Zombi ulus

Amerika'nın ruhunun sinikliği, korkaklığı, bulanıklığı ve gerçeklikten kopukluğu

DÜNYA
Cumartesi, 17 Kasım 2007 (18 yıl 11 ay önce)

David Penner'dan çürüyen Amerikan kapitalizminin prangasındaki Amerikan toplumun karanlık bir tablosu ve sert eleştirisi...

globalresearch.ca, David Penner, 6 Kasım 2007, alınteri.net Çeviri Grubu



New York metrosundan yabancılaşma ve parçalanmanın bir kesiti
Başkan yardımcısının bürosu İran'la, yurtiçinde olağanüstü hal yasasına da tekabul edecek gibi görünen savaş planları yapadursun, Amerikan işçileri ekonomik, ahlaki ve psikolojik köleliğin batağına giderek daha fazla batıyor.

Gerçeklikten kopuk


İnsanların televizyonda, sokaklarda, lokantalarda neler konuştuğuna kulak verin, Amerikan toplumunun hastalıklı biçimde gerçeklikten kopuk olduğunu görürsünüz. Gerçeklikten bu kopukluk zamanımızın en önemli meselelerinin ya tümden gözardı edildiği ya da gizemli bir manipülasyona konu edildiği medyada ve akademi dünyasında kendisini gösterir. Onyılların beyin yıkamasına bağlı olarak sanki Amerikalılar akıl yürütme ve bağımsız düşünme yeteneklerini kaybetmiştir.

Kariyer hırsı insandışılığı dayatıyor


Kamusal alanın yıkımına ideolojik olarak tabi olmadan, iyi ücretli bir iş beklentisine sahip olmak giderek daha zor hale gelmektedir. Askeri ve cezaevi endüstriyel komplekslerinin istihdamdaki rolü ile medya ve eğitim sisteminin beyin yıkamadaki rolü, anayasal demokrasinin Amerikan kapitalizmi ile birlikte varolmaya devam edip etmeyeceği veya Amerikan elitinin askeri bir hükümet biçimi isteyip istemediği konusunda karanlık soru işaretleri uyandırıyor. İşin Amerikan toplumundaki görülmemiş egemenliği ve mesleki kariyerini her şeyin üstünde tutma kültü, Amerikan halkını insanlık dışına çıkarıyor ve işbirlikçilere dönüştürüyor.

Ticari üniversiteler serbest piyasanın kürsüsü


Üniversitelerin giderek daha fazla şirketler tarafından ele geçirildiği (çoğu üniversite artık bizzat şirkettir) eğitim sisteminde serbest piyasa dogması rakipsiz egemenliğini kurmuştur. Kitle iletişim medyasının görülmemiş gücü ile birlikte eğitim sistemi, postmodernizmin aydınlanmayı, geri zekalılığın ampisizmi, barbarlığın aklı ezdiği "cesur yeni dünya"yı kurmuştur.

Konuşma özgürlüğü mü? Irkçılığı veya hakları kim konuşuyor?


Amerikalılar konuşma özgürlüğüne sahip olduğumuzu söylemeyi pek severler, fakat bu hiç de böyle değildir. Pahalı özel okullarda okuyan öğrencilerden ne kadarı konuşulması tabu sayılan şu konular hakkında konuşabilir: Amerikan toplumundaki ailelerin ve yerel toplulukların yıkımı, İran'la savaşa girilmesinin doğru olup olmadığı, cezaevi-endüstriyel kompleksi, sendikaları yıkmak için kullanılan taşeronluk sistemi ve üretimi ülke dışına kaydırma, siyah Amerikalılara karşı süregiden soykırım, Amerikan toplumu üzerindeki sansür...?

Robotlar yaşken programlanıyor


Eğer bir öğrenci gelecekte iyi ücretli bir iş sahibi olmak istiyorsa kurallar bellidir: Senden söylemen beklenen şeyleri söyle, yazman istenen şeyleri yaz, çeneni kapa ve sana söyleneni yap. Amerikan lise ve üniversitelerinde anlamlı entelektüel tartışmanın neredeyse tamamen yokluğu, medyadaki görülmemiş tekelci yoğunlaşmayla birlikte Amerikan toplumunu totalitaryan bir ideolojik mecraya sokmuştur. Nazik liberal profesörler, hatta radikal düşüncelere sahip profesörler bile işçi sınıfı kelimesini etmeyi akıllarından bile geçirmeme konusunda yemin etmiş gibi davranırlar.

Kölece çalışma, kölece yaşama, kölece düşünme


Amerikan işçisi patronuna her zamankinden fazla köleleştirilmiş durumdadır, fakat bu köleliğe isyan etmek yerine direnmenin imkansız veya çok riskli olduğunu ya da ülkesine borçlu olduğunu sanır.

