Cumartesi, 8 Mart 2008 (18 yıl 2 ay önce)
1857'de kadın işçilerin insanca bir yaşam ve çalışma koşulları talepleriyle yürüttüğü mücadeleye gerçekleştirilen bir katliamla doğdu 8 Mart. Tersaneler cehenneminde ise işçi katliamının içinden yükseliyor mücadele. İstanbul'da 2008 8 Martı'nı bağımsız bir eylemle kutlayan Alınteri bunun yerini, işçi kanının herkesin yüzüne sıçradığı bir sömürü ve iş cinayeti cehennemi olduğu kadar, mücadelenin nabzının hızlandığı, kadın, erkek, işçi, emekçi dayanışmasının büyüdüğü bir savaşım alanı olan Tuzla Tersaneler Bölgesi olarak belirledi.
Dearsan Tersanesi'nin karşısında saat 16.30'da toplanan Alınteri okurları eylemlerini üzerinde Özay Tekstil, Davutpaşa ve tersane işçi katliamlarının resmi bulunan
"Bursa'da yanan, Davutpaşa'da parçalanan, Tersanelerde ölen biziz / Yaşasın 8 Mart" pankartının arkasında gerçekleştirdi. Bir basın açıklamasının okunduğu eylemde, Torgem Tersanesi'nde 2005 yılında yaşanan bir patlamayla yaşamını kaybeden Ekrem Bektaş'ın annesi Emine Bektaş bir konuşma yaptı, şiirler okundu, Alınteri İşçi Korosu kavga şarkılarını seslendirdi.
Emine Bektaş yaptığı konuşmada,
"Benim oğlum öldü başkaları ölmesin, ben her gün ağlıyorum başkaları ağlamasın" dedi. Daha sonra konfeksiyon işçisi bir kadın James Oppenheim'in
"Ekmek ve Gül" şiirini okudu. Alınteri İşçi Korusu ise
"Türkiye İşçi Sınıfına Selam" marşını ve Puşkin'in sözlerinden Kutup Yıldızı'nın bestelediği
"Tersanelerin etrafı" parçasını seslendirdi:
Tersanelerin etrafı
Özgür müziğim ile dolacak
Ağır zincirler düşecek
Yıkılacak duvarlar birer birer
Karanlık kapılardan biz akacağız
Işıkla selamlayacak bizi özgürlük
Seslenir neşeli bir cesaretle
Umarsızlığın düşmanı umut
"Kadın Erkek El Ele Örgütlü Mücadeleye", "Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz", "Artık Ölmek İstemiyoruz", "İşçiyim Kadınım Anneyim İnsanca Bir Yaşam Özlemim", "Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak", "Tersanelerde Ölümlere Son", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganlarının atıldığı eylem devam ederken vardiya değişimi yapan işçilerin bir kaçı da alkışlarla eyleme katıldılar. Etraftaki işçilerin de ilgiyle izlediği eylem, Cevizli Tekel işçilerini ziyaret etmek üzere sonlandırıldı.
Alınteri okurları bir grup Tekel işçisi kadınlarla sendika binasında buluşarak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Tekel Sigara'nın peşkeşine karşı mücadele ve bu mücadelede kadın olmak üzerine sohbet ettiler.
Gebze'den Alınteri okurları eyleme bölgede yapılan ortak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine katılarak geldi. Gebze Sendikalar Birliği ve partilerin de katılımıyla miting, Cumhuriyet Meydanı'nda saat 13.30'da gerçekleştirildi.
Bugün 8 Mart
Bugün bizim günümüz. Bugünü patronlar bahşetmedi bize. 8 Mart takıp takıştırarak, sürüp sürüştürerek kapitalizmin piyasasına can verme günü değildir. Tam tersine. Ha bire yok sayılan ihtiyaçlarımızı, işçi ve emekçi kimliğimizi haykırma günüdür.
Neden böyledir? Çünkü 8 Mart’ı yaratan, kadın sınıf kardeşlerimizdir.
