Novamed'de kazanılan...

Novamed grevcileri anlatıyor! 1 yıllık grev okulu mezunları kazandıklarını aktarıyor

KADIN
Çarşamba, 2 Ocak 2008 (18 yıl 5 ay önce)

Muhabirlerimiz bir yıllık grevle sendikaları Petrol-İş'i fabrikalarına sokan Novamed işçileriyle görüştü. Röportajları, haberi ve gözlemleriyle tam hali Alınteri Gazetesi'nin 54. sayısında yer alacak bu görüşmeden bir kolaj sunuyoruz:


Derya Tuna: Ben 27 yaşındayım. Bu yaşıma kadar grev nedir, sendika nedir bilmiyordum. Ben fabrikaya ilk girenlerdenim. Ben girdiğimde daha üretim başlamamıştı. Her şeyi ilk başta ben gördüm. Haksızlığı da insanı ayırdıklarını kayırdıklarını da gördüm... Biz sendikalaşmaya 14 kişiyle başladık. 167 kişi olarak bitirdik. Ama 85 kişiyle greve çıktık.

Aysel Altındağ: 80 kişiyle, karşımızda 240 kişi olmasına rağmen bir sürü kazanım elde ettik. Bu kadar sayıyla sendikanın varlığını kabul ettirmekle, artı olarak hiç bir şey kazanamamış olsaydık bile tek başına büyük bir kazanımdır bizim açımızdan. Yani bu güne kadar işçilerin dörte biri ile grev kazanmak tarihte olmayan bir şeydi. Özellikle de kadınlar olarak böyle bir kazanım gerçekten iyi bir kazanımdı.

Fatma Özüm: Grevin amacı zaten işyerine sendikayı sokmaktı. İşyerimizdeki çalışma koşullarının ağır olması, uygulanan doğum sırası gibi zorlamalar sendikanın girmesiyle birlikte kaldırıldı. 3 yıllık bir sözleşme yaptık. Sendikanın oraya girmesi 3 yıllık sözleşme yapılması en büyük kazanç oldu diye düşünüyorum.

Bi dursak


Türkiye'de bütün işçiler birlik olsa en başta asgari ücreti yükseltiriz; biz çalışmıyoruz desek...

Fatma Özüm

1 yıl direndik hatta öncesindeki örgütlenme sürecimizle yaklaşık 3 yılı buldu. Direndik ve kazandık; pes etmedik. Bu heyecan, bu coşku çok farklı bir şey anlatılacak gibi değil.

Birbirimizi aştık


Derya Tuna: Biz grevden önce 3 yıldan bu yana örgütlendik... Yeri geldi evlerde çalışma yürüttük, eğitimler aldık sürekli, birbirimimizi aştık yani.

Kendimizi aştık


Fatma Özüm: Bir çok şeyi de kendimiz aştık. Yani deselerdi "Sen şunu yapar mısın?" diye. Ben yapamam, edemem, söyleyemem... Yani dediğim gibi kendi işimizi kendimiz yapabiliyorduk artık. Daha önceden elimize geçen bir bildiriyi pek okumazken greve çıktıktan sonra elimize geçen her bildiriyi dikkatle okumaya başladık. Çağrılara imza atmaya başladık. İşin içine girdikçe daha duyarlı olmaya başladık. Mesela 8 Martlar, 1 Mayıslar bizim için daha anlamlı olmaya başladı.

Tutsaklığı aştık


Aysel Altındağ: Kadınlar olarak şu anda bizim için en önemli hak kazanımımız: Özgürlük! Evde olsun, işyerinde olsun, dışarıda olsun bir özgürlük kazandık gerçekten. Erkeklere karşı ezilmediğimizi göstermiş olduk. Bu arada ben de grev sürecinde evlendim. Grev sürecinde birçok insanı tanıdım mücadeleyi öğrendim. Dostumuzu düşmanımızı öğrendik bu arada en samimi arkadaşımızın bile yeri geldiğinde düşmanlık yapabileceğini öğrendik.

Kendimizi ezdirmemeyi...


Derya Tuna: Kadın olarak ne kazandık derseniz, öncelikle kendimizi savunmayı korunmayı öğrendik. İşyerinde kendimizi savunmayı öğrenirken bir de özel hayatımızda kendimizi savunmayı öğrendik. Sendikanın getirisi çok büyük oldu bizim için. Grev çok iyi geçti biz kadınlar açısından. 1 yılımız dolu dolu geçti. Bizim grevimiz sayesinde işveren bir çok değişiklik yapmak zorunda kaldı. Ben ilk defa grevde sendikamdan 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü'nde mesaj aldım. 8 Mart'ı ilk defa sendikam aracılığıyla öğrendim. Greve çıkmak güzel, kadın dayanışması çok güzel.

İşsizlikten bile


Bu grevde arkadaşlarımız kendi ayaklarının üstünde durmasını öğrendi belki bu işyeri olmasa da başka bir iş yapabilirim düşüncesi oluştu. Dayanışmayı, mücadeleyi öğrendi arkadaşlarımız. Artık hiçbir şeyden korkmuyoruz. Hatta işsizlikten bile...

Fatma Özüm

Kadınlar emeğin safına


Fatma Özüm: Bir öncülük yaptığımıza inanıyorum. Belki bu sene birazcık kazandık ama kadın platformunu oluşturduk, bir çok kadın hareketini bir araya getirerek emekten yana olmaya yönelttik. Belki biz sözleşme imzaladık ama birleşmeleriyle birlikte olaylara daha bir duyarlı bakacaklardır artık. O yüzden çok büyük kazanım oldu bu grev hem bizim için hem de diğer kadınlar açısından. Yani kadınlık onurumuzu kurtardık bir bakıma.

Şimdi


Fatma Özüm: Bundan sonraki hedef ve amaçlarımız; örgütlülüğümüzü, sendikalaşmamızı, mücadelemizi devam ettireceğiz. Bu sadece burada kalmayacak; işe başladığımızda da devam edeceğiz. Sendika mücadelesi farklı bir mücadele olacak, oradaki arkadaşlar da bu mücadelemize katılacak. Bundan sonrakileri de düşünerek mücadelemize devam edeceğiz. Sayı olarak çoğalacağız 81 kişiyle kalmayacağız sonuçta fabrikada. Birçok arkadaşımıza bu greve neden çıktığımızı anlatacağız. Birçok arkadaşımız gerçekten yeni, bilmiyorlar sendikanın ne olduğunu... İşveren, "Onlar isyancı, biz çok iyi işvereniz, bize iftira atıyorlar" vs. diyor. İşte biz bunları anlatacağız işe başladığımızda. İşe başladığımızda da mücadelemize devam edeceğiz.

Mahallede gıptayla baktılar


Fatma Özüm: İlk başta gıptayla baktılar hele de bu devirde kadın olarak greve gitmeyi yani 80 öncesi grevlerin çok kötü olduğu sendikalaşmanın zor olduğunu anlatırlardı ama bu devirde bunu yapmanın büyük başarı olduğunu bu anlamda gurur ve gıptayla baktılar zaten. Mahallede bizden büyük olan daha önceki grevlere katılanlar "Bizi geriye götürdünüz" dediler. Bu işi bırakanlar bile "Bu işlerin ölmediğini bize gösterdiniz" dediler. Çevrenin bize bakışı bu anlamda güzeldi. Yani sendikamızı maddi ve manevi olarak desteklediler.