Pinochet'nin marifetleri

Taraf'ın Guardian'dan çevirerek yayınladığı habere göre internetin hayatımıza bu kadar geç girmesinin sebebi faşist diktatör Pinochet'miş.

DÜNYA
Cumartesi, 29 Mart 2008 (18 yıl 6 ay önce)

Pinochetİnternetin hayatımıza bu kadar geç girmesinin sebebi Şilili faşist diktatör Pinochet’miş. Eğer Pinochet sosyalist Allende hükümetini devirmeseydi Şili’de işçilerle yönetimin iletişimini sağlayan internet benzeri sistem hayata geçirilecekti.

Şili’de 11 Eylül 1973’teki askeri darbe hem Salvador Allende hükümetinin hem de onların sosyalist internet ağı Cybersyn’in sonu oldu. Darbe yapıldığında internet daha keşfedilmemişti ama Britanyalı bilim ve iş adamı Stafford Beer’in Şili hükümetiyle ortak çalışması olan ve işçilerle yönetim arasında açık ve şeffaf bir iletişim için dönemin tüm elektronik imkanlarını seferber ederek oluşturulan Cybersyn adlı sistem verimli halde çalışıyordu.

1950 ve 1960’larda Britanya’da bilim adamı, iş idarecisi, toplumsal ve politik teorisyen olan Beer bu kadar çok alanda kısmen de olsa uzman olmasının yardımıyla çok para kazanmıştı. Ancak ülkesinde sıkılmaya başlamıştı. Yeni şeyler yapmak istiyordu. O zamanlarda yazdığı "Şirketin Beyni" kitabı, Beer’ı politikacılar ve işadamları arasında aranan bir danışman haline getirmişti. Bu kitaptan etkilenen başka biriyse Fernano Flores idi. Flores, Allende hükümetinin büyük Millileştirme bakanlıklarından birindeydi. O zamanlar Beer’in çalışmalarıyla yakından ilgileniyordu. Hatta Beer, Şili Demiryolları’nın bir işini üstlenmiş ama kendisi yerine ekibini ülkeye yollamıştı. Allende ekonomide klasik Marksist rejimlerden farklı bir yol arıyordu. Flores’in başdanışmanı Raul Espejo Sovyetler’deki gibi merkezileşmenin yürümeyeceğini düşünüyordu. Ülke otoriter olmayan yönetimin sevincini yaşasa da fabrikalar ve madenler ya boştu ya da eski sahiplerinin himayesindeydi. Sonunda Beer’den yardım istendi. Düşünülen onun bir ekibini yollayıp bu sorun üstüne bir fikir geliştireceğiydi.

GÜNLÜK 500 DOLARA • Fakat Beer bu projeye hemen dahil oldu ve direkt Şili’ye uçtu. Anlaşmaya göre Beer günlük 500 dolar, sınırsız puro, çikolata ve şarap alacaktı. Ücreti normale göre düşüktü ama döviz sıkıntısı çeken bir ülke için oldukça da yüksekti.

Anlaşmanın ardından sosyalizmin interneti için Britanya’da ve Şili’de projeler başladı. Sonunda da ülkenin kuzeyindeki çöllerden, güneyindeki buzlu çayırlara kadar tüm Şili’yi kapsayan elektronik bir sistem yerleştirildi. Önceki hükümetin 500 tane aldığı ama nasıl kullanıldığı bilinmediğinden depoya kaldırdığı teleksler fabrikalara gönderildi. Telekslerden gelen bilgiler de Santiago’daki iki merkeze aktarıldı.

Uzay Yolu dizisinden çıkmışa benzeyen Kırmızı Salon’da ise Allende ve kurmayları bu bilgiler ışığında kararlar almaya başladı. 1972’de CIA desteğiyle gıda ve yakıt stoklarının tükenmesi yüzünden bütün ülkede başlayan grevlerde hükümet kıtlığın en çok nereleri vurduğunu bu sistem sayesinde öğrendi. Hatta grevler Cybersyn sayesinde başarısız oldu. Ancak projenin genişlemesi yüzünden Beer’in ekibi dışında sıradan kişiler de işe katılmaya başladı ve bu gruplar arasında çekişmeler yaşanır oldu.

Bu arada Cybersyn hâlâ geliştiriliyor, hatta 10 eylülde Başkanlık Sarayı’nda Cybersyn’in yenilenmiş yapılarının yerleştirilebileceği bir oda bulundu. Ertesi gün Allende için Britanya’da lobi faaliyeti yapan Beer, Şili’ye gitmek için havaalanının yolunu tuttuğunda, aldığı gazetede Allende’nin öldürüldüğünü okudu.

Şilili askerler sarayı ele geçirdiklerinde Cybersyn ağı hiç hasar görmemişti. Espajo’yu çağırıp sistemin nasıl işlediğini anlatmasını istediler. Ancak sosyalist internet onlara çok eşitlikçi geldiğinden Cybersyn uygulamasına son verdiler. Beer de tüm malını ve ailesini bırakıp Galler’de bir kulübede yaşamaya başladı. Oğlu Simon babasının yaşamaktan suçluluk duyduğunu düşündüklerini söylüyor. Beer 2002’de öldüğünde arkasında dünyanın ve sosyalizmin ilk internet çalışmalarını bırakmıştı.

(GUARDIAN - 28.03.2008)