Perşembe, 8 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)
NTV-MSNBC, Ayça Aydoğdu
Şehnaz Jafar Khan 65 yaşında emekli öğretmen ve Pakistan’da yaşayan her anne gibi en büyük korkusu, çocuklarının ne olacağı... Şehnaz Jafar Khan’ın ailesi uzun yıllar önce Hindistan’dan Pakistan’a taşınmış. Üst düzey bir komutan olan babası Syed Shahid Hamid, 1947’de Pakistan’ın yeniden yapılanmasında önemli görevler üstlenmiş.
İslamabad kentinde yaşayan Şehnaz Jafar Khan, basının susturulduğu, haberlerin sansür edildiği Pakistan’da yaşananları, NTVMSNBC muhabirinin sorularını telefonla yanıtladı:
ABD Pakistan'ı satın alıyor
Pakistan’da yaşanan olayları değerlendirecek olursak bu aşamaya gelmesinin tüm sebebi, Batı’nın ülkemizi bölme ve parçalama çabası. Pakistan, ABD’nin ellerinde ve ABD bizimle oynuyor. ABD, bizim iç politikamıza karışmamalı. Ekonomik nedenlerden dolayı bize hükmetmek istiyorlar. Amerika bizim ülkemize demokrasi getirmeye çalıştığını iddia ediyor, onlar sadece, diktatörler onlarla işbirliği içerisinde olursa mutlu oluyorlar. General Pervez Müşerref’i bu yüzden uygun görüyorlar.
Pakistan tarihindeki en acı dönem
Son 8 yıl içinde yaşananların sonucu ülkemiz parçalandı. Bu, Pakistan’ın tarihinde yaşanan en acı ve kötü dönemdir. Son 8 yıldır Batılı ülkeler iç politikamıza karışıyor. Hatta sadece karışmakla kalmıyor, radikallerin, teröristlerin, bombacıların tek sebebi de onlar. Bizim ülkemizde önceden terör yoktu, radikaller yoktu. Ayrıca İngiltere de bu oyunların içinde. ABD ve İngiltere şu andaki hükümetle kendi sistemini yaratmaya çalışıyor ve Pakistan’ı kendileri yönetmek istiyor.
Irak ve Afganistan'ı yok ettiler, sıra Pakistan'da
ABD, Irak’a ve Afganistan’a uyguladığı politikayı şimdi Pakistan’a da uygulamaya çalışıyor. Tek amaçları ülkeyi parçalamak ve kendi çıkarları için kullanmak. ABD Amerikalıları öldürüyor mu? İngiltere kendi vatandaşlarını öldürüyor mu? Niye o zaman bizim hükümetimiz kendi insanlarını öldürüyor?
Bomba korkusuyla yaşıyoruz
Şu anda İslamabad’ın her köşesinde polisler var. Pakistanlılar korku içindeler, nereye gideceklerini bilemiyorlar. Sanki her an yürüdüğümüz yolda ve bulunduğumuz bir yerde bomba patlayacak korkusuyla yaşıyoruz. Anayasa mahkemesi yargıçları, politikacılar ve binlerce avukat hapiste. İnsanlar bir anda kayboldu. Onların nerde olduğunu bilmiyoruz. Yüzlerce insanı tutukladılar. İnsanlarımızın seslerini susturmak istiyorlar.
İnsanlar aç ve yoksul
Pakistan’ın ekonomik durumu felaket. Her gün fiyatlar artıyor. İnsanların çoğu aç kalıyor. Pervez Müşerref hangi ekonomik süreçten söz ediyor, bilemiyorum. Ortalama bir vatandaşın kazancı ayda 60 dolar. İnsanlar yaşamlarına devam etmek zorunda, çünkü ailelerini başka türlü geçindiremezler. Bu maaşla aileler nasıl yemeklerini, kiralarını, ihtiyaçlarını karşılayabilir. Hepimiz çok korkuyoruz ve bu olay bir anda patlayacak diye düşünüyoruz.
Her gün protestolar var, tek yolu bu
Günlerce, anayasa mahkemesinin önünde sessiz protesto düzenledik. O zaman daha anayasa mahkemesi vardı. Her gün protesto var; çünkü başka bir umut yok. Seslerimizi duyurursak belki az da olsa faydalı olabilir. Pakistan’ın geleceğinin ne olacağı sorusuna insanlar cevap veremiyor. Ne olacağına dair hiç bir fikrimiz yok. General Pervez Müşerref anayasayı çöpe attı ve kanunları çiğnedi. Anayasanın 6’ncı maddesine göre Müşerref’in işlediği suçlar vatan hainliği. O yüzden de saklanıyor.
Butto'nun tek amacı başbakan olmak
Ülkemizde seçim olmayacak. Olsa bile, Müşerref’in yerini gelecek veya gelmesine izin verilecek kimse yok. Benazir Butto da ABD ve Pervez Müşerref’le işbirliği içinde, onun tek amacı başbakan olmak. Bizim hayatlarımız söz konusu, onlar ise sadece egolarını tatmin ediyor. Bugün ülkenin sınırlarında yaşananlar, suikast bombaları ve şu anki durum insanları çok korkutuyor. İnsanlar sadece güven ve ekonomik istikrar istiyor. Ülkemiz kan ağlıyor. Ülkemizin yok olması söz konusu. Biz ancak bir birlik olursak ülkemizde ferah içinde yaşayabiliriz. Silah onların elinde ve istedikleri gibi oynuyorlar. İnsanlar kesinlikle Pervez Müşerref’i istemiyor. Benim ve vatandaşlarımın mesajı: Bizi özgür bırakın, sesimizi duyun.