Pazartesi, 14 Nisan 2008 (18 yıl 6 ay önce)
Kimi ham kafalar hala bir krizin olup olmayacağını, olursa Türkiye'yi etkileyip etkilemeyeceğini tartışa dursun... Açlık isyanları ekonomileri en kırılgan, halkları en yoksul bağımlı ülkelerden başlayarak yaygınlaşıyor.
Son üç yılda, Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki 37 ülke, gıda fiyatlarındaki yıkıcı artışlara karşı kitle grev ve gösterileri, isyan dalgaları ile sarsıldı. Özellikle son birkaç ayda, ekmek ve temel gıdada göğe vuran fiyat artışlarına karşı, öfkeli kitle eylemlerinde, kitle isyanlarında belirgin bir artış var.
Ortadoğu'da Mısır, Ürdün ve Yemen'de; Afrika'da Tunus, Kamerun, Mozambik, Burkino Faso, Moritanya, Fildişi Sahilleri, Senegal ve Etiyopya'da; Asya'da Bangladeş, Pakistan, Özbekistan, Endenozya ve Filipinler'de; Latin Amerika'da Haiti ve Bolivya'da en temel gıda fiyatlarında yüzde 100-400'ü bulan artışlara karşı on binler, yüzbinler sokağa döküldü.
Bangladeş, Haiti, Mısır, Kamerun'daki gıda isyanlarında 60 kişi öldü, bir çok ülkedeki çatışmalarda binlerce kişi yaralandı.
Haiti'de açlık eylemlerine faşist cuntanın ordusu yanında Birleşmiş Milletler Barış Gücü de saldırdı.Dünya barışı!?
Emperyalist oligarklar, işçi ve emekçilerin, kent ve kır yoksullarının 3 kıtadan yakmaya başladığı isyan ateşleri karşısında endişe içindeler. Tabii "insani" filan değil, askeri-siyasi bir endişe bu:
Time dergisi,
"Yavaş yavaş hissedilmeye başlanan gıda maddelerindeki fiyat artışlarının, dünya barışını tehdit eden konular listesine dahil edilmesi gerekir." diye buyuruyor.
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinatörü John Holmes,
"Gıda krizinin güvenliğe etkileri azımsanmamalı, dünya çapında bir gıda isyanları dalgası ile karşı karşıya kalabiliriz" diye viyaklıyor.
Avrupa Birliği Komisyonu'ndan Stavros Dimas,
"Gıda fiyatlarının daha da artacağına yönelik kaygılar var. Meksika örneğini gördük, orada neredeyse bir isyan çıkmıştı. Bizim ülkelerimizde de et fiyatları arttı" diye kekeliyor.
Dünya Bankası ve
İMF başkanları da gıda fiyatları konusunda kaygı üstüne kaygı açıklıyorlar...
Kaygılanmakta haklısınız efendiler! Dünya semalarında, o kristal plazalarınızın camlarını şangırdatmaya başlayan fırtınanın bulutları toplanıyor.
Gıda savaşları başlıyor
Vatan, 14.04.2008
Sonunda korkulan oldu. Son üç yılda yüzde 83 oranında artan dünya gıda fiyatları nedeniyle açlıkla yüzleşen 37 ülkede yüzbinlerce insan sokaklara döküldü, göstericiler güvenlik görevlileriyle çatıştı. Sadece Kamerun’da son 3 ayda 40 gösterici hayatını kaybetti.
Dünya, gıda fiyatlarındaki artışın tetiklediği yeni bir savaşın eşiğinde Artan gıda fiyatları nedeniyle açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalan 37 ülkede yüzbinlerce insan sokaklara döküldü. Son üç yılda gıda fiyatlarında yüzde 83’lük artış yaşanmasını protesto eden göstericiler güvenlik görevlileriyle çatıştı. Çok sayıda gösterici hayatını kaybetti. Ortaya çıkan görüntüler,
"Dünyada gıda savaşları mı başlıyor?" dedirtiyor.
Haiti savaş yeri gibi
Birleşmiş Milletler rakamlarına göre dünyada temel gıda fiyatları geçen yazdan beri yüzde 40 yükseldi. Son 3 yılda temel gıda ürünlerinin fiyatları yüzde 80 arttı. Özellikle pirinçte artan fiyatlar Asya ülkelerinde krize neden oldu. Filipinler’de restoranlara normalin yarısı büyüklüğünde porsiyonlarla pirinç vermelerini söyleyen bir yönetmelik dağıtıldı. BM Gıda ve Tarım Dairesi gerilimin azalması için bu yıl da pirinç üretiminin yüzde 1.8 artarak 12 milyon tona çıkması gerektiğini, yoksa olayların kaçınılmaz olduğunu söyledi.
