Pazar, 11 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)
Yaklaşık 500 kişinin katıldığı yürüyüşe "Kürdistan Faşizme Mezar Olacak", "Faşizme Karşı Omuz Omuza" sloganları hakim oldu.
Ortak atılan "Emperyalist Savaşa Hayır", "Yaşasın Halkların Enternasyonal Dayanışması", "Sınır İçi Sınır Dışı Operasyona Hayır", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganlarının yanı sıra, "Öcalan'a Özgürlük", "Bıji Serok Apo", "Vur Gerilla Vur Kürdistan'ı Kur" benzeri sloganlar Kürt gençlerin oluşturduğu kortejlerde yürüyüş boyunca atıldı.
Soğuk hava ve Alevi derneklerinin son anda çekilme kararı genel coşkuyu etkilemezken, faşizme ve ırkçılığa karşı birliğe, su ve ekmek gibi ihtiyaç duyduğumuz böylesi bir süreçte alevilerin bu tavrı yürüyüşe katılanlarca kınandı. Diğer taraftan Fransa Komünist Partisi temsili düzeyde eyleme destek verdi.
3 saat süren eylem Kürt Derneği önünde, ortak düzenlenen bildirinin okunmasıyla son buldu.
Devrimci refleks
Faşist diktatörlüğün bir süredir altını örmeye çalıştığı, halkları birbirine düşürme-kırdırma polikasının en son 12 askerin ölümünü bahane etmesiyle start alan faşist saldırılar Strasbourg'ta da, Yaşanacak Dünya gazetesinin devrimci kurumlara çağrısıyla başlatılan sürece karşı devrimci refleksle yanıt buldu.
Yaşanacak Dünya Gazetesi, Strasbourg Tohum Gençlikevi, Strasbourg Enternasyonal Kültür Merkezi ile başlattığımız süreci, Strasbourg Kürt Kültür Derneği, ASTÜ, AJİ, Strasbour Alevi dernekleri olarak genişlettik.
Küçük hesaplar uğruna sürecin sorumluluğundan kaçış
Genişletilmiş toplantıda 10 Kasım 2007 tarihinde eylem kararı ve yanı sıra olası faşist yürüyüşe izin verilmemesini içeren bir dilekçenin bölge valiliğine verilmesi kararlaştırıldı.
Hiç bir gerekçe sunmadan ikinci toplantıya gelmeyen ASTÜ (Türkiyeli İşçilerle Dayanışma Derneği) bu süreçten çekildi. Bildiriye imza atan ve toplantılara katılan Alevi derneği ise yürüyüşten bir gün önce çekilme kararı aldı.
Türkiye'de estirilen ve Avrupa'ya da sıçrayan faşist-ırkçı dalgaya karşı güç birliğine olan ihtiyacımız, bu süreçte bu kurumlarca anlaşılamamış; Çorum, Maraş, Sivas katliamları, komünist devrimci ilerici aydınlara ve kendinden olmayanlara karşı estirilen terör unutulmuşcasına köşelerine çekilmişlerdir.
Susmak onaylamaktır!
Bugün Kürt halkına karşı estirilen bu terör devrimci kurumlara, kitle örgütlerine, sendikalara, alevilere, resmi faşist ideoloji dışında olan herkese karşı kendi dışında olan herkesi içine alan bir saldırı dalgasına doğru yayılmaktadır.
Bu süreci sessiz geçiştirenler, küçük hesapların arkasına sığınanlar içinden geçilen tehlikeli dönemin sorumlusu olduklarını ve bu sürecin büyümesine cesaret verdiklerini unutmamalılar.