversiteler teker teker açılırken, yurtların yetersizliği ile mevcut yurtlarda yaşanan faşist ve gerici baskılar, başka şehirlerden gelen öğrenciler için barınma hakkını yakıcı bir ihtiyaç ve sorun olarak tutmaya devam ediyor.
Bu sorunu daha da yakıcılaştıran ve yeniden üreten bir diğer etmen ise öğrencileri yolunacak kaz olarak gören, çaresizlik ve zorunluluktan nemalanan mülk sahipleri.
Anadolu Yapım Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Babacan yaptığı açıklamayla, konuyu Adana yereli üzerinden örnekleyerek gündeme taşıdı.
Kiralar yüzde 35 arttı
Babacan, yaptığı açıklamada, Çukurova Üniversitesi'nin açılmasına kısa bir süre kala, özellikle öğrencilerin rağbet gösterdiği Baraj Yolu, Güzelyalı, Yeşilyurt ve Sümer mahallelerinde, kiraların yüzde 30-35 oranında arttığını ve kiraların diğer bölgelere göre daha yüksek olduğunu söyledi.
Kiralardaki artışın yüzde 40'lara kadar tırmanabileceğini vurgulayan Babacan, öğrencilerin yoğunlukta yaşadığı mahallelerde Eylül ayı başında aylık 250-300 YTL'ye kiralanabilecek bir dairenin kirasının 400-450 YTL'ye kadar çıktığını söyledi.
Yurtlar üçte birine bile yetmiyor
Türkiye'deki 1 milyon 969 bin üniversite öğrencisinden yüzde 65'inin farklı şehirlerde öğrenim gördüğünü, bunlardan 440 bin 115'inin yurtlarda kaldığını belirten Babacan,
"Geri kalan 750 bin öğrenci de kiraladıkları evlerde konaklamayı tercih ediyor. Adana'da da yurtlar yetersiz kaldığı için öğrenciler kiralık evlerde kalmak zorunda kalıyor. Bu durum da ev sahiplerinin iştahını kabartıyor" dedi.
Emekçileri bütünden vuruyor
Sorun sadece öğrencilerin ailelerini değil tüm emekçileri vuruyor. Öğrenicilerin tercih ettiği mahallelerde ailelerin de ev kiralamasının neredeyse imkansız hale geldiğini ifade eden Babacan,
"Kiralara yapılan zamlar enflasyonu aşmamalı. Ama ev sahipleri enflasyon dinlemiyor. Kiralar da üniversite çılgınlığı yaşanıyor" şeklinde konuştu.