Göçmen işçiler 1 Mayıs'a!

Yaşanacak Dünya Gazetesi: Haklarımız ve geleceğimiz için 1 Mayıs'a!

DÜNYA
Cuma, 18 Nisan 2008 (18 yıl 6 ay önce)

2008 1 Mayısını nasıl geçireceksin? Sıradan herhangi bir tatil günü olarak mı? Eğlenerek, gezerek, alış veriş yaparak ya da dinlenerek mi?

ALINTERiMLE BURADAYIM
- İşsizliğin nedeni biz değiliz, biz de işsiziz!
- Yoksulluğun nedeni biz değiliz, biz de yoksuluz!
- Herkese iş, herkese çalışma hakkı!
- İnsanca yaşamak istiyoruz!
- Irkçı, ayrımcı göç politikalarına hayır!
- Sınır dışılar durdurulsun, herkese oturum hakkı!
- Herkese eşit ve insanca yaşam hakkı!
- Tehlikeli olan biz değiliz, biz de tehlikedeyiz!
- Irkçılığa ve kapitalist barbarlığa karşı, yaşasın işçilerin birliği ve halkların kardeşliği!
- Tüm emperyalistler Ortadoğu´dan defolun!
- Emekçilere özgürlük!
Oysa 1 Mayıs işçi ve emekçilerin, genciyle, yaşı ilerlemişiyle, kadın ve erkeğiyle, bir bütün olarak dünya emek ordusunun uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Bugün tarihe, çeşitli sosyal ve siyasal hakların kazanılması mücadelesinde, uğrunda ağır bedeller ödenerek yazılmıştır.

Tarih 1 Mayıs 1886! Amerika'da yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve 8 saatlik işgünü için işçiler ülke çapında greve çıktılar. Grev kırıcılık, grevi engelleme girişimleri başarılı olmadı. Bu girişimleri boşa çıkarmak için Chicago'da gösteri yapan işçilerin üzerine polis ateş açtı. 4 işçi katledildi. Yetmedi düzenlenen komplo ile 4 işçi önderi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu işçiler yangından mal kaçırırcasına yargılanıp idam edildiler. Kölelik koşullarında çalışmaya ve yaşamaya başkaldıran işçilerin bu mücadelesi, devlet terörü ile ezilip boyun eğdirilmek isteniyordu. Fakat başaramadılar. Bu mücadeleyle Amerikan işçi sınıfı çalışma saatlerinin kısaltılmasını sağladı. Ve 8 saatlik işgünü mücadelesi bütün dünyaya yayıldı.

İkinci Enternasyonal, 1889'da 1 Mayıs'ı işçi ve emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü ilan etti. Tüm dünya işçi sınıfına iş bırakma çağrısı yaptı. O günden bu zamana kadar 1 Mayıs dünyanın her yanında çalışma ve yasam koşullarının iyileştirilmesi mücadelesinin yükseltildiği gün olarak kutlanmaktadır.

Bu yönüyle 1 Mayıs sıradan basit bir tatil günü değildir. İsçi sınıfı ve emekçilerin tarihsel mücadele birikimi ile elde edilmiş sosyal ve siyasal hakları bugün geriye doğru çözülürken hiç değildir. Bugün çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaştırılmasına, sosyal yıkım yasalarına, ırkçılığa, geleceksizliğe karşı sokağa çıkıp gücümüzü birleştirdiğimiz, taleplerimizi haykırdığımız gün olmalıdır. Irk, dil, din ayrımını elimizin tersi ile itip bizi birleştiren emek ortak paydasında buluştuğumuz gün olmalıdır 1 Mayıs!

Bu nedenlerdeki Dünya emek ordusunun bir parçası olduğunu unutmadan, emekçi kardeşlerinle birlikte çıkmalısın sokağa.

1 Mayıs Yaşanacak Dünya

Herkese iş


Bugün uluslararası kapitalist sermayenin ihtiyaçları temelinde yeniden düzenlenen üretim organizasyonları nedeniyle işsizlik ve beraberinde yoksulluk sorunu daha fazla derinleşmektedir. İşsizlik ve işsiz kalma korkusunun yarattığı kişilik parçalanması, toplumsal çöküş ve çürümeği artırmaktadır.

Neoliberal politikalar sonucu üretimin parçalanması ve ucuz işgücü arayışı nedeniyle fabrikalar taşınırken, üretimi kaydırma tehdidi ile ücretler ve sosyal haklar aşağılara bastırılmaktadır. Toplu sözleşme koşulları ortadan kaldırılarak, kuralsız ve esnek çalışma dayatılmakta, tam bir kapitalist barbarlık örneği sergilenmektedir.

