Ambargo halkı vuracak

İran mali ambargoya alındı. Gazze ve Irak bunun emekçi ailelerini vuracağını gösteriyor

DÜNYA
Perşembe, 8 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)

İran çocukABD, İran'a yönelik olarak geçtiğimiz ayın sonunda ekonomik ambargo başlattı. Ambargonun bu ilk adımı mali piyasa ve bankacılığı hedef alıyor.

Öte yandan Dünya Bankası tarafından da başta deprem ve sağlık yardımları olmak üzere tüm proje ödemeleri askıya alındı.

Ambargonun başlamasının üzerinden geçen iki haftalık süreçte etkisi hissedilir düzeyi aştı.

ABD emperyalizminin "Körfez Savaşı" olarak bilinen birinci Irak saldırısının ardından başlattığı ambargo dolayısıyla 500 bin Iraklı çocuk hayatını kaybetmişti.

İran'a tarihin en sert ambargosu


ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Hazine Bakanı Henry Paulson tarafından açıklanan yaptırımların sebebi olarak, İran'ın Ortadoğu'daki direniş örgütlerine destek vermesi gösterildi.

Yaptırımların ilk adımını, İran bankacılık sisteminin uluslararası bankacılık topluluğuyla tüm bağlantılarının kesilmesi oluşturuyor. Ve giderek İran, uluslararası mali piyasalardan tecrit edilecek.

Bu kapsamda ilk olarak İran'ın en önemli üç bankası olan Milli, Melat ve Sederat, "teröre destekle" suçlanıp kara listeye alındı.

Ambargoya ilk destek Fransa'dan geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, İran'ı "nükleer programdan vazgeçirmek için" Fransız şirketleri ve bankalarına İran'la ticaret yasağı getirilebileceğini belirtti.

Ambargo İran ekonomisini etkisi altına aldı


İranlı ekonomi çevreleri ve bankacılık yetlilileri hemen tüm Avrupa bankalarının işbirliğini kestiğini, İran bankalarının Dolar-Euro değişimini yapamaz hale gelebileceğini bildiriyor.

İran bankalarıyla para hareketi sağlayan birkaç Asya ve Arap bankası kalırken onların da, ABD baskısı ve ticari çıkarları nedeniyle İran'a sırt çevirmesi an meselesi...

Yabancı bankalar, muadillerinin kredi mektuplarını ve en basit para transferi işlemlerini dahi reddediyor. Bu da en küçük bir dış ticaret işleminin dahi yapılamamasını doğuruyor.

Dünya Bankası da ambargoya katıldı


Son olarak Dünya Bankası, Milli Banka aracılığıyla İran'a ulaştırılan deprem yardımı, sağlık ve diğer projelerle ilgili ödemeleri askıya aldığını duyurdu. New York Times'a göre, su, sağlık, çevre ve kentleşme ile ilgili dört projenin 5.4 milyon dolarlık ödemesi askıda.

Açlıkla terbiye


Emperyalizmin en az "böl - parçala - yönet" kadar bilinen bir taktiğidir; "açlıkla terbiye". Yakın zaman içinde bu emperyalist politikanın acı sonuçları Gazze ve Irak'ta yakıcı bir şekilde yaşanmıştı.

ABD'nin birinci Irak saldırısının ardından başlattığı ambargonun öncesinde Irak, modern bir ilaç sanayii olmaması nedeniyle sırf ilaç alımı için yılda 600 milyon Dolar harcamaktaydı.

Irak
2003 yılından bu yana 8 bin doktor Irak'ı terk etti.

43 günlük bombardımanın ardından başlatılan ambargoyla birlikte ise Irak'taki kliniklerde yetişkinlerin yüzde 30'u, çocukların ise yüzde 70'i ölmekteydi.

Çünkü savaş ve ambargo öncesi Ortadoğu'nun en iyi tıbbına sahip bu ülkede artık hemen hemen tüm ilaçlar, iğneler, infuzyonlar, labaratuvar ve hastahane malzemeleri, EKG kâğıtları ve gerekli olan tıbbî cihazlar yoktu.

Almanya’da yüzde 90 başarı ile tedavi edilebilen kan kanserine, Irak'ta yakalanan çocukların hepsi ölüyordu. Yetişkinlere yönelik kanser tedavisinin sonuçları da aynı düzeydeydi.

