Açlık, yoksulluk ve sefaletin Kürt’ü, Türk’ü yok. Mücadelenin de olmamalı.
Alınteri, Sayı: 50, 11 Eylül 2007
İlyas, Mardinli, lise son sınıfa gidecek bu yıl. 6 kardeşin en büyüğü. Babası inşaatlarda çalışıyormuş fakat şimdi kalp hastası olduğu için artık çalışamıyor. 3 ay önce Mardin’den İstanbul’a çalışmak için gelmiş. İlyas Mardin’den çalışmak için 24 saatlik yolculuk sonrası İstanbul‘a gelmiş.
İstanbul’a ilk defa geliyorum. Bir gün geç kaldığım için işe alınmadım. Öylece ortada kaldım. Gidecek hiçbir yerim yok. Ne yapacağımı da bilmiyorum. Sonra bir tanıdığımız vardı onu aradım. Bana bir iş bulmasını istedim. Tam sana göre bir iş var dedi. Ne iş yapacağımı sordum, midye işi dedi; midye satacaksın. Ben yapabilir miyim bilmiyorum dedim. O da yapamazsan Mardin’e gidersin ya da başının çaresine bakarsın dedi.Aylık 400 YTL’ye çalışıyor İlyas. Günde 12 saat bazen 14 saat çalışmak zorunda kalıyor; midyeleri bitirmek için. Bir günde bir tepsi midye satmak zorunda. Bir tepsi 300 adet midye alıyor. Patronunun evinde kalıyorlar. Bütün midyeleri sattıklarında 75-80 YTL kazanıyorlar. Eğer daha az verirlerse akşam patrondan fırça yiyormuş. Bir ayda 2000 YTL para kazandırıyor patronuna ama 1 YTL yemek parası alıyor günlük, daha fazlası yok. Sonra yutkunarak anlatıyor İlyas:
Mecburum, çalışmak zorundayım. Benden başka 2 kardeşim daha var okula giden, babam çalışamıyor ve eve birinin bakması gerekiyor. Mardin’de hem okula gidiyor hem de inşaatlarda çalışıyordum.Açlık, yoksulluk ve sefaletin Kürt’ü, Türk’ü yok. Mücadelenin de olmamalı. Bize gerekli olan, halkların birbirine kırdırılması değil. Kol kola, omuz omuza sömürüye ve köleliğe karşı mücadele etmesi.