Fransa'da sokağın gücü!

"Sokağın gücüne inanıyoruz. Haklar sokakta kazanıldı. Hep böyle oldu, böyle olacak."

DÜNYA
Perşembe, 15 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)

Fransa'dan grevci işçi ve öğrenciler konuşuyor...

Demiryolu işçisi Dominique Lagorie (49 yaşında, demiryolu sinyalcisi, CGT sendikası üyesi, Rouen, Normandiya):

"Demiryollarına 1976 yılında, 18 yaşındayken girdim, kamu güvencesini gözeterek. 30 yıl boyunca sinyallerin düzgün çalışmasını sağladım, her türlü hava koşulunda tek başıma saatlerce çalışarak. Mesleğimin sonlarına geldiğim halde ücretim ayda 2200 eurodan ibaret. Gerçekte 55 yaşında emekli olmam gerekiyor, ama hükümetin değişiklik planıyla birlikte, daha uzun çalışıp ve daha çok prim ödeyip bunun hiçbir faydasını göremiyorum. Ayda 1500 euroya aile geçindirmeye çalışan genç işçiler ise sadece çıplak yaşamlarını sürdürebiliyorlar, o kadar. 1995'te de büyük grevde Rouen bölgesindeki grevlere öncülük ettim, 3 hafta boyunca ayak direyen hükümet sonra kıvırdı ve onu defettik."

Opera işçisi Gilles Cortasi (49 yaşında, ışık operatörü, Paris Operası):

"17 yıldır Bastille Opera Sahnesi'ndeki gösterilerin aydınlatma işlerini yapıyorum. Paris Operası'nın emeklilik düzenlemesi ta 1698'e Louis XIV dönemine kadar gider. Bu düzenleme kralın dansçıları için yapılmış, bu bir tarihsel anıt sayılır. Bu niye değiştirilsin ki? Biz topu topu 1500 sahne arkası çalışanıyız. Ücretlerimiz düşük, dekor işçileri ve ışık teknisyenleri için 1500 ile 2200 euro arasında. Sarkozy'nin ana sloganı, 'daha çok çalış daha çok kazan!' Bizden tam 2.5 yıl daha fazla çalışıp, emekli aylıklarımızın yüzde 25 azaltılmasını istiyor. Paris Operası, şimdiden grevimiz nedeniyle 10 gösteriyi iptal etmek zorunda kaldı, bunlar arasında Perşembe akşamı açılması planlanan 'Fındıkkıran Balesi' de var. Bundan mutluluk duyduğumuz söylenemez. Fakat ruh halimiz gergin ve hükümet tutumunu sürdürürse gerginlik daha da artacak."

Öğrenci Adrien Bouzard (22 yaşında, Nantere Üniversitesi Antropoloji Bölümü'nde 2. yıl öğrencisi, üniversiteyi bloke etme ve yürüyüş eylemlerine katıldı):

"İnsanlar hala üniversitemizde 1968 Mayıs protesto eylemlerinin başladığı günleri hatırlıyor. Bu hafta üniversitede hava gerçekten çok kızıştı ve gerildi. Polis tarafından itildim ve yüzüme gözyaşı gazı sıkıldı, polis tarafından sürekli dövülen ve saçlarından sürüklenen öğrencileri gördüm. Biz üniversitelerin nasıl işletileceğini yeniden düzenleyen yasaya karşı protesto yapıyoruz, bu, yazın öğrenciler okulda yokken yangından mal kaçırır gibi çıkarıldı. Biz eyleme geçince üniversite yönetimi jandarmayı çağırdı, sonra polis geldi. Grevimize karşı çıkan bazı öğrencileri kışkırtıp, bize taş attırdılar. Polisin bize taş atanlara müdahale edeceğini sandık, ama polis bize saldırdı. Biz sokağın gücüne inanıyoruz. Fransa'da tüm sosyal mücadelelerimiz sokakta kazanıldı. Bu hep böyle oldu ve hep böyle olacak. Bu nasıl bir toplum istediğimiz ile ilgili bir şey. Liberalizmin egemen olmasını mı istiyoruz, yoksa bir sosyal dayanışma ve eşitlik toplumu mu istiyoruz?"