Chicago'dan Taksim'e sokaklar kızıla boyandığından beri 1 Mayıs'tır artık işçi sınıfının sesi
Demokratik Üniversite, 3 Nisan 2008, Sayı: 12
İşçi cesetleri üzerinde ilerliyordu demiryolları, fabrika binalarının harcına işçi kanları karışıyordu. Ülke savaştan çıkmıştı ve kapitalistlere gün doğumundan gece yarılarına kadar ray döşeyecek, demiryolunda çalışacak, fabrika inşa edecek "köle"ler gerekiyordu. Koşuyordu topraklarını satan köylüler işçi sınıfının safına, Latin Amerika’da, Chicago’da gepgenç bir işçi sınıfı doğuyordu. "Köle"ydiler, siyahtılar, sayıca çoktular, dağınık ve güçsüzdüler...
Ama yiğittiler... Aşırı çalışma saatlerinden, açlıktan, hastalıklardan eriyen 10 binlerce işçi, çalışma saatlerinin 12-14 saatten 8’e düşürülmesi için "grev" diye bayraklaşacak kadar, sokaklara akacak kadar. Sokaklara aktıkça kalabalık olduklarını görecek, kalabalıklandıkça güçlü olduklarını, birlikte hareket etmesini öğrenecek kadar. Patronlar sınıfının dizleri titrer artık, karşısına kölesi değil kendisi gibi sınıf bilincini kuşanmış işçiler dikilmiştir.
Dört bir koldan gelir işçiler Taksim Meydanı'na! Saraçhane'den, Dolmabahçe’den Şişli’den işçiler hesap sorma bilinciyle sokaklara akmıştır... Meydana ulaşan kortejlerin sonu gözükmez! İşçi sınıfı ve emekçilerin sesi yankılanıyordur artık şehr-i İstanbul’un göbeğinde... Günlerce öncesinden başlatılan "olay çıkacak" tantanaları işçileri ve emekçileri daha bir öfkelendirmiştir! Öfke sloganlarda, yumruklarda patlıyordur artık. Halaylara durulur, pankartlar açılır, kızıldır artık Taksim Meydanı!
Chicago sokakları kızıldır artık... Sokak işçilerin, emekçilerin, eşlerinin, onların çocuklarının kanlarıyla kızıla boyanmıştır. Panzerler, kurşunlar, polisler... Patronların sesidir sokaklarda çınlayan... İşçi sınıfı ve emekçilerin sesi ise bir daha silinemeyecek ve unutulamayacak bir katliamla tarihe kazınmıştır. Öyle ki burjuvazi olayların olduğu meydana iki defa bir polisin heykelini dikmiş ikisinde de Amerikalı komünist örgütler bu heykelleri havaya uçurmuştur.
1 Mayıstır artık işçi sınıfının mücadele, dayanışma ve birlik günü... Taksimdir artık 1 Mayıs alanı, tersanede katledilen işçinin öfkesidir artık Chicago’daki sınıf kardeşinin öfkesi, üniversitesinde faşistlerin saldırısına uğrayan öğrencinin sesidir artık panzerin üzerine yürüyen bedenler, kondusu başına yıkılan emekçi 14 saat çalışan tekstil işçisidir artık, yüzyılların kölesi emekçi kadın barikatta ölümü gözünde küçülterek dövüşendir artık, sınıf kardeşiyle birlikte özgürleşecektir dövüşe dövüşe.
Ve Spies 11 Kasım 1887′de idam sehpasından haykırır:
Öyle bir zaman gelecek ki, bizim suskunluğumuz, sizin bugün ipe çektiğiniz seslerden daha güçlü olacaktır!