Yıl 1857. Amerikalı sınıf kardeşlerimiz insanca çalışma koşulları ve insanca yaşamaya yetecek ücret için greve çıktılar. Greve kısa bir sürede 40 bin kadın işçi katıldı. Fabrikalar işgal edildi. Dile kolay, 40 bin kadın işçinin diz çökerek yaşamaktansa savaşarak ölmeyi yeğlediği gündür 8 Mart. İşçi sınıfının bütün onurunu kuşanıp patronlara başkaldırdığı gündür. Patronların polisleri, kiralık katilleri ve bilcümle cinayet şebekeleriyle gerçekleştirdikleri saldırıya karşı ölümüne direnişlerinin tarihidir.
Greve saldıran üniformalı ve sivil katillerin çıkardıkları bir yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşgal edilen fabrika kapılarını dışarıdan kaynakla kapatan patronların gerçekleştirdiği kelimenin gerçek anlamında bir katliamdı. Grevci kadınların korku, çaresizlik, örgütsüzlük bataklında boğulmaları amaçlandı. Ama hiç de öyle olmadı.
Kadın sınıf kardeşlerimiz şehitlerini 100 bin kişilik görkemli bir cenaze töreniyle uğurladılar. Onların açtıkları sınıf savaşı bayrağını yine tekstil, tütün ve diğer fabrikalardan kadın işçiler alıp yükseltmeye, grev yapmaya devam ettiler.
Bundan 30 yıl sonra, 1886 yılında Amerika’da dokuma işçisi kadınlar,
"8 saatlik iş günü!", "Eşit işe eşit ücret!", "Sendikalaşma ve oy hakkı!" için yine grevlerle sokaklara çıkıp mücadeleyi yükselttiler.
1910 yılında da II. Enternasyonal Kadınlar Konferansı‘nda Clara Zetkin‘in önerisiyle 8 Mart, Amerika‘da grev sırasında çıkan yangında ölen işçi kadınların anısına
"2. Enternasyonal Kadın İşçilerin Mücadele Günü" olarak ilan edildi.
İşte bu tarihten geliyor 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu bizim tarihimizdir. Onu Güler Sabancı gibi burjuva kadınlara, onların işbirlikçisi yazarlara çizerlere, medyaya yar etmeyeceğiz. Onların ekmeğimizle birlikte insanlığımızı ve tarihimizi tüketmesine izin vermeyeceğiz.
2005′te Bursa’daki Özay Tekstil fabrikasındaki yangında, Urfa’da Kürt kadın tarım işçilerinin kasasına istiflendiği kamyonun karıştığı trafik cinayetinde, geçtiğimiz sene İstanbul Esenler’de havaya uçan örme atölyesinde parçalanarak, yakılarak katledilen kadın proleterlerin çığlıkları, bizim için mücadele çağrısı olmalıdır. Onların kanları, canları ve çığlıkları, Tersane’de iş cinayetlerinde ölen kardeşlerimizinkilere karışmıştır. Tuzla bir sömürü iş cinayeti cehennemi; hem de öyle bir cehennem ki iş kazasında ölen işçinin boynuna ip takılıp havada bekletildiği bir cehennem. Ve hayatın kendisi, biz işçi ve emekçiler için cehenneme çevrilmiştir.
Bugün dünyanın pek çok yerindeki sınıf kardeşlerimiz, bu cehenneme karşı mücadele ediyor. Sosyal yıkım yasalarına, açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, ırk ve cins ayrımcılığına karşı, haksız savaşlara karşı mücadele ediyor. Dünyanın her köşesi, mücadeleye atılan kadın-erkek işçilerin, emekçilerin sokağa dökülüp, grevlerle, direnişlerle haklarını aradıklarına tanıklık ediyor.
Öyleyse; kadın erkek bütün işçi ve emekçi kardeşlerimiz: Ölümleri durdurmak, kölece çalışmaya, kölece yaşamaya karşı dövüşmek için gücümüzü birleştirelim. 8 Marttan 1 Mayıs’a, 15-16 Haziran’a kadar, mücadele hattımızı örelim. Bahar bizimle çiçeklensin, mücadele şarkılarımız alanları dövsün.
Herkese İş, Çocuğumuza Ekmek, Ruhumuz İçin Gül İstiyoruz!
Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
ALINTERİ