Ortaklık satırdı silah oldu

Kamu emekçileri faşist saldırılarla ilgili açıklama yaptı: "Polis dışarı, öğrenciler içeri!"

GENÇLİK
Salı, 8 Nisan 2008 (18 yıl 1 ay önce)

Kampüs içerisinde ateşli silahların da kullanılmasıyla gündeme oturan üniversitelerdeki faşist saldırılarla ilgili olarak tepkiler sürüyor. Son olarak Akdeniz Üniversitesi'nde yaşanan faşist saldırıyı protesto etmek amacıyla bugün KESK İstanbul Şubeler Platformu tarafından Taksim'de bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Konfederasyonun genel merkezi dün yazılı bir açıklama yaparak "Faşist saldırganların üniversitelerde başlattıkları bu kanlı tertiplere seyirci kalmayacağız! Üniversitelerde okuyan öğrencilerimizin öğrenim özgürlüklerine ve can güvenliklerine sahip çıkacağız. Kimlikleri emniyet güçleri tarafından bilinen, pek çoğu belli bir siyasi partiyle ilişkili olan bu saldırganlar derhal yakalanmalıdır" demişti.

Konfederasyona bağlı sendikaların İstanbul şubeleri ise bugün yaptıkları açıklamayla takipçilik taahhüdünde samimi olduklarını ortaya koyarken diğer yandan daha net konuştular.

"Faşizme Karşı Omuz Omuza", "Çatışma Yok Faşist Saldırı Var" sloganlarının atıldığı açıklamada polisin saldırıların arkasında değil önünde yer aldığı ifade edildi. Saldırıların sorumlusu olarak nitelenen siyasi polisin üniversitelerden uzak tutulması istendi. Basın açıklamasında tam olarak şunlar ifade edildi:

Saldırganlık günlere yayıldı; saldırıyı adım adım büyüttüler


"Son üç haftadır Akdeniz Üniversitesi'nde ülkücü öğrencilerin yaratmaya çalıştığı taciz ve provokasyonlar 6 Nisan 2008 günü bir çok devrimci demokrat öğrencinin yaralandığı saldırıya dönüşmüştür.

Yaşanan saldırı tek başına 6 Nisan gününe ait bir saldırı değildir. Daha önceki günler ülkücü öğrenciler devrimci demokrat öğrencileri defalarca 'Burada Kürt Yok', 'Hepimiz Türküz' diyerek duygusal taciz etmişlerdir.

5 Nisan günü de taciz ve saldırılarını sürdürmüş ekololoji topluluğu başkanını bıçaklayarak yaralamışlardır.

6 Nisan günü acil serviste toplanan gençlere bıçak ve sopalarla saldırmışlardır."

cop

Faşistten kaçan polise tutuluyor


"Yurtta başlayan bu saldırı tüm üniversite kampüsüne yayılmış ülkücülerin ve polisin terör estirdiği bir ortama dönüşmüştür.

Başına da yansıdığı gibi ülkücü saldırganlar Akdeniz Üniversitesi içerisinde rahatlıkla dolaşabilmekte, ellerinde silahlarla öğrencilere ateş edebilmektedir. Bu saldırılar bizzat polisin gözü önünde gerçekleştirilmiştir. Hatta eli silahlı, bıçaklı, sopalı ülkücü öğrencilerin saldırılarından kaçan öğrencilerin önünü bu kez de asıl görevi saldırıya uğrayan öğrencileri korumak olan polis ve yunuslar kesmiş ve devrimci demokrat öğrencilere saldırmışlardır."

Hızlarını alamayınca yine el ele baskınlar yaptılar


"Bu saldırlarda arbede sonucu 7 devrimci demokrat gene yaralanmış 40 tanesi de gözaltına alınmıştır.

Bu vahşi saldırıda hızını alamayan polis ve ülkücüler erkek ve kız öğrenci yurtlarını basararak dövme, yaralama ve gözaltılara devam etmiştir. Gece de öğrencilerin evleri basılarak, gözaltına almalara devam edilmiştir."

Saldırılar merkezi


"Bu saldırılar tesadüf değildir. Sürekli yapılan taciz ve provokasyonların sonucudur.

Bir süredir Bolu, Bursa, Mersin ve Ankara üniversitelerinde yapılan ülkücü saldırıların bir devamıdır.

Biz kamu emekçileri olarak yetkililere soruyoruz eli silahlı, satırlı ve bıçaklı ülkücülerin üniversitelerde, öğrenci yurtlarında ne işi var? Silahlı saldırganların üniversiteye girmesini kim sağlamıştır?

