Pazar, 27 Nisan 2008 (18 yıl 6 ay önce)
Elimize e-posta yoluyla ulaştırılan haberi yayınlıyoruz:
Paris'te 1 Mayıs çalışmamız hız kesmeden devam ediyor. Cuma günü göçmen semti Villiers le Bel'deki bildiri dağıtımından sonra dün de (26 Nisan) Türkiyeli göçmen emekçilerin en yoğun yaşadıkları semt olan Strasbourg St. Denis'deydik.
Bu 1 Mayıs başka
Bildiri dağıtımından önce kendi çevremizle 1 Mayıs konulu bir sohbet toplantısı yaptık. 1 Mayıs'ın tarihçesinin anlatımıyla başlayan sohbet, Avrupa'da yükselen ırkçılık ve artan sosyal hak gaspları üzerinden derinleşti. Bu 1 Mayıs'a artan saldırıların aralığında girildiğine dikkat çekilen konuşmalarda, 1 Mayıs'a örgütlü ve güçlü katılımın söz konusu saldırılara karşı durmak ve ses vermek ile "yerli" ve göçmen emekçilerin birleşik mücadelesinin örülmesi açılarından taşıdığı öneme vurgu yapıldı. Yenilen yemek ve teknik hazırlıklar üzerine yapılan bilgilendirmeden sonra sohbet toplantısı son buldu.
Sokak sokak hazırlanıyoruz
Sohbet toplantısından sonra yine kırmızılar içinde, elimizde bildirilerimiz, dilimizde 1 Mayıs'a çağıran sözlerimizle emekçilerin arasındaydık... Göçmen semtinin ana caddesi ve ana caddeye açılan irili ufaklı sokaklarında, kahvelerde, dükkanlarda TİKB-YDK imzalı bildirilerimizi dağıttık, emekçilerle sohbet ettik, 1 Mayıs'a davet ettik.
Her gittiğimiz yerde ilgiyle karşılandık. Ama kahveler şaşkınlık ve ilgi konusunda yine bir adım öndeydi! Önce ne olduğunu anlayamayan meraklı bakışlar, sonrasında ilgili bakışlara dönüşüyordu. Oyunlar durdu, televizyon kapatıldı, yaptığımız ajitasyon konuşmaları dikkatle dinlendi. Hatta girdiğimiz onlarca kahvenin bir çoğunda dinlemekle de yetinilmedi, alkışlandı. Dağıttığımız bildiriler okundu, yaptığımız çağrılar
"Rebuplique Meydanı'nda değil mi eylem, geleceğiz tabii" sözleriyle karşılandı.

Bir kahvede yaptığımız konuşma ve bildiri dağıtımından sonra hızını alamayan bir emekçinin, dışarı çıkarak tüm sokağın duyacağı şekilde
"Yaşasın Komünizm" diye haykırmasına bile tanık olduk. Fransız kafelerinde dağıttığımız bildiriler de Fransız emekçiler tarafından ilgiyle karşılandı. Bir çoğu destek veren sözleriyle eylemimizi onayladı. Dağıttımız bildiriyi okuduktan ve 1 Mayıs üzerine derinleşen sohbetimizden sonra
"Mayıs'a uygundur" diyerek erik ikram eden esnaflarla bile karşılaştık...
Kahvelerde veya sokakta konuştuğumuz emekçilerin çoğu giderek sarsılan konumlarının verdiği rahatsızlığı ve gelecek kaygısını dile getiriyordu. Bir kez daha emekçilerin sisteme olan güvensizliklerine ama çıkışı da bulamamamın oluşturduğu kaygılarına tanık olduk.
Paris'ten ben de varım!
Kısa bir süre önce tanıştığımız ve ilk defa bir sohbet toplantısına kattığımız genç bir dostumuz da bildiri dağıtımında bizimleydi. Önce duyduğu yabancılığın telaşıyla pek de katılmak istememesine rağmen, bizi kırmadı ve geldi. Eylemden sonra paylaştığı duyguları ise, bizim için günün en güzel ve coşkulu anıydı:
1 Mayıs'ın tarihçesinden çok etkilendim. 1 Mayıs bugüne kadar benim için işçi bayramıydı, daha fazlası değil. Ama şimdi görüyorum ki işçiler yıllar boyu ağır bedeller ödeyerek bugünü kazanmışlar. Bu 1 Mayıs'a da katılıp katılmama konusunda emin değildim. Ama şimdi eminim. Ben de işçiyim, bu benim de günüm. Mutlaka 1 Mayıs'a katılacağım!
1 Mayıs'a genç işçi dostumuzla, dostlarımızla, kitlelerle katılmak için kitleler içinde yürümeye devam edeceğiz... TİKB'yi ve 1 Mayıs'ı emekçi semtlerine, kahvelere, evlere, esnafa, pazara işçi ve emekçilerin bulunduğu her yere ve her alana taşımaya devam edeceğiz...
TİKB Fransa