Gebze'den dershane öğrencileri piknikte buluştu. Piknik katılımcıları anlatıyor:
Gebze'de 1 Mayıs'tan sonra çalışmalarına başladığımız sınav öncesi pikniğini 19 Mayıs Pazartesi günü gerçekleştirdik. Yaklaşan sınav stresini üzerimizden atmak, motivasyonumuzu arttırmak ve üniversitede nelerle karşılaşacağımıza dair bilgilenmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz pikniğimizle güzel bir gün geçirmiş olduk.
İki sınıf ile birlikte saat 09.00'da Hereke'ye gittik. 19 Mayıs gününün resmi tatil olması ile pikniğimize Eğitim Emekçileri Derneği'nden (EED) öğretmenleri de kattık. Sıcak ve güzel bir havada, parıltılı ve mavi bir denize karşı, yemyeşil bir alanda ve ağaçların gölgesinde bir piknik yaptık. Her şeyi planlamıştık; ne zaman kahvaltı yapacağımızı, çay saatlerini, öğlen yemeğini... Oynadığımız oyunları, çektiğimiz halayları bile sistematik bir sıralama içerisinde yaptık.
Piknik alanına gelir gelmez hemen kahvaltı için çayımızı koyduk. Çayımızın kaynaması ile hummalı bir çalışmayla herkesin getirdiği yiyeceklerden ortak bir sofra kurduk ve güzel bir kahvaltı yaptık. Kahvaltımızı yapıp soframızı topladıktan sonra oyunlar oynadık. Önce yakan top sonra mendil kapmaca, kimimiz voleybol oynuyor kimimiz de sohbet ediyordu. Vakit öğlen olmuştu artık, yemek yeme zamanı gelmişti yani. Daha önceden hazırlanmış etleri bir araya getirerek iki tane mangal yaktık. Ne olsa kalabalıktık ve bir mangal yetmeyecekti. Bir yandan da salatalar hazırlanıyor, bir taraftan da çayımız demleniyordu. Etlerimizi de güzelce pişirdikten sonra hep beraber yemeğimizi yedik.
Piknik olur da saz olmaz mı? Onu da düşündük tabi. Bugün çok güzel bir gün olacak ve hiçbir eksikliğe yer yok. Sonra toparladık arkadaşlarımızı saz çalıp türkü söyleyeceğiz. Bu arada aramıza yeni katılan arkadaşlarımız da oldu. Başladık hep beraber türkülerimizi söylemeye. Bir yandan da sıcak çaylarımızı yudumluyoruz. Hem türkülerimizi okuduk hem de devrim şehitleri anısına yazılmış ağıt ve marşlarımızı da okuyarak onları yad ettik. Bu arada çevreden de büyük bir ilgi ile izleniyorduk. Çevredeki insanlar da oldukları yerden türkülerimize eşlik ediyorlardı.
Daha sora hep beraber halaylar çekmeye başladık. Hep bir ağızdan hem söylüyoruz hem de halay çekiyoruz. Çevreden halayımıza da katılımlar oldu. Çektiler arabalarını, açtılar sesini sonuna kadar teybin ve hep beraber halay çekmeye başladık. Tekrar çayımızı demledik. Gerçi çayımız bugün hiç tüpten inmedi.
Daha sonra topranarak sohbet etmeye başladık. Neden üniversiteye gitmek istediğimize dair kısa bir sohbet ettik. Arkadaşlarımız üniversiteye neden gitmek istedikleri anlatırken gözlerinin içi parlıyordu. Kimisi aslında ailesi istediği için gitmek istediğini anlatıyor, kimisi üniversite ile birlikte daha da özgürleşebileceğini hayal ediyor, kimisi de hayata direkt atılabilmek ve daha çabuk iş olanakları bulabilmek istediği için üniversiteye gitmek istediğini anlatıyordu. Daha sonara aramızda bulunan üniversiteli arkadaşlarımız söz aldılar ve deneyimlerini aktardılar.
Son olarak bizlere katılmış olan eğitim emekçileri, üniversitelerin insanlara neler katabileceğini, yaşamı algılama, yorumlama ve sorgulama yetisine sahip olabileceklerini fakat üniversite bitirdikten sonra hiçbir şeyin bitmediğini, öyle düşünüldüğü gibi bir özgürlüğe sahip olamayacaklarını, yaşama dair sınavların sürekli devam edeceğini ve yaşamın gerçekte nasıl algılanması yorumlanması ve sorgulanması gerektiğine dair güzel bir söyleşi yaparak pikniğimizi sonlandırdık.
Piknik bittiğinde gözlerdeki parıltı görülmeye değerdi.