Üniversite öğrencilerinin can güvenliğinden kim sorumludur?

Gençlerimizin ve çocuklarımızın can kaygısı yaşamadan eğitimlerine devam etmesi ne zaman sağlanacaktır?"

Polisler okulda öğrenciler gözaltında


"Biz emekçiler olarak başta Akdeniz Üniversitesi rektörlüğü olmak üzere saldırıyı engellemek bir yana üniversiteyi terörize eden emniyet müdürlüğünü kınıyoruz! Gözaltında olan yaklaşık 40 öğrenci derhal serbest bırakılmalıdır. Devrimci demokrat ve Kürt öğrenciler üzerindeki baskılar son bulmalıdır. Akdeniz Üniversitesi'nde yaratılan bu terörize ortam son bulmalıdır."

Polis üniversiteden defol


"Bu saldırılardan sorumlu olan siyasi polis üniversiteden çekilmelidir.

Basına yansıyan eli silahlı sadırganların kimlikleri polisler tarafından bilinmektedir.

Saldırganlar ve saldırıya göz yuman tüm sorumlular haklarında soruşturma açılmalıdır.

Bizler Kamu Emekçileri Sendikaları Şubeler Platformu olarak bu faşist saldırıları kınıyor, olayların takipçisi olacağımızı söylüyoruz.

Akdeniz Üniversitesi öğrencileri yalnız değildir!
Üniversitelerde ülkücü polis saldırlarına son!
Polis üniversitelerden çekilsin!"


Üniversitelerde Silahlı Saldırılar


Üniversitelerde öğrencilere yönelik silahlı saldırılarda dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Bir süredir Ankara’da Gazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde, Muğla Üniversitesi, Afyonkarahisar Üniversitesi ve Karabük Üniversitesinde sol muhalif görüşlü öğrencilere ve Kürt kökenli öğrencilere yönelik baskılar, saldırılar gözlenmekteydi.

En son Akdeniz Üniversitesi'nde silahlı saldırganlar ateş ederken belgelendi. Okul dışından olduğu saptanan ve MHP Antalya İl binasına gidip-geldiği saklanmayan eli silahlı kişinin cüreti, en başta güvenlik güçlerinin uygulamalarının sorgulanmasını gerektirir.

Muhalif görüşleri açıklamanın yasaklandığı, güvenlik kuvvetlerinin saldırıları ile basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilerin dağıtıldığı (Abant İzzet Baysal Üniversitesi), YÖK düzeni ile kışla disiplininin hakim kılınmaya çalışıldığı üniversitelerde, silahlı kişiler, tabancalarla, bıçaklarla dolaşabilmektedir.

Nasıl olabilmektedir bu?

Hapishaneler sol görüşlü öğrencilerle doludur.

Neredeyse tümü düşüncelerini açıkladığı için cezaevlerindeler. Bir o kadar da tutuksuz yargılananlara YÖK disiplin yönetmelikleri ile baskı kurulmaktadır.

Nasıl bir güvenlik ve yargı sistemi var ki Türkiye’nin, solcu öğrenci gençliğini baskı altında tutmaktan ve cezalandırmaktan vazgeçmiyor?

Öğrencilerin kılık kıyafetleriyle uğraşan zihniyetin, başka açıdan da, öğrencilerinin etnik kökenleriyle ya da ideolojik-siyasi tercihleriyle meşgul olmayacağının garantisi bulunmamaktadır.

Nitekim son dönemlerde çeşitli kentlerde solcu ve Kürt öğrenciler ayrımcı muameleye, şiddete ve baskılara maruz kalmaktadırlar. Üniversitelerde kendilerini, "milliyetçi", "ülkücü" olarak nitelendiren bazı kesimlerin korunduğu–kollandığı, gencecik insanların başka gençlere yönelik kışkırtıldığı anlaşılmaktadır. Üniversitelerdeki bu saldırganlık ve kışkırtıcı baskıcı uygulamalar toplumu etkilemekte ve gerilimi arttırmaktadır.

Antalya’daki silahlı saldırının sorumluları hakkında yasal ve yargısal süreçler başlatılmalıdır.

Üniversiteler, idari, mali ve bilimsel özerkliğe sahip kuruluşlar olmalıdır.

Tüm öğrenciler için can güvenliği ve eğitim ve öğretim hakkı devletçe garanti altına alınmalıdır.

Kamu görevlileri, hukuku, tüm öğrenciler için eşit uygulamalı ve ayrımcı uygulamalardan vazgeçmelidir.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