İşgalcilik evde de sürüyor

ABD'nin işgal askerleri Irak ve Afganistan'daki görevlerini evlerinde de sürdürüyor

DÜNYA
Pazartesi, 14 Ocak 2008 (18 yıl 9 ay önce)

Irak ve Afganistan işgallerinde yer alan ABD askerlerinin taşıdıkları travma Vietnam sendromunu da solladı.

Afganistan ve Irak işgallerinin başlamasından itibaren geçen son 6 yıllık süreçte işgalci ABD askerlerinin evlerine döndükten sonra işlediği suçlarda yüzde 89'luk bir artış meydana geldi.

Aynı dönemde 121 işgal gazisi cinayet işledi. İşgal gazilerinin işlediği bu 121 cinayettin üçte ikisinde ise kurbanlar aileleri oldu. Eski askerler bu cinayetlerin bir kısmını askeri kamuflaj elbisesi giyip otomatik silahlarla işledi.

Bu durum New York Times gazetesi tarafından ülke çapında yapılan bir adli olaylar araştırması sonucunda ortaya çıktı.

Gazetenin geniş yer ayırarak yayınladığı araştırmaya göre, askerlik görevlerini tamamlayarak dönen ya da gazi olarak ordudan ayrılan 349 eski asker, silahlı olaylara karıştı. Bu olaylara karışan askerlerin ortak özelliği, hepsinin Afganistan ve Irak’ta operasyonlara katılmış ve fiili çatışmaların içinde yer almış olması.

Askerlerden 121’i, ateşli silahlarla cinayet işledi. Geri kalan suçlar ise, adam bıçaklamak ya da aşırı alkollü araç kullanarak ölümlü kazalara yol açmak. Kazaların büyük bir bölümü bilinçli çarpma sonucu meydana gelmiş ve öldürmek üzere insanlar ezilmiş. Cinayet kurbanlarının 3’te 2’si, askerlerin kız arkadaşı, eşi ya da çocuğu. 4’te biri de katiller gibi asker.

Araştırmanın bir başka ilginç sonucu, ateşli silahla cinayet işleyen 121 eski askerden sadece birinin kadın, geri kalan tümünün erkek olması. Katillerin bir kısmı, cinayet işlemeye giderken askeri kamuflaj elbisesi giymiş ve AK-47 Kalaşnikof marka otomatik silahla kan dökmüş.

Ezginin Günlüğü'nün Herşey Yolunda İsimli albümlerinde yer alan Dönüş adlı şarkıları ise Kürdistan'daki vahşetin askerler üzerindeki etkisini anlatıyor:

Dönüş
Pencereden kar geliyor, aç gözünü dünya
Uzaklarda bir kör iskele, eski bir mavna
Garip ömrüm düş görüyor, yaz yazabilirsen
Avucumda bir kurşun kalem, bir beyaz sayfa

Ansızın içimden bir gökyüzü kanatlanıp uçuyor
Ağacımda bir küçük kuş, dünyamız yıkanmış yunmuş
Birader Şırnak’tan dönmüş, vay geliyor
Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor

Boğazımda kördüğüm var, çöz çözebilirsen
Kapılarda sır fısıltılar, ismini söyler
Geceler dostun mu oldu, yum gözünü dinlen
Gözlerinden uyku kuşları uçtu mu birader

Kar beyazı aklı gidip gidip gidip gidip geliyor
Adımı sordu unutmuş, türküsünü dağlar yutmuş
Düşünde gerçek tutuşmuş, vay, yanıyor
Hiç sebebi yokken durup durup durup durup gülüyor
Söz-Müzik:
Hüsnü Arkan
Özellikle Irak işgalinde bulunmuş askerlerin büyük çoğunluğu sivil katliamlarının çokluğu ve direnişin etkisiyle tramvatik beyin zedelenmesi yaşıyor.

Türkiye'de ise özellikle "Çeçenistan gazileri" benzer bir şekilde öne çıkıyorlar. CIA ve TSK Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından eğitilip Çeçenistan savaşına gönderilen ve büyük bölümü Nizam-ı Alem (Alperen), Ülkü Ocakları üyelerinden oluşan bu katillerin işledikleri suçlar ise kontrgerilla uzantılı oluyor.

Bir çoğu ilk kontrgerilla ve gayri nizamı savaş eğitimini Çeçenistan'da alıyorlar. 1996'da sözde Çeçenistan adına Avrasya feribotunun kaçırılması da, BBP bağlantılı bir kontrgerilla destabilizasyon eyleminden ibaret. Nitekim, kaçırılan feribot, BBP'liler tarafından törenle karşılanıyor ve törenin baş köşesinde Sedat Peker. Feribotu kaçıranlar Peker'in desteğini açıkça ve "gururla" belirtiyorlar. Ve tutuklandıkları gibi, ellerini kollarını sallaya sallaya cezaevinden "kaçıveriyorlar".

Uğur Mumcu cinayetinden hüküm giyen Mehmet Ali Tekin de "Çeçenistan gazilerindendir". Çeçenistan'da CIA ajanı diye yakalanmış, o dönemin MİT Müsteşarının Rusya'ya ricası ile bırakılmıştı. Mehmet Ali Tekin, Çeçenistan'a kontrgerillacılığa gitmeden önce Menzil tarikatının Selam gazetesinde çalışmıştı. Menzil tarikatı seçimlerde BBP'yi desteklemekle kalmayan, hizbulkontranın da temelini oluşturan bir kontrgerilla tarikatıdır.