Pazar, 30 Eylül 2007 (18 yıl 8 ay önce)
Kadına yönelik şiddet süreklileşmiş bir bıçaklı katliam mevsimi halini aldı. Gazetelere hemen her gün eşi tarafından deşilmiş bir kadının haberi yansıyor: "Tartıştığı eşini bıçakladı", "Namus meselesi diyerek eşini bıçakladı", "Boşanmak isteyen eşini bıçakladı", "40 yıllık eşini bıçakladı", "Pantolon giydi diye eşini bıçakladı", "Babalık davası yüzünden eski eşini bıçakladı" ve hatta "Hamile eşini bıçakladı"...
Bir polis/asker vahşeti daha
Kastamonu'da yine eşi tarafından vücuduna saplanan makas darbeleriyle hayatını kaybeden Semra A. ise kadına yönelik şiddetin tek başına ev içi değil, toplumsal bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Semra, vahşice öldürülmeden bir gün önce polis eşi tarafından silahla bacağından vurulmuş fakat, ailesinin baskısı sebebiyle şikayetçi olamamıştı.
Savcılık da bu
"olağan durumun" üzerinde durmamış aynı gün içinde Semra'yı kendisini vuran ve vahşice öldürecek olan eşi Mustafa A.'ya teslim etmişti.
İşin içine polis girince vahşet sınır tanımıyor
Kastamonu Emniyet Müdürlüğü Ruhsat Şube Müdürlüğü'nde görevli 40 yaşındaki polis Mustafa A, eşi 35 yaşındaki Semra A.'yı önceki gün öldürdü. Olay, çiftin yaşadığı Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'ndeki polis lojmanlarında gerçekleşti.
Mustafa A. çocukların önünde tartıştığı eşinin başına, eline geçirdiği bir makasla vurdu. Semra A. darbenin şiddetiyle yere yığıldı. Mustafa A. ise yere yığılan kadına, 9 ve 13 yaşlarındaki çocuklarının korku dolu bakışları altında makasla vurmaya devam etti.
Ağır yaralı kadın, çocukların komşulara haber vermesiyle olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti.
Olaydan sonra meslektaşları tarafından gözaltına alınan Mustafa A, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Oysa Mustafa A. bir gün önce eşine silah sıktıktan sonra bu gerçekleştirilse Semra A. ölmeyecek, 9 ve 13 yaşındaki çocuklar hayatları boyunca taşıyacakları böylesi bir vahşet, tramva ve acının tanığı olmayacaktı.
Uzun süre olayın şokunu atlatamayan 9 ve 13 yaşlarındaki çocuklar, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu'na teslim edildi.