Yeraltından acı dersler

Pakistan'dan legalist yaşam ve düşünce tarzının getirdiği büyük acemilikler, acı dersler...

DÜNYA
Pazartesi, 12 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)

Olağanüstü hal koşullarında, yeraltına geçmeye çalışan Pakistan Emek Partisi'nin ilk deneyimleri...

Pakistan Emek Partisi Başkanı Faruk TarıkPakistan Emek Partisi genel sekreteri Faruk Tarık'ın yeraltı günlüğü:

3 Kasım'da Lahor'dan 4 saat mesafedeki Toba Tek Singh şehrindeydim, burada 9-11 Kasım tarihlerinde yapılacak 4. Ulusal Konferans'ımızın hazırlıkları ile meşguldüm. Olağanüstü hal ilan edildiğini duyunca, yaşadığım Lahor'a dönme kararı aldım. Bu, son 3 ayda 3 kez gözaltına alınıp 23 günü polis karakolları ve cezaevlerinde geçirmiş olmam arka planına dair bir karardı. Avukatlar hareketi içinde yeralmamız nedeniyle Pakistan Emek Partisi askeri rejimin hedefi haline gelmişti. Birkaç yoldaşımız tutuklanmıştı.

Lahor'a varınca evimin basıldığını ve polisin beni aradığı duyumunu aldım. Ulaştığım yoldaşlar bana birkaç mobil telefon SİM kartı verip, her zamanki cep telefonu numaramı kullanmamamı öğütlediler. Tüm özel TV kanallarının yayınları durdurulmuştu. Yalnızca resmi kanal, olağanüstü hal propagandası yapıp duruyordu. Geceyarısından sonra General Müşerref ekrana çıkıp, her zamanki “ulusal çıkar” ve “önce vatan” demagojilerini tekrarladı. Pakistan Yüksek Mahkemesini, terörizmi ve intihar saldırılarını teşvik ettiği gerekçesiyle kapattığını söyledi. Gerçek ise, Yüksek Mahkemenin kendi iktidarını uzatma ve pekiştirmenin engeli olması...

Ertesi gün... Artık yeraltında olduğumu unutarak, her zamanki cep telefonumu yanıma aldım. Hemen bir arkadaşımdan bir telefon geldi ve ben cevap verdim. Bu büyük bir hataydı. Arkadaşım hemen bulunduğum yeri değiştirmem gerektiği uyarısında bulundu. 3 kilometre ötedeki bir parka gittim, buradan yeni cep telefonumla bazı yoldaşlarla görüştüm ve yeni politik durumu değerlendirdik. Ailemi aradım. Kızım ve oğlum bana kendilerinin iyi olduğunu ve eve sakın gelmememi söylediler.

Halkın Hakları İçin Birleşik Eylem Komitesi, dikta koşullarına karşı koyma stratejilerini tartışmak üzere Pakistan İnsan Hakları Komisyonu bürosunda bir toplantı organize etmişti. Komisyon sekreteri Asma Cihangir, evinden gözaltına alınmış. Onun bürosundan bana, yoldaşlara toplantıya gelmelerini söylememi istediler. Onlara benim gelmeyeceğimi, gelirsem tutuklanacağımı söyledim.

Bu toplantıya katılan 70 civarında kişi arasında, İşçi Eğitim Vakfı başkanı Halid Malik ve Kadın İşçiler Yardım Hattı başkanı Azra Shad da bulunuyordu. Bu toplantıya biraz geciken yoldaşlar, büronun polis tarafından ablukaya alındığını gördüler. İçerde bulunanlarla telefon irtibatı kurup, polis saldırısı ve tutuklamalara karşı hazırlık yapmalarını söylediler. 3 yoldaşın tembelliği onları tutuklanmaktan kurtardı!!

Polis kapıları kırarak içeri girdi. Kadınları bırakıp erkekleri döverek gözaltına aldı ve en yakın karakola götürdü. Bu olay da, polis vahşetinin yoğunluğunu ve muhalif her sesi bastırma amacını gözler önüne serer. Bu polisin, 1986'da kurulan İnsan Hakları Komisyonu bürosuna ilk baskınıdır. Bunu güvenli bir yer olduğu ve polisin saldırmaya cesaret edemeyeceği düşünülmüştü!

Akşam, herzamanki cep telefonumla bir hata daha yaptım. Kötü alışkanlıkları değiştirmek zor oluyor! Özel bir TV kanalından bir gazeteciyle tutuklamalar hakkında bir telefon görüşmesi yaptım. Hatamı farkedip hemen kaldığım yeri değiştirdim. Yeni yere varınca, evimin tekrar basıldığını ve polisin her yerde beni aradığı haberini aldım. İstihbarat subayları sivil giyimle gelip yoldaşıma (eşime) kapıyı açmasını söylemişler. Polis, her odayı, dolabı, çatıyı aramış ve beni tutuklamaya can atıyormuş.

Bunları duyunca ailem için endişelendim ama güvenlik nedeniyle evi aramadım. Bu çok zordu, ama yoldaşlarım bana soğukkanlı olmamı telkin ettiler.

Bugün pazartesi. Haftalık İşçi Mücadelesi gazetemizi zamanında çıkarmaya karar verdik ve bugün gazetenin çıkması gereken gün. Gazetenin her zamanki bürosunda çalışmadık tabii. Çalışmak için, malzeme, bilgisayar, çıkış gibi araçları toplandığımız yeni bir yere taşıdık. 5 kişi gazeteyi hazırlamak için birlikte çalıştık. Ben baş makaleyi yazdım. Ülke çapında avukatların tutuklanmasına dair haberleri almak için yeni bir cep telefonu kullandım. 700'den fazlası tutuklanmıştı. Polis, Pakistan tarihinde ilk kez Lahor Yüksek Mahkeme binasına girmiş ve hepsini feci biçimde döverek tutuklamıştı. Askeri diktatörlük koşullarında polis kudurganlığına dair bir yazı hazırladım.

Askeri rejimle sonuna kadar mücadele etmek ve direniş hareketini organize etme kararı aldık. Açık alana çıkmamam ve tutuklanıncaya kadar direnişi organize etme görevimi sürdürmem kararlaştırıldı. Dikta yönetimini ve uygulamalarını kabul etmeyeceğiz, gösteriler örgütleyeceğiz ve yoldaşlarımızdan her şeyi göze almalarını isteyeceğiz. Bunları, akşam saat 6.00'da bir internet kafede yazıyorum. Buradan kaldığım yere ulaşmak için akşam 20 kilometreden fazla yol katetmem gerekiyor.