Devrimci Tutsaklar: Sevda Aydın Yalnız Değildir!

GÜNCEL
Pazartesi, 23 Ocak 2006 (20 yıl 9 ay önce)

Tekirdağ 1 No'lu hapishanesinden devrimci tutsaklar adına, Sevda Aydın'a uygulanan tecavüz işkencesi ile ilgili olarak Aysel Güldoğan, Hasan Polat, Bayram Kama, Hasan Rüzgar, Murat Karayel, Aytunç Altay, E. Altun ve Nurettin Temel imzalarıyla, yapılan ortak açıklamayı yayınlıyoruz:

Basına ve Kamuoyuna:
Yaşadığımız topraklarda devrim, ezen-sömüren kesimlerin her zaman en büyük korkusu, kabusu olmuştur. Faşist Türk devleti devrim “belasından” kurtulmak için bugüne kadar sayısız katliamlar ve en aşağılık işkencelere başvurmaktan çekinmedi. Emekçi Kürt köylülerine dışkı yedirmek, 19 Aralık 2000 hapishane katliamı, devrimcilere yönelik linç ve Şemdinli'de bir kitabevinin askerlerce bombalanması olayları, yakın zamanda yaşadığımız ve tazeliğini koruyan örneklerden bazılarıdır.

En son olarak 12 Aralık 2005 tarihinde İkitelli Ekin Sanat Merkezi çalışanı Sevda AYDIN devrimci sanat çalışmasının devlette yarattığı korku nedeniyle “TMŞ” polisleri tarafından kaçırılıp tecavüz işkencesine uğramıştır. Bu aşağılık işkenceyi gerçekleştirenler, sanat da dahil devrimci olan herşeyden ne kadar çok korktuklarını tecavüz işkencesinden sonra Sevda AYDIN'a “Git yap devrimci sanatını yapabiliyorsan” sözleriyle ifade etmişlerdir.

Faşist Türk Devleti'nin devrimci korkusu boşuna değildir. Kan ve irinle beslenen Faşist Türk Devleti yıllardır darağaçlarında, sorgu odalarında, hapishanelerde, sokaklarda, meydanlarda, fabrikalarda ve kırlarda uyguladığı tüm katliam, baskı ve işkencelere rağmen devrimi boğamamış, tersine devrimin nefesini her an ensesinde hissetmiştir. Çünkü devrimin gücü ve sürekliliği, ezen ve sömüren kesimlerce ezilip-sömürülen, aç ve işsiz bırakılan, sefalet içinde süründürdüğü halka dayanıyordu. Ve gücünü halktan alan, halka dayanan bir hareket yenilmezdir.

Bu anlamda, Sevda Aydın'a yapılan iğrenç saldırıyla devletin devrimcilerde ve kitlelerde yaratmak istediği korku ve moral bozukluğu boşa çıkmaya mahkumdur. Tersine, bu alçak ve aciz saldırı öfkemizi ve intikam isteğimizi harlandırmıştır.

Bizler Tekirdağ 1 No'lu F Tipi hapishanesinde kalan devrimci tutsaklar olarak Sevda Aydın özelinde tüm devrimci kadınların yanında olduğumuzu ve bugüne kadar devrim, sosyalizm ve komünizm için hiç bir bedeli ödetmekten çekinmeyeceğimizi bildiririz.

Sevda Aydın Yalnız Değildir!
Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!