İsrail'i püskürt(eme)mek

İsrail yine hezimet yaşadı; yeni bir katliamla! İsrail gibi olmalıyız diyor birileri...

DÜNYA
Pazartesi, 3 Mart 2008 (18 yıl 7 ay önce)

İsrail ordusu dün akşamdan itibaren Gazze'den çekilmeye başladığını; Hamas ise İsrail askerlerinin püskürtüldüğünü duyurdu. Harekatın gelişimi Hamas açıklamasını doğrular nitelikte. İsrail tank ve buldozerleri, günlerce süren yoğun hava borbardımanının ardından savaş uçaklarının desteği ile kuzeyden bölgeye girmiş fakat, neredeyse harabeye çevrilen mahallelerin başladığı yerde çatışmalar da başlayarak İsrail birliklerinin ilerleyişi durdurulmuştu. İsrail ordusunun halen devam eden hava saldırıları da kara harekatında istenilen sonucun elde edilemediğine işaret ediyor.

Ne varki, vahşetin ve direnişin iç içe geçtiği bu topraklarda zafer ile hezimet de birbirine karışıyor. Geri çekilmek zorunda bırakılan İsrail askerlerine karşı, artık hayatta olmayan 100'den fazla Filistinli ve kara harekatının başlatıldığı binlerce ailenin yaşadığı Cebaliye'den arta kalan yıkıntı, saldırının da direnişin de cephesinden indirgemeciliği geçersizleştiriyor.

İsrail tüm dünyanın gözü önünde Filistin'e giriyor yakıyor, yıkıyor, yollarını, köprülerini tahrip ediyor, çıkıyor veya püskürtülüyor; istediği her gün hava bombardımanıyla binaları yıkıyor, evlerini yıkıp kendi ülkesinde mültecileştirdiği insanların kaldığı kampları da bombardımanla yerle bir ediyor; utanç duvarıyla koca bir ülkeyi hapishaneye çeviriyor ve en verimli tarım arazileri hep duvarın ötesinde kalıyor; elektriği, suyu, ekmeği, unu, ilacı bile savaş aracına çeviriyor; futbol oynayan çocukları vuruyor, 6 aylık bebekleri, parkları, caddeleri, plajları vuruyor, evlerin girişlerine, sokakların arasına misket bombaları ekiyor; öldürüyor, öldürüyor, öldürüyor...

İsrail katliamTüm dünyanın gözü önünde İsrail, Filistin halkını katlediyor, tüm dünya halklarının ise en insani duyargalarını öldürüyor. İnsanlıktan bile çıkarıyor ki birileri çıkıp İsrail gibi diyor, olabilmeliyiz... Taş generaller gibi panzerlere karşı taşla sokaklara çıkan çocukların tuzla buz edilen kemikleri ortadayken daha ne kadar İsrail gibi olabiliriz sorusu ise boşta kalıyor...

Adı ölüm olmuş bir devlet İsrail ve adı direniş olmuş bir halk Filistin... İsrail'in bu saldırısından yaklaşık bir ay önce, utanç duvarı ile hapsedilen, ekmeğe, ilaca, kağıda, suya, elektriğe, mezarları için çimentoya yoksun kılınan Filistinliler sınırları yıkarak koşmuştu yaşamsal ihtiyaçlarına... İsrail'in bu saldırısında ise, siyonist ordunun telefonla arayarak bombalanacağını bildirdiği evlere koştu Filistinliler... İsrail ordusunun "Evden çıkın, az sonra evi füzeyle vuracağız" telefonunu açtığı evlerden, camilerden yapılan anonslarla haberdar olan Filistinler bu evlerin çatısında, balkonunda, bahçesinde canlı kalkan oldu. Üzerlerinde savaş uçakları uçtuğu, helikopterlerden taciz atışları yapıldığı halde terk edilmedi bu evler. Ki İsrail 2006 yazındaki saldırısında sığınakları dahi vurmuştu, Kana'yı kimse unutamazdı ama bu evleri de kimse terk edemezdi.

Vahşetin ve direnişin iç içe geçtiği bu topraklarda harekatların gelişimi, tarih, hep direnenleri doğruluyor. İsrail uçaklarının Gazze ve Konya semalarında uçmaması, İsrail tanklarının Filistin ve Kürdistan topraklarını ezmemesi için ise herkese daha fazlası düşüyor.