Bütün bunların nedeni kapitalist sistemin kendisi değilmiş gibi fatura emekçilere çıkarılmaktadır. Büyüyen işsizliğe çözüm adı altında insanlar 1 Euroluk işlere mahkum edilmekte, yoksulluk derinleştirilmektedir.

Oysa bir avuç sömürgen kapitalistin değil, toplumun çıkarları gözetilmiş olsa üretim araçları ve teknolojik gelişim ile birlikte çalışma saatleri aşağılara çekilerek herkese iş olanağı yaratılabilecektir.

Ama üretim maliyetini ucuzlatma ve azgın sömürü koşulları için işçi ve emekçilerin sırtına daha fazla binilmektedir.

Toplumsal çürüme ve çözülmeyi de derinleştiren işsizlik ve yoksullaşmanın nedeni olarak göçmen emekçiler hedef gösterilmekte. En ağır koşullarda yılların emek ve alınterini bu topraklara akıtmış göçmenler, neoliberal yıkım politikalarının yarattığı sonuçların sorumlusu olarak gösterilip, ırkçılık körüklenerek kapitalizm aklanıp paklanmaya çalışılmaktadır.

Bugün Almanya'da yüzde 3'leri geçen son 17 yılın en yüksek enflasyon oranı yaşanmaktadır. Giderek pahalanan asgari geçim ihtiyaçları ve yükselen enerji fiyatları bu enflasyon oranını ortaya çıkartıp, tekellerin kar ve egemenlik hırsının sonuçları emekçinin geleceğini karartmaktadır.

Bugün artan işsizliğin, yoksulluğun nedeni de sorumlusu da azami kar ve egemenlikten başka gözü hiçbir şeyi görmeyen bu sistemdir. Bu yüzden insanca yaşam koşullarının en büyük düşmanı kapitalist barbarlıktır. Onun için 1 Mayıs bu barbarlığa karşı taleplerimizi haykırdığımız gün olmalıdır.

- İşsizliğin nedeni biz değiliz, biz de işsiziz!
- Yoksulluğun nedeni biz değiliz biz de yoksuluz!
- Herkese iş, herkese çalışma hakkı!
- İnsanca yaşamak istiyoruz!


Herkese eşit eğitim hakkı


Almanya'da eğitim sistemi ta baştan eleyici ve ayrımcı bir içeriğe sahip. Çocuklar daha 9 yaşında farklı niteliklerdeki okullar için tasnif edilerek gelecekleri hakkında hüküm verilmektedir. Sosyal eşitsizlikleri derinleştirip işçi, emekçi çocuklarının gelişimine kota koyan bu eğitim sisteminin sonuçları PISA araştırmalarıyla da sabittir. Fakat burada bile fatura göçmen emekçilere onların çocuklarına çıkarılabilmektedir. Eğitim sisteminin kendi eleyici yapısı aklanmak istenmektedir.

Bu nedenle fırsat eşitliğini esas alan 10 yıllık kesintisiz eğitim hakki için mücadeleyi büyütmeliyiz. Sorunu gençlikte değil eğitim sisteminde arayan onun yapısının değiştirilmesi için mücadele eden bir anlayışı geliştirmek zorundayız. Aksi halde yaşanan sorunlar ve onların kaynağı olarak görülen gençlere, meslek eğitim yerleri yerine kamplar inşa ediliyor. Emekçi çocuklarının eğitimden dışlandıkları yetmiyormuş gibi onlara bir de adres olarak, Nazi Almanya´sının toplama kamplarını hatırlatan "Eğitim kampları" hazırlanmaktadır.

Bütün bu çemberi yarıp üniversiteye gidebilenler açısından ise yeni engeller getirilmiştir. Bunlardan biri de yüksek öğretimde uygulanmaya başlanan harç sistemidir. Böylece birçok eşitsizlik içerisinde üniversiteye gitmeye hak kazanmış emekçi çocuklarına üniversite kapıları da paralı eğitim ile kapatılmaktadır.

Eğitim sisteminin değiştirilmesi, harçların kaldırılması, herkese eşit-parasız eğitim hakkının sağlanması için mücadeleyi 1 Mayıs´a taşımalıyız! Geleceğimizin elimizden kayıp gitmesini istemiyorsak ona sahip çıkalım!

