Irkçı provokasyonu boşa çıkardık

Adana'da polisin Kürt işportacıların tezgahlarını dağıttığı saldırısı "Şovenler Defolun" sloganlarıyla püskürtüldü!..

GENÇLİK
Salı, 18 Aralık 2007 (18 yıl 8 ay önce)

Alınteri, Sayı: 53, 18 Aralık 2007

Bir gencin mektubu


Merhaba Alınteri okurları. Ben henüz 18 yaşında, liseyi bitirmiş basın yayın bölümü okumak isteyen dersane öğrencisiyim. Öncelikle Alınteri’yle tesadüf tanışmamı anlatmak istiyorum.

Eylül ayında Adana‘da yerel bir radyoyu dinlerken bir program dikkatimi çekti ve bu programın içinde yer alan bir dizi eylem ve etkinlik çağrısı, yeni duyduğum Ulucanlar katliamını anlatıyordu bu program.

Ulucanlar’da devlet birçok devrimciyi katletmişti. Ben buna duyarsız kalamazdım. Program bittikten hemen sonra radyoda çağrısı yapılan eyleme gittim ve orda Alınteri okurlarıyla tanıştım. Eylem sonrası benim birçok soruma cevap olan arkadaşlar, benim kısa bir zaman içinde hızla gelişmeme katkıda bulundular ve sonrasında onlarla birlikte tüm eylem ve etkinliklere katıldım.

Artık yaşımımda önemli bir yerde olduğumu biliyorum. Asıl konuya yani yazmamın sebebine gelince; Alinteri.net’te bir çağrı duydum (SUSMA HAYKIR HALKLAR KARDEŞTİR). Çevrenizde ve bulunduğunuz her yerde gündelik yaşamımızda ırkçı-şoven faşist etkiyi kırmaya ve Kürt halkını savunmaya çağrıyoruz deniyordu. Ben de tanık olduklarımı yazmak istedim.

Bir sabah dersane girişi, dersanenin önü sivil polis ve zabıtalarla çevrilmişti, merak edip izlemeye başladım ve tabiki yaşananlara sessiz kalmadım.

Yaşadığımız süreçte ardı arkası kesilmeyen ırkçı şovlardan biri daha yaşanıyordu. Kürt işportacılara karşı yapılan operasyonda, onlarca insanın Kürt olması nedeniyle tezgahları dağıtılıyor, yağmalanıyor, zorla ellerinden alınıyordu. Diğer tarafta ise dilencilere ve tezgahlarına Türk bayrağı açan işportacılara dokunulmuyordu bile. Kürt oldukları için bütün diğer tezgahlar toplanmış, çarşının en işlek caddesi boşaltılmıştı. Polis, Amerikan filmlerindeki aksiyon tutkusunu ve daha birçok şeyi bir kez daha savunmasız Kürt kimlikli işportacıların üzerinde deniyordu.

Bir süre sonra benim ve duyarlı bir birkaç kişinin tepkisi üzerine tedirginleşen polis, içimizden bir gencin "Bu tezgahları ne gerekçeyle topluyorsunuz" sorusuna, "Buradan kazanılan paralar PKK’ya yardım olarak gönderiliyor" şeklinde cevap vererek mağdur ettiği insanların üzerine halkı kışkırtarak salmayı düşünüyordu.

Fakat yapılmak istenen şey geri tepmişti. Bu durum polisin aleyhine dönüşmeye başlamıştı. Halk "Bu insanların ekmeğiyle niye oynuyorsunuz" diyerek bağırıp çağırıyordu. Bu durum karşısında polisler hiçbir açıklama yapmadan apar topar oradan uzaklaştılar.

Çevreden, "Irkçısınız, bu yaptığınız ırkçılıktır. Şovenler defolun" sloganları atılmaya başlanınca ortamdaki gerginlik de artmaya başladı.

Bazı dükkan sahipleri, yoldan geçen bilinçli gençler ve biz dersane öğrencileri bu olaya müdahale edince dediğim gibi polis apar topar oradan kaçmaya başladı. Böylelikle onların bu ırkçı-şoven provokasyonlarını boşa çıkarmış olduk.