8 Mart açıklamaları

İHD'lilerden kadın tutsaklara kart, KESK'lilerden Adana Tekel'e ziyaret, EED'den çağrı

KADIN
Cuma, 7 Mart 2008 (18 yıl 2 ay önce)

İHDİnsan Hakları Derneği illerde basın açıklamaları yaparken, Adana'da KESK'li Kadınlar Tekel işçilerini ziyaret etti. Eğitim Emekçileri Derneği de 8 Mart'ta alanlara çağırdı.

İHD: Kadına yaşatılanlar mücadele çağrısıdır!


İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi'nin aldığı karar doğrultusunda bugün İnsan Hakları Derneği şubeleri bulundukları illerde saat 11.00'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili basın açıklamaları yaptılar. İstanbul'da açıklama yeri Galatasaray olurken basın açıklamasının ardından kadın tutsaklarla dayanışmak amacıyla hapishanelere kartlar yollandı.

Kadın özgürlüğünün derecesi tabii ki genel özgürlüğü tayin eder.

Marx

Yapılan açıklamada 2007 yılı hak ihlalleri raporunun kadına dair bölümü söze gerek bırakmayacak şekilde ortaya konuldu: 2007 yılında 36 kadın ve 6 çocuk namus cinayetleri ile öldürüldü; 65 kadının intihar etti; 66 kadının ev içi şiddet sonucu öldü; toplumsal alanda kadına yönelik şiddet, tecavüz ve tacizler sonucu 53 kadın öldü ve 314 kadın fuhuşa zorlandı. Bu korkunç tablonun başta devlet ve yargı olmak üzere tüm bir sistemin ürünü olduğu vurgulanarak şunlar ifade edildi:
Biz insan hakları savunucuları, 151 yıldan bugüne kadının yürütmüş olduğu temel hak ve özgürlük mücadelesini insanlaşma mücadelesi olarak görüyor ve insan hakları savunucularının ellerindeki ihlal verilerine bakınca bu mücadelenin daha fazla yükseltilmesi çağrısında bir kez daha bulunuyoruz!

KESK: İnsanca bir yaşam özlemimiz


Adana'da ise KESK'li kadınlar Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle 15 gün önce direniş çadırını kuran Tekel işçilerini ziyaret ettiler. Ziyarette SES yönetici Halide İnce tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, kamuda yaygınlaştırılan sözleşmeli, norm kadro gibi güvencesiz istihdam biçimleri ile esnek ve performansa dayalı çalıştırma gibi uygulamaların kadınları daha derinden etkilediği belirtilerek, İstihdam Paketi saldırısıyla da kreş ve emzirme odası haklarının ortadan kaldırıldığına dikkat çekildi. Bu tür uygulamaların yedek iş gücü olarak görülen, işyerinde şiddet ve tacize uğrayan kadınları çalışma yaşamından daha da uzaklaştıracağı vurgulandı.

Kadın için tam özgürlük elde edilemezse, proletarya tam kurtuluşa ulaşamayacaktır.

Lenin

SGGSS saldırısıyla emeklilik yaşının 65'de sabitlenmesinin biçimsel bir eşitlik anlayışı olduğu belirtilerek, "Sanki kadın ve erkeklerin çalışma koşulları, yaşam koşulları aynıymış, aynı aile yükümlülüklerine ya da bakım yükümlülüklerine sahiplermiş gibi bir yaklaşım var" denildi. Ayrıca prim ödeme gün sayısının 9 bine yükseltilmesinin, aile, bakım, emzirme yükümlülükleri nedeniyle çalışmaya ara vermek zorunda kalan kadınlar için emekliliği imkansızlaştıracağı belirtildi. Açıklama şu ifade ve taleplerin sıralanmasıyla son buldu:
Kuşatılmışlığı, şiddeti, ayrımcılığı derinden yaşayan, terfi ve yükselmelerde görmezden gelinenleriz. Fabrikada, tarlada, evde kısaca hayatın her alanında üreten ama siyasette, karar organlarında, istihdamda yok sayılanlarız.