Anında ayıklama


Yoksul ve dezavantajlı çocuklara eğitim veren kamu okulu öğretmenleri, eğitim seviyesini en alt düzeyde tutma ve öğrencileri zihinsel olarak zorlamama konusunda, otoriter idarelerin olağanüstü baskısı altında tutulurlar. Buna direnen eğitim emekçileri tecrit edilir, yıpratılır, hatta işten çıkartılır. Bu despotluk, körcesine "çok kültürlülük" adına yapılır ve sorunlu kamu okullarındaki öğrencileri akademik çalışma yapma yeteneğinden yoksun olarak gören ahlaki olarak çürümüş liberaller tarafından desteklenir.

Liberal dogmalar sistemin kendisi


"Sistem içinde çalışmalısın" liberal dogması sistemin tüm ahlaki ruhunu ve Amerikan halkının entelektüel çöküşünü belirler. Demokratlar da "sistem içinde çalışır" ve dolayısıyla bizim bir tek-parti sistemimiz var! Nazik liberal profesörler de sistem içinde çalışırlar ve o kadar iyi çalışırlar ki, yoksul öğrencileri cahil tutup ayrımcılığı korumak için kendileri sistem haline gelirler.

Kanser gibi yayılıyor


Pahalı özel okullar sanat ve sosyal bilimlerde, özellikle de politika ve iktisatta tümüyle liberal düşüncenin cansızlığını üretirler. 4 yıllık bir üniversitede, IMF ve Dünya Bankası'nın bağımlı ülke ekonomilerine saldırısı üzerine bir polemik yazdığınızda, iyi bir ekonomi uzmanı olarak iş bulma şansınız nedir? Hemen hemen sıfır. Bu mu bizim büyük özgürlüğümüz, büyük düşünce özgürlüğümüz? Siyasal sistem, medya ve akademideki ideolojik konformizm konusundaki bu muazzam baskı ve muhtemelen işyerlerinde de varolan baskı, Amerikan toplumunun kalbinde yavaş yavaş yayılan bir kanser gibidir.

Öğretilen körlük


Körcesine boyun eğme ve beyin yıkama okulda başlar. Medya ve diğer sosyal baskılar işlemi tamamlar. Ailenin ve topluluk yaşamının tahrip edilmesi, işyerindeki direnişi de son derece zor hale getirir çünkü atomize Amerikanları kusmaya ve hiçleşmeye götüren iktidar gücünün keyfi kullanımına karşı bir konuşma bile insana kolayca işini kaybettirebilir.

Kendilerine yalan söyleyen işçiler


Amerikalılar işyerinde kendilerinden ne bekleniyorsa o olabilmek için kendi kendilerine sürekli yalan söylemek zorunda kalır. New Deal'in çöküşünden daha rahatsız edici olan, 21. yüzyılın Amerikası'nda işlerin çoğunun karşıdevrimci karakteridir. Eğer askeri bir işyerinde ve yeni silahların imalatında çalışıyorsanız, sendikalardan bahsetmek bile anlamsızdır. Medyada ve ana akım basındaki işler de aynı ölçüde rezilcedir. Liberallerin 1960'larda çocukça bir saflıkla baktıkları eğitim sistemi, Amerikan aklını urlaştırmada en az medya kadar sorumluluk sahibidir.

Faşizm bireycilikle saf tutuyor


Yaklaşmakta olabilecek bir olağanüstü hal olasılığına karşı mücadele etmek yerine, Amerikalılar işlerinde öne çıkma çabasıyla meşguldur. Faşizm Amerika'ya ırkçı gösteriler ve bombalar ile değil, işyerinde en iyi köşeyi kapma kavgası ile gelebilir.

On dolar için yapılanlar ve toplumun polisleşmesi


Amerikalıların saatte on dolar fazla için ne yaptığına bakın, Amerikan tarihinde sendikalaşma ve dayanışmanın en düşük düzeyine düştüğüne emin olabilirsiniz.

İdare tarafından elleri bağlanmış bir kamu okulu öğretmeni veya müşterilerine ihanet etmeye zorlanan ve masum insanları hapse gönderen bir savunma avukatıysanız, para kazanma derdi olmadan sabahları kendini iyi hissederek kalkma düşüncesi hayalden ibarettir.

Uyanmak için geç değil


Amerikan işçilerinin hala uyanmak ve ülkesini geri almak için vakit geç değil. Özgürlük ve işçi hakları için direnmek ve ayağa kalkmak için vakit geç değil. Elitler bizi varolmamızın mümkün olmadığı bir yere götürmeye çalışıyor. Ama bir kez bu hudut aşıldığında, çevremizde iblislerden başka bir şey kalmayacak, ağacın ana dalı kırılacak ve anayasal demokrasi ölüm ve karanlık denizinde batacak.


*Arabaşlıklar tarafımızdan konulmuştur.