İşte dünyadaki yiyecek savaşları:
Haiti: Temel gıda maddesi pirincin yüzde 80’ini ithal eden Haiti’de, 50 kiloluk bir pirinç torbasının satış fiyatı son 1 haftada 35 dolardan 70 dolara çıktı. Halk da iki haftadır, hükümet karşıtı gösteriler için sokağa döküldü. 5 Haitili hayatını kaybetti. Gösteriler nedeniyle Başbakan Jacques Edouard Alexis, istifa etmek zorunda kaldı.
Bangladeş: Pirinç fiyatlarının artışı protesto eden 20 bin tekstil işçisi maaşlarının yükseltilmesi için başkent Daka’da gösteri düzenledi. Gösteriye polis müdahale edince ortalık birden savaş yerine döndü. Göstericiler, etraftaki dükkanlara ve araçlara saldırdı. Birçok araç ateşe verildi.
Mısır’da 11 kişi öldü
Mısır: 76 milyonluk ülkede nüfusun yüzde 40’ı günlük 2 dolar gelirle yaşam savaşı veriyor. Fakirlik bu denli derinken, son birkaç ayda yemeklik yağ ve pirincin fiyatının iki katına, fırınlarda ekmeğin fiyatının beş katına çıkması sonrası sokağa dökülen halk polisle çatıştı, 11 kişi öldü.
Pakistan: Tahıl fiyatları artınca, halk ambarlara saldırdı. Tahıl ambarlarının güvenliğini sağlamak için ordu alarma geçti.
Kamerun kana bulandı
Kamerun: Afrika ülkeleri Burkina Faso, Moritanya, Fildişi Sahilleri, Senegal, Etiyopya, gibi ülkelerde son aylarda gıda zamları nedeniyle yapılan gösterilerden çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Sadece Kamerun’da 3 ayda polisle çatışan 40 kişi öldü.
Özbekistan: Özbekistan, Yemen, Bolivya ve Endonezya’da gıda fiyatlarının artışını protesto eden onbinlerce insan sokağa döküldü.
Acil önlem çağrısı
İngiltere Başbakanı Brown, gıdadaki fiyat artışının hazirandaki G-8 toplantısında ele alınmasını önerirken Dünya Bankası Başkanı, "O kadar bekleyemeyiz, çok geç olur" dedi.
Milliyet, 14.04.2008
IMF ve Dünya Bankası Kalkınma Komitesi toplantılarına katılan yetkililer, artan gıda fiyatları konusunda acil önlem alınması gerektiğini, sorunun birkaç ay bile beklemeye tahammülü olmadığını bildirdiler. Toplantılar sonunda düzenlenen basın toplantısında, bazı ülkelerdeki ayaklanmaların daha da genişleyebileceğine dikkat çekildi.
İngiltere Başbakanı Gordon Brown, konuyu G-8 toplantısında gündeme getireceğini belirtirken, Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick soruna daha acil bir çözüm bulunması gerektiği vurguladı. Zoellick şöyle konuştu:
Çok geç kalınmış olur. G-8 toplantısı Haziranda ve içtenlikle söylemek isterim ki o kadar bekleyemeyiz. Taslak analizlere dayanarak, son üç yılda gıda fiyatlarının ikiye katlanmasının geliri düşük ülkelerde 100 milyon insanı açlığa itebileceğini tahmin ediyoruz.
Zoellick, bu noktada ‘Yeni Düzen’ benzeri bir plan uygulanması çağrısı yaptı. ’Yeni Düzen’, ABD’nin eski başkanlarından Franklin Roosevelt’in, ülkesini 1929 yılında patlak veren büyük ekonomik krizden kurtarma amacıyla aldığı bir dizi önlemi içeren reform paketinin adı.
Hükümetlere uyarı
Hükümetlerden, BM Dünya Gıda Programı’na (WFP) 1 Mayıs’a kadar ihtiyacı olan 500 milyon dolarlık acil yardım taahhütlerini hızla yerine getirmesini isteyen Zoellick,
"Hükümetlerin mümkün olan en kısa sürede verdiği sözlere uyması ve diğerlerinin yeni taahhütlerde bulunmaya başlaması önemli. WFP’nin bu çağrıyı yaptığından beri fiyatlar daha fazla yükseldi, bu yüzden hükümetlerin hızlı hareket etmesi zorunlu" dedi.
Gıda fiyatlarının yüksek olması nedeniyle Haiti’de hükümetin ölümlere yol açan ayaklanmalardan sonra hafta sonu düşmesi ve yağmalamaların, acil uluslararası eylemin önemine işaret ettiğini söyleyen Zoellick, Dünya Bankası’nın Haiti’ye gıda programları için ek olarak 10 milyon dolar yardım bağışladığını belirtti.
Zoellick, Dünya Bankası Kalkınma Komitesi’nin, yoksul ülkelerde tarımsal üretimi desteklemeyi ve küçük çiftçilere yardımcı olmayı amaçlayan "Küresel Gıda Siyaseti için Yeni Sözleşme" önerisini onayladığını da belirtti.