Baba esareti, koca kuşatması, namus belası, mahalle baskısı, itilmesi, kakılması, dizilerin hayal dünyası, görücüsü, töresi, cinayeti, cinneti... Bin bir baskı ile bin bir hayal arasında yanıp duran emekçi kadınlarız... Asgari ücretin sigortasız işçisi; "aileye katkı" ya da "çocuğa bir şeyler" için yoksulluk tüketen insanlarız.

• Bizler bedenimizle ve geleceğimizle ilgili kararlarda seçim yapma hakkı, bedensel bütünlüğümüze saygı, sağlık hizmetlerine ulaşım, sürekli istihdam, nitelikli eğitim, mesleki öğrenim, yaşlılıkta güvence, politik karar organlarında söz sahibi olmak istiyoruz.
• Bizler, bedenimize,cinsiyetimize ve sağlığımıza saygı istiyoruz.
• Adil ve eşit ücret, güvenceli ve sağlıklı koşullarda, onurumuza saygı gösterildiği bir ortamda çalışma hakkına ulaşmak istiyoruz.
• Bizler, çalışan kadınların insan haklarını istiyoruz.
• Savaşa, şiddete, töre-namus cinayetine kurban edilmek istemiyoruz.
• Doğruların, farklılıkların ve özgürlüklerin saygı gördüğü eşitlik, özgürlük, dayanışma, adalet ve barış üzerine bir dünya kurmak istiyoruz..

İşçiyiz, anneyiz, kadınız,.. İnsanca bir yaşam özlemimiz.
8 Mart’ı "bir gün" olmaktan çıkartmak, her yere ve her günümüze taşımak için...
İnsanca yaşam için herkese İş, çocuğumuza ekmek, ruhumuz için gül istiyoruz!
Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!

EED: 8 Mart'ta sokağa mücadeleye


Gerçekleştirdiği kurultayda emekçi kadın çalışmasına özel önem vermeyi, temel ve sürekli bir çalışma alanı kılmayı karar altına alan Eğitim Emekçileri Derneği, Devrimci 8 Mart Platformu'nun eylemine katılacağı gibi kendi özel etkinliklerini de örgütlüyor. 15 Mart'ta bir emekçi kadın forumu düzenleyecek olan dernek, forum çalışmalarını merkezi yerlerde stand ve resim sergisini de içerir sokak faaliyeti ile yapacak.

İnsanlık tarihinde, ezilenlerin hiçbir büyük hareketi emekçi kadınların iştiraki olmadan yürümemiştir.

Stalin

Yazılı bir açıklamada yapan EED, 8 Mart'ta alanlarda olma çağrısı yaptı. Açıklamada iş cinayetleri, uzun iş günleri, güvencesiz çalıştırma, stajyer köleliği vs. ile sanayi devriminin başlarındaki koşullara dönüldüğü vurgulanarak şunlar ifade edildi:
Kapitalizm meslek, cinsiyet vb ayırım gözetmeksizin acımasızca saldırıyor. Ancak bütün bu saldırılardan toplumsal roller itibariyle kadınlarımız iki kez sömürülmekte. Anne olan kadın, ev işçisi olan kadın, erkeğin hizmetinde olan kadın, ucuz iş gücü olan kadın, töre cinayetlerine kurban giden kadın.
Kadınları bir nesne ve köle konumuna indiren şartların daha çocukluktan itibaren oluşturulduğu vurgulanarak, içselleştirilen rollerin ve kölelikten kurtulmasının tek yolunun toplumsal ilişkilerin yeniden şekillenmesi için verilecek sınıfsal mücadelede olduğu vurgulandı. Bu hedefle herkese 8 Mart'ta alanlarda olma çağrısı yapıldı.