Fabrika okullarda durum

Liseliler, sömürüldüklerinin farkında değil. Sendika ne onu da bilmiyorlar...

GENÇLİK
Cumartesi, 24 Mayıs 2008 (18 yıl 1 hafta önce)

Liseli Meydanı

Merhaba arkadaşlar, ben, Endüstri Meslek Lisesi'nde (E.M.L.) elektrik elektronik bölümünde okuyorum. Sizlere okuldan ve okulda Öğrenci Birliği (ÖB) okurları olarak yaptığımız bir anketten bahsetmek istiyorum.

Okulumuzun girişinde motor atölyesi bulunmaktadır. Karşılaşacağınız ilk manzara eminim sizi de benim gibi şaşırtacaktır. Üzerinde kirli önlüklü öğrenciler kimisinin elinde anahtar takımı, kimisinin elinde tornavida takımı sanki bir işçiyi anımsatırcasına oradan oraya kimin için koşuşturduklarını bilmeden günün bitmesini hayal ederler.

Bu okulda şovenist kudurganlık had safhada olduğu için sömürü doruk noktasındadır. Bu ülkenin en zengin sanayicileri her yılın başında okula gelerek bölüm şeflerinin de yardımıyla kendisi için öğrenci seçer (staj adı altında). Tabi bizim şefte ya aynı cemaattan ya da aynı partidendir. Gerçi farkeder mi? Konu sömürü olunca onların dili ve dini olmuyor.

Tabi öğrenci nedenini bile bilmeden yıl boyunca, gece-gündüz demeden, asgari ücretin üçte biri kadar bir maaşla emeğini satmaya başlar. Bu staja giden (biz buna işletme diyoruz) öğrencinin işletme dersi notunu patronlar verir. İşletme programı olmayan bölümlerde ise atölye şeflerinin taşeronlarıyla dışardan iş alınır. İş yetişmediği zaman öğrenciler (ücretli köle olduğunun farkına varmayan öğrenciler) çalışmaya zorlanır.

Bütün bu şartlar altında arkadaşlarımıza birer ücretli köle olduğunu anlatmaya çalıştığımız bir anket yaptık. Anketin sorularını yine bu sitemizden bulmuştuk.

Anket sonuçları


• Yüz öğrenciden en az doksanı sendikanın ne olduğunu bilmiyor.
• Yüz öğrenciden doksan sekizi eğitimin parasız olduğunu savunuyor.
• Yüzde 98'i, dönersermaye ve stajda ben kimseye para kazandırmadım diyor.
• Okullarda işçi haklarını öğreten bir ders yok. Yüzde 70'i bunu gereksiz görüyor.
• Okuldaki öğrencilerin yüzde 12'si düşüncelerini işbirlikçi hocalardan dolayı rahat bir şekilde ifade edemediklerini söylüyor.

Geleceğin işçi sınıfını burjuvazi öyle bir yetiştiriyor ki sendika kelimesini hiç öğretmiyorlar ve öğrenilmesine de izin vermiyorlar. Biz bu insanları aydınlatmaya çalışınca, kendi sınıfının onurlu mücadelesini vermeyi öğretmeye çalışınca bize "terörist" diyorlar. Tabi bu durumda dinci ve faşist hocalar, kendi gibi düşünen öğrencileri bizim karşımıza çıkarıyor... İşbirlikçi taşeron faşist şeflerin ve kan emici patronların da hoşuna gidiyor. Okuldaki öğrencilerin yüzde 12'si düşüncelerini işbirlikçi hocalardan dolayı rahat bir şekilde ifade edemediklerini söylüyor.

Sorunlar aşmak için vardır


Eee hakkını savunan, açık gözlü, halklar kardeştir deyip kendi Kürt sıra arkadaşıyla sınıfın onurlu mücadelesini veren öğrenci istemezler tabi... Şovenizm işine geliyor faşist patronun. Arkadaşlar sorun çok, hele bir de benim gibi dinci yobazlığın başını çektiği Konya gibi bir memelekette. Ama sorunlar anlatmak paylaşmak ve en önemlisi sorunun üzerindeki engeller ne olursa olsun kaldırmak ve çözmek için vardır.

Arkadaşlar ben bir meslek lisesi öğrencisi olarak bir noktaya daha değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi ucuz işgücü sağlayan meslek liseleri burjuvazi için çok önemli. Meslek liselerinin katsayı sorununu ortadan kaldırıp meslek liselerine talebi arttırmaya çalışıyorlar. Tabi bundan önce de meslek liselerinde birtakım düzenlemeler yaptılar. Bazı bölümleri kendi ihtiyaçları doğrultusunda ayırdılar. Bütün gençliği bu okullara yönlendirerek FABRİKA OKULLARI projesini uygulamaya başladılar.

Kolları sıvadık


Marks'ında dediği gibi; belirli dönemler arasında bunalıma giren KAPİTALİZM yolunu bir şekilde bulur. Bizim, burjuvaziye yolunu buldurmamamız gerekir. Geleceğin işçi sınıfı açısından meslek liseleri ve E.M.L.'ler önemli bir noktada duruyor. Durum ortada, kapitalizm saldırıyor. Ucuz işgücü olarak sömürülenler durumun çok ta farkında değil. Bunun için meslek liselerinde ciddi bir çalışma yapmamız gerekli. Biz de Konya’da kolları sıvadık. Hadi herkese kolay gelsin.