Savaş ve ambargo sonrası ülkede işsizlik oranı yüzde 80'e ulaşmış, bir işe sahip olma şansını yakalayanların ücretleri ise ayda 2000-4000 dinar, yani 1-2 dolara gerilemişti.


Iraklı çocuğun savaşı hayatla


Ambargodan sonra savaş ve kaosun vurduğu Iraklı çocuklar okulu bırakıp çalışıyor veya dileniyor. Hastalanmaları, ölüme mahkûm olmaları demek

Irak çocuk hastaneRadikal, 25 Eylül 2003


Irak'ta ambargonun ardından savaş ve kaos döneminden en çok etkilenenlerin başında çocuklar geliyor. Savaş sonrası ambargo da kaldırıldığı halde, çocukların durumunda iyileşme görülmüyor. 10-11 yaşlarında çocuklar sırtlarında ağır yük taşımak zorunda kalırken, sağlık sektöründeki çöküşten en fazla nasibini alan yine çocuklar oluyor.

Savaşta aile bireylerini yitirmeleri ya da babalarının işsiz kalması sonucu birçok çocuk, evinin geçimini sağlamak için okulu bırakarak çalışmaya başladı. Marangozhanede çalışan 10 yaşındaki Mustafa Hasan, savaş öncesi inşaat işçisi olan babası işten çıkarıldığı için evin geçiminden sorumlu olmuş. "Durumumuz çok kötü, geleceğe umutla bakmıyorum" diyen Mustafa Hasan, haftada 3 bin dinara (2 milyon TL) çalışıp 8 kardeşi ve anne-babasıyla birlikte ufacık bir odada yaşıyor.

'Gelecek yok'


İki hafta önce tüpçü dükkânında çalışmaya başlayan 11 yaşındaki Abbas Rahim, "Daha kötü günler bekliyor bizi, bugünden 5 kuruş kazanayım da" diyor. Üç aydır günde 1000 dinara bir mobilyacıda çalışan 13 yaşındaki Muhammed İmad, Saddam zamanında okula gidiyormuş.

Fırında çalışan Kasım, "Başka insanlar gibi çalışma şartlarım olsun, dinlenebileyim, onlar gibi giyinebileyim" diyor.

Savaş sonrası Irak'ta çocuk dilencilerin sayısında patlama var. Otellerin önünde bekleyen çocuklar, "Para, para" diyerek gelen geçenin peşine takılıyor.

Bir zamanlar Ortadoğu'nun en önemli çocuk hastanesi olan Bağdat'taki Merkez Çocuk Hastanesi'nde ise özellikle kanser, lösemi ve sinir hastalıklarının ilacı bulunmazken, teşhis bile konulamıyor. Parkeleri sökük, çöpler yığılı, klimaları çalışmayan hastanenin personelinin en büyük şikâyeti, başta ABD olmak üzere uluslararası vaatlerin yerine getirilmemesi. Başhekim Kasım el Taey özellikle Türkiye'den ilaç yardımı beklediklerini belirtiyor.

UNICEF'e göre, 25 milyonluk nüfusun yarısını oluşturan çocukların yüzde 70'i, ishal ve solunum yolu gibi tedavisi mümkün hastalıklardan ölüyor. 1000 bebekten 107'si, 5 yaşın altındaki 1000 çocuktan 131'i yaşamını yitiriyor.

5 yaşın altındaki 1 milyon çocuk yetersiz beslenirken, hamilelikte yetersiz beslenme ve kontrol yapılamaması yüzünden doğum öncesi ölümlere sık rastlanıyor.

Hastanede doğuştan hastalıklı çocukların çokluğu dikkat çekiyor. Midesinde sorun olan 8 günlük kız bebek Süha'nın annesi Neval Halil, "Savaşın sonuçları budur işte, böyle sakat çocuklar doğuruyoruz" diyor. İshal ve böbrek hastalığı nedeniyle hastaneye yatan 2 aylık Hüseyin'in annesi Sadriye, ambargo nedeniyle hamilelik döneminde iyi beslenemediğini ve çocuğunun hastalıklı doğduğunu söylüyor.