Salı, 18 Mart 2008 (18 yıl 2 ay önce)
Newroz afişleri üzerindeki baskılar iş polise gelmeden Valilikler eliyle de hallediliyor. Diyarbakır'da düzenlenecek Newroz kutlamalarına çağran bu afiş Diyarbakır Valiliği tarafından yasaklandı. Yasaklama gerekçesini ise afişin ortasındaki gözler oluşturuyor. Diyarbakır Valiliği bu gözlerin Abdullah Öcalan'ın gözlerine benzediğini öne sürerek yasak kararını çıkardı. KOMÜNARCA
Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi imzalı Newroz afişlerinin bu sabah okul panolarına asılmasının ardından ÖGB ve sivil polisler tarafından tacizler başladı. Önce afişler için izin dayatması yapıldı, yurtsever öğrenciler bunu kabul etmediler. Daha sonra toparlanıp gelen ÖGB’ler afişi indirmeye çalıştı. Bunun üzerine toparlanan devrimci, demokrat ve yurtsever öğrenciler ile ÖGB’ler arasında kısa bir gerginlik oldu. Bu sırada özellikle sivil polisler ve ÖGB şeflerinin yaşanan olay üzerine toparlanan meraklı kitleyi
"Bakın buraya ne asıyorlar!" diyerek provoke etmeye çalıştığı gözlendi. Okul içinde varolan ama kendini pek belli etmeyen faşistler ise bu durumu fırsat bilip bir araya gelmeye başladı.
Bazı afişlerde geçen DTP imzasının kapatılması ile ancak asılı kalacağının söylenmesi üzerine yurtsever öğrenciler DTP imzasını kapatarak afişi yeniden astılar. Ders arasının bitmesini bekleyen ÖGB ve sivil polisler birçok öğrenci derse girince yeniden afişlerin başına toplandılar. Afişin bu haliyle de kalamayacağı söylenerek tümden indirilmesi istendi. Bunu kabul etmeyen öğrencilerle ÖGB’ler arasında başlayan tartışma sivil polisin bir yurtsever arkadaşa vurması sonucu çatışmaya dönüştü.
Kısa süre içerisinde kantine taşan çatışma sırasında ÖGB'ler cop ve kemerleriyle öğrencilere saldırırken, öğrenciler de kantindeki sandalyelerle polisler ve ÖGB'leri geri püskürtmeye çalıştılar. Çatışmada birkaç öğrenci hafif yaralandı, arada kalan bir öğretim üyesinin de burnu kırıldı. Öğrencilerden gerekli cevabı alan ÖGB ve sivil polisler geri çekilerek kantini boşalttılar. Bu sırada rektörün de okula çağrılmasıyla hazırlık binasında bir toplantı yapan okul idaresi iki otobüs çevik kuvvet çağırıp sınavları yarıda keserek okulu tatil ettiğini açıkladı. Kantinde bekleyen devrimci demokrat ve yurtsever öğrencileri gözaltına almayı kararlaştıran polis önce öğrencilerin çevresini sardıysa da tüm öğrencilerin gözleri önünde bunu yapmamak için daha sonra vazgeçti.
Okuldaki sivil faşistlerin olayların başlangıcından itibaren provokasyon yaratan sivil polisler ve ÖGB şefleriyle sürekli konuştukları, okuldan çıkış yapıldığı sırada ise kapının önünde toplandıkları dikkat çekti.
Kürtlere yönelik bu faşist baskının özellikle son dönem iyiden iyiye tırmandıldığını görüyoruz. Her yerden pompalanan ve öğrenciler üzerinde de belli bir etki yaratan şovenist zehrin kaynağını kurutmadıkça, yaratılan milliyetçi şoven dalganın karşısına dikilmedikçe devrimci bir faaliyet yürütülemeyeceği açıktır. Bunun için sürekli ve ısrarlı bir çaba gerekiyor, bunu yapmalıyız, yapıyoruz ve yapacağız.