‘Ayaklanmalar artabilir’
Hindistan Maliye Bakanı Palaniappan Chidambaram, yükselen gıda fiyatlarının, toplumsal ayaklanmaların yayılması tehlikesi yarattığını belirtti. Chidambaram, "fiyat sarmalı" konusunda küresel bir oydaşma sağlamak üzere acele edilmemesi halinde, birkaç ülkedeki toplumsal ayaklanmanın tüm dünyaya yayılacağını, gelişmiş veya diğer ülkeler ayrımı olmaksızın tüm ülkelerin bir şekilde bundan yara alacağını kaydetti. Hintli Bakan, fiyatlardaki bu "insafsızca" yükselişin tersine çevrilmesi için "acil önlem" gerektiğini vurguladı.
Fransa Tarım Bakanı Michel Barnier de BFM Radyosu’na yaptığı açıklamada, yükselen gıda fiyatlarını düzenlemek ve spekülasyonu önlemek için hükümetlerin harekete geçmesi gerektiğini söyledi. İnsanlar için yiyeceğin piyasa kurallarının ve uluslararası spekülasyonun merhametine bırakılamayacağını ifade eden Barnier, Avrupalıların kendilerine bunu bütün uluslararası organizasyonlarda sorması gerektiğini kaydetti.
1929 Buhranı
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, 1929′da başlayan (etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930′lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir. Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa’yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmıştır.
Büyük Bunalım en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, bu kentlerde bir işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır. Bunalımdan etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuş; tarım ürünü fiyatlarındaki yüzde 40-60′lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu kötü etkilemiştir
Fiyatlar ikiye katlandı
Gıda fiyatları son aylarda artan talep, bazı ülkelerde olumsuz hava koşullarının rekolteyi düşürmesi ve biyoyakıt için ürün yetiştirilmesine kullanılan arazinin artması yüzünden hızla yükseldi.
Temel gıda ürünleri buğday, pirinç ve mısır fiyatlarının yükselmesinin son 3 yılda tüm gıda fiyatlarının yüzde 83 artmasına yol açtığını belirten Dünya Bankası’na göre, geçen yıl buğday ve pirinç fiyatları iki kattan fazla arttı.
Ekonomi kanalı Bloomberg’e göre, Mart 2007-Mart 2008 döneminde mısırın fiyatı yüzde 31, pirinçin fiyatı yüzde 74, soyanın fiyatı yüzde 87 ve buğdayın fiyatı yüzde 130 yükseldi.
Gıda ile enerji fiyatlarındaki hızlı yükseliş Haiti, Mısır, Endonezya, Bangladeş, Fildişi Kıyıları, Etiyopya ve Filipinler’de ayaklanmalara ve protestolara yol açtı.
Tarım 2001’den de kötü
Milliyet, 14.04.2008
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, tarım sektörünün, ekonomik kriz yaşanan 2001 yılından daha büyük gerileme içine girdiğini savundu. Tarım Reformu adı altında 2000 yılında uygulamaya konulan ‘kemer sıkma’ politikaları ve ekonomik kriz sonucu tarım sektörünün 2001’de yüzde 6.1 oranında küçüldüğünü anlatan Yetkin, bu oranın 2007 yılında 7.3 olarak açıklandığını kaydetti.
Tarımdaki küçülmenin kuraklıkla geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu ifade eden Yetkin, uygulanan tarım politikalarının da bu küçülmede etkili olduğunu söyledi. Yetkin, 2001 yılında 19 milyon ton olan buğday üretiminin 2007’de 17 milyon 234 bin tona düştüğüne dikkati çekti.
Türkiye’de 2001’de 12.6 milyon ton üretilen şeker pancarının 2006’da 14.4 milyon tona yükseldiğini anlatan Yetkin, ancak 2007 yılında üretimin 12.4 milyon tona düştüğünü, söz konusu azalışta ‘kota sistemi’nin önemli rol oynadığını kaydetti.
Desteklenen üründe artış
Baklagil üretiminde de ciddi azalma yaşandığını ifade eden Yetkin, tütün üretiminin 2007’de (81 bin ton), 2002 yılı üretiminin yarısı seviyesine düştüğünü söyledi. Yetkin, 2001-2007 yılları arasında üretimi teşvik edilen ayçiçeği, çeltik ve mısır gibi ürünlerin üretiminde ise kuraklığa rağmen artış olduğunu bildirdi. Yetkin,
"Doğru ürüne doğru zamanda destek verildiğinde üretim artıyor" dedi. Yetkin, tarım ürünlerinin teşvik edilen bazı ürünler dışında düşme eğilimi göstermesinin en başta gelen nedeninin girdi maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarındaki artışın çok üzerinde olmasından kaynaklandığını anlattı.