1 Mayıs Yaşanacak Dünya

Irkçılığa hayır


İşsizlik, yoksulluk ve eğitimsizlik büyüdükçe bir can simidi gibi ırkçılığa sarıldılar. Tepkilerin, sorunların kaynağı sisteme yönelmesinin önünü almak için göçmen emekçiler hedefe çakıldı. Irkçılığı ve ayrımcılığı derinleştiren politikaların yanında, yeni göç yasaları ile bunu kurumsallaştırdılar.
Bugün yaşamın her alanında karşımıza çıkan ve giderek yükselen ırkçılık bir devlet politikası olarak uygulanmakta, NPD gibi Hitlerci faşist partiler palazlandırılmaktadır.

Yükselen ırkçılığın hedefi haline getirilen göçmenler Ludwigshafen´da olduğu gibi bunun bedelini yakılarak ödemek durumunda kalıyorlar. Devletler el birliği ile bu ırkçı saldırının sorumluları ve onun nedenlerinin açığa çıkartılmasının önünü almak, olayın üstünü örtmek için seferber oldular. Sermaye temsilcileri emekçilere dönük her saldırganlıkta olduğu gibi bu ırkçı saldırının üstünün örtülmesinde de işbirliği yaptılar.

Bu ateş farklı uluslardan işçilerin birliği ve kardeşliğine atılmıştır. Farklı uluslardan emekçilerin bir biriyle bir sorunu olamaz. Emek kardeşliğini parçalayıp, emekçileri bir birine karşı kışkırtan sistemin kendisidir.

Ludwigshafen ve tüm ırkçı saldırı ve cinayetlerin sorumlularının açığa çıkartılması için mücadeleyi yükseltelim.

- Tehlikeli olan biz değiliz, biz de tehlikedeyiz!
- Irkçılığa ve kapitalist barbarlığa karşı, yaşasın işçilerin birliği ve halkların kardeşliği!


1 Mayıs Yaşanacak Dünya

Yeni göç yasası iptal edilsin


Yeni göç yasalarının sonuçları bugün her statü ve yaştan göçmen emekçinin yaşamını etkilemektedir. Yeni göç yasasının mağdurları her gün biraz daha çoğalır hale geldi. İkinci dünya emperyalist paylaşım savaşı sonrası yıkıma uğramış Almanya'nın yeniden inşası için davul zurnalarla karşılanan göçmenlerden kurtulmanın bin bir yöntemine başvurulmaktadır.

Üretim organizasyonlarının değişen yapısı ve ihtiyacı duyulan işgücü niteliğinin farklılaşmasına paralel olarak belirlenen yeni göç politikaları bunları doğurmaktadır. Sömürgeci politikaları ile nedeni oldukları ekonomik, sosyal yıkımlardan, savaşlardan, siyasal nedenlerden ülkelerini terk edip buralara gelmiş emekçiler burada kuşaklar eskittiler.
On yılları dolduran emek süreçlerinin birikimini bir çırpıda söküp atmalarına izin vermeyelim.

- Irkçı, ayrımcı göç politikalarına hayır!
- Sınır dışılar durdurulsun, herkese oturum hakkı!
- Herkese eşit ve insanca yaşam hakkı!


Emperyalist savaşlara hayır


Bütün bunlara birlikte bir de emperyalist güçlerin egemenlik çatışmasından başka bir şey olmayan savaşlar var. Genişletilmiş Ortadoğu Projesi kapsamında, enerji kaynakları ve onların dolaşım hatları üzerinde birbirlerinin hakimiyet alanlarını daraltmaya, kendilerinkini genişletmeye dönük bir savaş. Bu savaşların yaşandığı topraklarda insanların canı alınıp, kanları akıtılmakta, katliamlar yapılmakta, iç çatışma ortamları hazırlanarak halklar bir birine boğazlatılmaktadır.

Bu savaşların faturasını Avrupa metropollerinde emekçiler yaşam alanlarının her geçen gün biraz daha daraltılması ile ödemektedir. Bu fatura emekçilerin yaşamındaki işsizlik, yoksulluk, geleceksizlik koşullarını daha fazla büyütmeye yarayan niteliktedir. Resmi rakamlara göre bugün Alman Ordusunun sadece dışarıdaki maliyeti 910,7 milyon Euro tutarındadır.

Yaratılan savaş psikozu özgürlüklerin budanmasına da vesile olmakta, devlet terörü estirilmektedir. Terörle mücadele yasaları adı altında her şeyin gözetim altında olduğu tam bir paranoya toplumu yaratılmaktadır.

Emperyalist saldırganlık ve savaşlara karşı 1 Mayıs´ta gücümüzü birleştirelim.

- Tüm emperyalistler Ortadoğu'dan defolun!
- Emekçilere özgürlük!